Gelişen tıp teknolojisi ile birlikte teşhis ve tedavi süreçlerinde tıbbi cihazların kullanımı kaçınılmaz hale gelmiştir. Ancak, ameliyathane ekipmanlarından görüntüleme cihazlarına, yaşam destek ünitelerinden basit ölçüm aletlerine kadar pek çok tıbbi ekipmanda meydana gelebilecek teknik arızalar, hastalar üzerinde telafisi imkansız zararlara yol açabilmektedir. Peki, ameliyat sırasında veya tedavi sürecinde bir tıbbi cihazın arızalanması sonucu zarar gören hastanın hakları nelerdir? Bu süreçte hastanenin ve hekimin hukuki sorumluluğu nasıl belirlenir?
Tıbbi Cihaz Arızalarında Hastanenin Hukuki Sorumluluğu
Sağlık hizmeti sunan kurumlar, hastalarına yalnızca hekimlik hizmeti sunmakla kalmaz; aynı zamanda bu hizmetin güvenli bir ortamda ve uygun teknik donanımla verilmesini de taahhüt eder. Hukuk sistemimizde hastanenin tıbbi cihaz arızalarındaki sorumluluğu, sağlık kuruluşunun statüsüne (özel veya kamu) göre farklı hukuki temellere dayanmaktadır.
1. Özel Hastanelerin Sorumluluğu: Organizasyon Kusuru ve Sözleşmeye Aykırılık
Özel hastaneler ile hasta arasında kurulan ilişki, hukuki niteliği itibarıyla “Hastaneye Kabul Sözleşmesi” olarak adlandırılır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca hastane, hastaya karşı hem sözleşmesel hem de haksız fiil sorumluluğu altındadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere özel hastaneler, sundukları hizmetin gerektirdiği organizasyonu eksiksiz kurmak zorundadır.
Özel hastanenin cihaz arızalarındaki sorumluluğu şu temel esaslara dayanır:
- Kalibrasyon ve Bakım Yükümlülüğü: Sağlık Bakanlığı mevzuatı ve ilgili hukuki düzenlemeler uyarınca, tıbbi cihazların periyodik bakımlarının ve kalibrasyon testlerinin zamanında yapılması zorunludur. Bakımı aksatılan bir cihazın arızalanması doğrudan organizasyon kusuru teşkil eder.
- Yardımcı Kişilerin Fiillerinden Sorumluluk: Cihazı kullanan teknik personelin veya sağlık çalışanının hatası durumunda hastane işlet işleteni, Türk Borçlar Kanunu m. 116 uyarınca borcun ifasında yardımcı şahıs kullanan taraf olarak sorumlu tutulur.
2. Kamu ve Üniversite Hastanelerinin Sorumluluğu: Hizmet Kusuru
Kamu ve üniversite hastanelerinde meydana gelen tıbbi cihaz arızalarında sorumluluk idare hukuku prensiplerine tabidir. Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Tıbbi cihazın bozuk olması, bakımsızlığı veya yetersizliği kamu hizmetinin kötü işlemesi anlamına gelir ve “hizmet kusuru” olarak kabul edilir. Bu durumda hastalar, idari yargıda tam yargı davası açarak maddi ve manevi tazminat talep edebilirler.
Hekimlerin Tıbbi Cihaz Arızasındaki Sorumluluğu
Hastalar ve sağlık çalışanları tarafından sıklıkla karıştırılan konulardan biri de hekimin cihaz arızasındaki rolüdür. İlke olarak hekim, cihazın iç teknik aksamındaki gizli bir arızadan sorumlu tutulamaz. Ancak hekimin şu durumlarda özen borcu bulunmaktadır:
- Cihazın dışarıdan belirgin bir şekilde arızalı veya bozuk olduğunun fark edilebilir olması durumunda kullanıma devam edilmesi,
- Cihazın kullanım talimatlarına ve tıp biliminin gereklerine aykırı şekilde çalıştırılması.
Bu tür durumlar haricinde, doğrudan cihazın imalat hatası veya bakım eksikliğinden kaynaklanan zararlarda hekimin kişisel hukuki sorumluluğu doğmaz; sorumluluk hastane yönetimine aittir.
İmalatçı ve İthalatçı Firma İle Hastane Arasındaki Rücu İlişkisi
Zarar gören hasta, doğrudan hizmeti aldığı hastaneye karşı tazminat isteminde bulunur. Hastane, zarar gören hastanın tazminatını karşıladıktan sonra, arızanın imalat hatasından veya yetkili servisin bakım hatasından kaynaklandığını tespit ederse, Türk Borçlar Kanunu ve ilgili ürün güvenliği mevzuatı hükümleri kapsamında üreticiye veya teknik servise rücu etme hakkına sahiptir.
Sonuç
Tıbbi cihaz arızasından kaynaklanan malpraktis ve tazminat davalarında kusur tespiti, tıbbi ve hukuki açıdan yüksek teknik bilgi gerektirir. Yargıtay ve Anayasa Mahkesi kararlarında benimsenen ilkeler doğrultusunda, hastanelerin cihaz güvenliğini sağlama yükümlülüğü katı bir özen borcuna bağlanmıştır. Doğabilecek hak kayıplarının önüne geçilmesi adına hem hastaların hem de sağlık profesyonellerinin sürecin hukuki boyutunu titizlikle değerlendirmesi büyük önem taşımaktadır.

Anahtar Kelime : tıbbi cihaz arızası

