Anne ve Baba Tedavi Konusunda Anlaşamazsa Ne Olur?

çocuk tedavi anlaşmazlığı hukuki süreç çocuk tedavi anlaşmazlığı

Çocukların tıbbi tedavileri, hem tıp etiği hem de sağlık hukuku açısından büyük bir hassasiyetle ele alınması gereken süreçlerdir. Reşit olmayan çocukların tıbbi müdahalelerinde rıza yetkisi, kural olarak velayet hakkına sahip anne ve babaya aittir. Ancak uygulamada, çocuğun göreceği bir tedavi, yaptırılacak bir aşı veya geçireceği bir operasyon konusunda ebeveynlerin fikir ayrılığına düşmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bu gibi uyuşmazlıklarda izlenecek hukuki ve tıbbi yol; velayetin durumuna, tedavinin niteliğine ve durumun aciliyetine göre şekillenmektedir.

Velayet Durumuna Göre Karar Alma Yetkisi

Anne ve babanın tedavi konusundaki anlaşmazlıklarında ilk olarak velayet hakkının kimde olduğuna bakılır. Türk Medeni Kanunu çerçevesinde velayet ilişkisi, ebeveynlerin evlilik durumuna göre iki ana başlık altında incelenir:

  • Ortak Velayet veya Evlilik Birliğinin Devamı Halinde: Eşlerin evliliği devam ediyorsa veya boşanma sonrasında mahkeme tarafından ortak velayet kararı verilmişse, velayet hakkı anne ve baba tarafından birlikte kullanılır. Önemli tıbbi kararlarda her iki ebeveynin de aydınlatılmış onamı aranır. Taraflardan birinin rıza göstermemesi halinde, hekimlerin tek bir ebeveynin onayıyla işlem yapması hukuki riskler barındırır.
  • Tek Taraflı Velayet Halinde: Boşanma sonrasında velayet hakkı eşlerden yalnızca birine bırakılmışsa, çocuğun sağlık durumuna ilişkin kararları alma yetkisi kural olarak velayet hakkı sahibine aittir. Velayeti elinde bulunduran ebeveyn, tıbbi müdahalelere tek başına onay verebilir. Ancak velayet hakkı olmayan ebeveyn, planlanan tedavinin çocuğun üstün yararına aykırı olduğunu düşünüyorsa yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

Anlaşmazlık Durumunda Aile Mahkemesinin Müdahalesi

Ortak velayet durumunda veya evlilik birliği sürerken anne ile babanın tıbbi tedavi konusunda uzlaşamaması halinde hukuki bir kilitlenme yaşanır. Örneğin, bir ebeveynin çocuğun ameliyat olmasını istemesi, diğerinin ise buna şiddetle karşı çıkması durumunda aile mahkemesi devreye girer.

Türk Medeni Kanunu’nun velayete ilişkin koruyucu hükümleri ve özellikle çocuğun korunmasına yönelik maddeleri uyarınca, çocuğun menfaati tehlikeye düştüğünde hâkim duruma müdahale ederek gerekli önlemleri alır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da açıkça vurgulandığı üzere, bu tür uyuşmazlıklarda mahkemece dikkate alınacak tek kıstas “çocuğun üstün yararı” ilkesidir.

Hâkim, ebeveynlerin kişisel, dini veya felsefi itirazlarını bir kenara bırakarak tedavinin çocuk için tıbbi bir zorunluluk olup olmadığını inceler. Gerekli durumlarda konunun uzmanlarından bilirkişi raporu alınır. Tedavinin çocuğun sağlığı için gerekli olduğu tespit edilirse, hâkim duruma müdahale ederek ebeveynin rızası yerine geçecek şekilde tıbbi müdahale izni verir.

Acil Durumlarda Hekimin Yetkisi ve Müdahale Serbestisi

Tıbbi müdahalenin gecikmesinde sakınca bulunan acil durumlarda, anne ve babanın anlaşmazlığının çözülmesi için mahkeme kararının beklenmesi mümkün değildir. Bu noktada sağlık hukuku mevzuatı, hekimlere ve sağlık kuruluşlarına doğrudan müdahale yetkisi tanımaktadır.

Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hasta Hakları Yönetmeliği’nin rıza ve aydınlatılmış onama ilişkin hükümleri uyarınca; kanuni temsilcinin rızasının alınmasının zaman gerektirdiği ve hastaya derhal müdahale edilmediği takdirde hayatının veya hayati organlarından birinin tehlikeye gireceği acil hallerde izin şartı aranmaz.

Hekim, tıbbi zorunluluk gereği çocuğun yaşam hakkını korumak adına gerekli acil müdahaleyi yapmakla yükümlüdür. Bu durum, Anayasa’nın kişinin vücut bütünlüğünü ve yaşam hakkını güvence altına alan hükümleriyle de tam bir uyum içerisindedir. Hekim, acil müdahalenin ardından durumu derhal kayıt altına almalı ve yasal mercileri bilgilendirmelidir.

Hekimler ve Sağlık Profesyonelleri İçin Yol Haritası

Sağlık çalışanlarının ebeveyn anlaşmazlıkları karşısında hukuki açıdan koruma altında kalabilmeleri için şu adımları izlemeleri önerilir:

  • Acil olmayan (elektif) durumlarda ebeveynlerin imzalı beyanları alınmalı, uyuşmazlık çözülemiyorsa tedavi ertelenerek süreç yargıya (aile mahkemesine) taşınmalıdır.
  • Çocuğun tıbbi durumuyla ilgili tüm süreçler, ebeveynlerin itirazları ve yapılan aydınlatmalar hasta dosyasına eksiksiz ve kronolojik olarak kaydedilmelidir.
  • Acil durumlarda ise hekimin önceliğinin çocuğun yaşam hakkı olduğu unutulmamalı, rıza aranmaksızın müdahale edilerek durum bir tutanakla imza altına alınmalıdır.

çocuk tedavi anlaşmazlığı hukuki süreç
Anahtar Kelime : çocuk tedavi anlaşmazlığı

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız