Diş Çekimi Sonrası Çene Kırılması Hekim Hatası mıdır?

Diş çekimi sonrası çene kırığı röntgen cene kirilmasi

Diş hekimliği uygulamalarında en sık karşılaşılan cerrahi işlemlerden biri diş çekimidir. Özellikle gömülü yirmi yaş dişlerinin çekimi gibi görece zorlu operasyonlarda, nadir de olsa çene kemiğinin kırılması (mandibula fraktürü) gibi ciddi komplikasyonlar meydana gelebilmektedir. Diş çekimi sonrasında çene kırılması yaşanması, hem hasta hem de hekim açısından oldukça yıpratıcı bir sürecin başlangıcı olabilir. Bu durumun hukuki boyutu ise “tıbbi uygulama hatası” (malpraktis) ile “öngörülemeyen veya önlenemeyen risk” (komplikasyon) arasındaki ince çizgide belirlenmektedir.

Hekimin Özen Yükümlülüğü ve Hukuki Sorumluluğu

Diş hekimi ile hasta arasındaki ilişki, Türk Borçlar Kanunu kapsamında genel olarak bir vekalet sözleşmesi niteliğindedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 506. maddesi uyarınca, vekil (hekim), üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin (hastanın) haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Diş hekiminin buradaki özen borcu, tıp biliminin güncel kurallarına, standartlarına ve mesleki tecrübeye uygun olarak hareket etmeyi gerektirir. Hekim, hastanın zarar görmemesi için mevcut tüm imkanları seferber etmeli, gerekli tetkikleri eksiksiz yapmalıdır.

Komplikasyon mu, Malpraktis (Hekim Hatası) mi?

Çene kırılmasının bir hekim hatası olup olmadığı sorusunun yanıtı, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilir. Hukuk sistemimizde bu ayrım şu kriterlere göre yapılmaktadır:

  • Tıbbi Malpraktis (Hekim Hatası): Eğer diş hekimi, işlem öncesinde gerekli radyolojik tetkikleri (panoromik röntgen, tomografi vb.) yapmamışsa, kemik yoğunluğunu veya diş köklerinin çene kemiğiyle olan ilişkisini analiz etmeden aşırı ve kontrolsüz kuvvet uygulamışsa bu durum malpraktis olarak kabul edilir. Aynı şekilde, hastanın mevcut bir kemik hastalığı, kist veya osteoporoz gibi risk faktörlerini göz ardı ederek standart dışı bir yöntemle çekim yapılması da hekimin kusurunu ortaya koyar.
  • Komplikasyon (İzin Verilen Risk): Tıp biliminin tüm kurallarına eksiksiz uyulmasına, gerekli tüm tetkiklerin yapılmasına ve hekimin azami özeni göstermesine rağmen, operasyonun doğası gereği ortaya çıkan kaçınılmaz zararlar komplikasyon olarak adlandırılır. Örneğin, çok derin gömülü ve çene kemiğine kaynamış bir dişin çekimi esnasında, tüm teknik kurallara uyulsa dahi kemik yapısının zayıflığı nedeniyle kırılma meydana gelebilmektedir. Bu durum, hekimin hukuki sorumluluğunu doğurmaz; ancak hekimin bu aşamada süreci doğru yönetmesi gerekir.

Aydınlatılmış Onam Yükümlülüğünün Rolü

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bir tıbbi sonucun “komplikasyon” olarak kabul edilerek hekimin sorumluluğunun dışlanabilmesi için hastanın bu risk hakkında önceden detaylı bir şekilde bilgilendirilmiş olması şarttır. Hasta Hakları Yönetmeliği ve Tıbbi Deontoloji Tüzüğü uyarınca, hekim, diş çekimi öncesinde oluşabilecek çene kırığı riskini hastaya açık, anlaşılır bir dille anlatmalı ve hastanın aydınlatılmış onamını yazılı olarak almalıdır. Eğer bu risk hastaya bildirilmemiş ve onam alınmamışsa, meydana gelen çene kırığı tıbbi açıdan bir komplikasyon olsa dahi, hekim aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiği için hukuken sorumlu tutulabilmektedir.

Yargıtay Yaklaşımı ve İspat Süreci

Hukuki uyuşmazlıklarda, diş çekimi sonrasında meydana gelen çene kırılmasının kusurdan mı yoksa kaçınılmaz bir riskten mi kaynaklandığı sorusu teknik bir inceleme gerektirir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, bu tür davalarda mahkemeler doğrudan karar veremez; dosya, Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin diş hekimliği fakültelerinden oluşan uzman bilirkişi heyetlerine gönderilir. Bilirkişiler; hastanın işlem öncesi röntgenlerini, uygulanan kuvvetin niteliğini, operasyon kayıtlarını ve hekimin müdahale sonrası aldığı önlemleri inceleyerek bir kusur raporu hazırlar. Hekimin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında haksız fiil sorumluluğu veya sözleşmeye aykırılık hükümleri çerçevesinde tazminat ödemekle yükümlü olup olmayacağı bu raporlar neticesinde kesinleşir.

Sonuç ve Tavsiyeler

Sonuç olarak, diş çekimi sonrası çene kırılması her durumda doğrudan bir hekim hatası değildir; ancak hekimin gerekli tetkikleri yapmaması, aşırı güç uygulaması veya hastayı riskler hakkında bilgilendirmemesi durumunda hukuki ve cezai sorumluluk doğacaktır. Hem hastaların hak kaybına uğramaması hem de hekimlerin haksız iddialarla karşılaşmaması adına tüm tedavi süreçlerinin eksiksiz belgelenmesi, radyolojik görüntülerin saklanması ve detaylı onam formlarının imzalatılması büyük önem taşımaktadır.

Diş çekimi sonrası çene kırığı röntgen
Anahtar Kelime : cene kirilmasi

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız