İlaç Dozunun Yanlış Verilmesi Malpraktis Sayılır mı?

Yanlış ilaç dozu hasta sağlığını tehdit eder. ilac doz hatasi

Sağlık hizmetlerinin sunulmasında en kritik aşamalardan biri şüphesiz ilaç tedavisidir. Hekim tarafından teşhis edilen hastalığa yönelik doğru ilacın, doğru miktarda ve doğru zamanda hastaya ulaştırılması hayati önem taşır. Ancak uygulamada, gerek yoğun iş yükü gerekse dikkatsizlik nedeniyle ilaç dozunun yanlış verilmesi gibi vahim hatalarla karşılaşılabilmektedir. Hem hastaları hem de hekimleri doğrudan ilgilendiren bu durum, hukuk sistemimizde ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Peki, ilaç dozunun yanlış verilmesi hukuken malpraktis (tıbbi uygulama hatası) sayılır mı? Bu yazımızda, konuyu yasal mevzuat ve Yargıtay’ın yerleşik ilkeleri çerçevesinde ele alacağız.

Tıbbi Malpraktis ve Komplikasyon Ayrımı

Hukuki değerlendirmeye geçmeden önce, tıp hukukunun en temel ayrımı olan “malpraktis” ve “komplikasyon” kavramlarını netleştirmek gerekir. Komplikasyon, tıp biliminin kabul ettiği kurallara uygun olarak yapılan bir müdahale sonucunda, her türlü önleme rağmen ortaya çıkabilecek öngörülemeyen ve engellenemeyen istenmeyen durumlardır. Bu durumlarda hekimin hukuki sorumluluğu doğmaz.

Ancak malpraktis; hekimin ya da sağlık personelinin bilgisizliği, deneyimsizliği, ilgisizliği veya dikkatsizliği sonucu standart uygulamayı yapmaması, yani özen borcuna aykırı davranmasıdır. İlaç dozunun yanlış belirlenmesi, yanlış hazırlanması veya yanlış uygulanması tamamen önlenebilir bir insan hatasıdır. Dolayısıyla tıp hukukunda ilaç dozunun yanlış verilmesi, bir komplikasyon değil, açıkça bir malpraktis (tıbbi uygulama hatası) olarak kabul edilir.

Hukuki Dayanaklar ve Özen Yükümlülüğü

Türk hukuk sisteminde sağlık çalışanlarının sorumluluğu, hastanın can güvenliğini koruma ve en yüksek özeni gösterme yükümlülüğüne dayanır. İlaç dozunun yanlış verilmesi halinde hem hukuki (tazminat) hem de cezai sorumluluk gündeme gelmektedir.

Hukuki sorumluluk açısından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) haksız fiil sorumluluğunu düzenleyen 49. maddesi ile sözleşmeye aykırılık hükümlerini içeren 112. maddesi temel dayanakları oluşturur. Hekim ile hasta arasındaki ilişki ister bir sözleşmeye (özel hastaneler ve muayenehaneler) ister haksız fiile dayansın, hekim her koşulda en hafif kusurundan dahi sorumludur.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının mesleki faaliyetlerini yürütürken göstermeleri gereken özen derecesi, sıradan bir insanın göstermesi gereken özenden çok daha yüksektir. Sağlık personeli, hastanın zarar görmemesi için tıbbın güncel kurallarını eksiksiz uygulamakla yükümlüdür. Doğru dozun ayarlanmaması, bu özen yükümlülüğünün doğrudan ihlali anlamına gelir.

Yanlış İlaç Dozundan Kimler Sorumludur?

İlaç tedavisinin hastaya ulaşma süreci zincirleme bir yapıya sahiptir. Bu nedenle yanlış doz uygulamasında sorumluluk tek bir kişiye ait olmayabilir:

  • Hekim: İlacı reçete ederken hastanın yaşını, kilosunu, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarını göz önünde bulundurarak doğru dozu belirlemek zorundadır. Yanlış doz yazılması doğrudan hekimin sorumluluğundadır.
  • Hemşire ve Sağlık Memurları: Hekim tarafından doğru yazılan bir ilacı, hastaya uygularken doz hatası yapmak (örneğin miligram yerine mililitre karıştırmak) hemşirenin kişisel kusurunu oluşturur.
  • Eczacı: Reçetedeki dozu hastaya yanlış tarif etmek veya yanlış dozda ilaç teslim etmek eczacının sorumluluğunu doğurur.

Yargıtay kararlarında, bu süreçte yer alan tüm aktörlerin kendi görev tanımları çerçevesinde azami dikkat göstermesi gerektiği ve zincirleme hatalarda müteselsil sorumluluğun (ortaklaşa sorumluluk) doğabileceği kabul edilmektedir.

Sonuç ve Hak Arama Yolları

İlaç dozunun yanlış verilmesi sebebiyle sağlığı bozulan veya kalıcı hasar gören hastaların, maddi ve manevi tazminat davası açma hakları saklıdır. Kamuda görev yapan personelin hatalarında dava devlete (Sağlık Bakanlığına veya Üniversiteye) karşı idari yargıda tam yargı davası olarak açılırken; özel hastane veya serbest hekimlerin hatalarında adli yargıda dava açılması gerekmektedir. Hem hekimlerin haklarını korumak hem de hastaların mağduriyetlerini gidermek adına, tıbbi süreçlerin her aşamasının titizlikle kayıt altına alınması büyük önem taşımaktadır.

Yanlış ilaç dozu hasta sağlığını tehdit eder.
Anahtar Kelime : ilac doz hatasi

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız