Ergen Hastanın Tedavide Söz Hakkı Var mıdır?

Ergen hastanın tıbbi kararlarda söz hakkı ergen hasta söz hakkı

Tıp ve hukuk disiplinlerinin kesiştiği en hassas alanlardan biri, ergenlik dönemindeki hastaların kendi tedavileri üzerinde ne ölçüde söz sahibi olduğudur. Çocukluktan yetişkinliğe geçiş evresinde olan ve hukuken “ergen” olarak adlandırılan bireylerin tıbbi müdahalelere rıza gösterip gösteremeyeceği, hem hekimler hem de aileler için sıklıkla kafa karışıklığı yaratmaktadır. Peki, ergen hastanın tedavide söz hakkı var mıdır? Bu sorunun cevabı, Türk hukuk sisteminde “ayırt etme gücü” ve “şahsa sıkı sıkıya bağlı haklar” kavramları etrafında şekillenmektedir.

Hukuki Statü: Sınırlı Ehliyetsizlik ve Ayırt Etme Gücü

Türk Medeni Kanunu (TMK) çerçevesinde, henüz reşit (ergin) olmamış ancak gerçekleştirdiği eylemlerin sebep ve sonuçlarını kavrayabilen ergenler, “sınırlı ehliyetsiz” olarak kabul edilir. Sınırlı ehliyetsiz bir ergenin tıbbi tedavide söz sahibi olabilmesi için en temel şart, ayırt etme gücüne (temyiz kudretine) sahip olmasıdır.

Hukukumuzda tıbbi müdahaleye rıza göstermek, kişinin doğrudan kendi bedeni ve geleceği üzerinde karar vermesi anlamına geldiği için şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olarak nitelendirilir. TMK’nin 16. maddesi uyarınca ayırt etme gücü bulunan küçükler, şahsa sıkı sıkıya bağlı haklarını tek başlarına kullanabilirler. Ancak tıp hukuku söz konusu olduğunda, bu kuralın sınırları ve diğer mevzuatlarla ilişkisi devreye girer.

Yasal Dayanaklar ve “Ortak Onam” İlkesi

Ergen hastanın tedavi sürecine katılımı hususunda mevzuatımızda iki önemli düzenleme öne çıkmaktadır:

  • 1219 Sayılı Kanun (m. 70): Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 70. maddesi uyarınca, hekimlerin yapacakları her türlü müdahale için hastanın, hasta küçük ise veli veya vasisinin muvafakatini (onayını) alması şarttır.
  • Hasta Hakları Yönetmeliği (m. 26): Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliğin ilgili maddesinde, kanuni temsilcinin rızasının gerektiği durumlarda dahi, mümkün olduğu ölçüde küçük olan hastanın dinlenmesi ve tıbbi müdahaleye iştirakinin sağlanması gerektiği açıkça belirtilmiştir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihat prensiplerinde de vurgulandığı üzere, ergen hastanın rıza ehliyeti değerlendirilirken katı yaş sınırlarından ziyade somut olayın özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır. Uygulamada, ayırt etme gücü yerinde olan ergenlerin tedavisinde “ikili rıza” (ortak onam) yöntemi benimsenmektedir. Yani hekimin hem veliyi hem de ergen hastayı bilgilendirerek her ikisinin de onayını alması en güvenli yoldur.

Görüş Ayrılığı Durumunda Ne Yapılmalıdır?

Ergen hastanın tedaviyi istemesi ancak ailenin reddetmesi ya da tam tersi bir durum yaşanması halinde süreç nasıl yönetilecektir? Bu tür uyuşmazlıklarda temel kriter “çocuğun üstün yararı” ilkesidir.

Eğer hayati bir tehlike söz konusuysa ve ailenin rıza göstermemesi çocuğun sağlığını ciddi derecede tehlikeye atıyorsa, hekim acil müdahale hakkını kullanabilir. Öte yandan, acil olmayan ancak çocuğun yararına olan durumlarda ailenin direnmesi halinde, TMK’nin velayete ilişkin hükümleri uyarınca mahkemeden tıbbi müdahale için izin talep edilmesi gerekebilir.

Hekimler ve Sağlık Profesyonelleri İçin Altın Kurallar

Sağlık çalışanlarının hukuki bir sorumlulukla karşılaşmaması için tedavi süreçlerinde şu adımlara dikkat etmesi önem arz eder:

  • Aydınlatmayı İki Taraflı Yapın: Tedavinin risklerini, alternatiflerini ve olası sonuçlarını hem ergen hastaya onun anlayacağı bir dille hem de ebeveynlerine detaylıca açıklayın.
  • Ergenin Görüşünü Kayda Geçirin: Ergen hastanın tedaviye onay verip vermediğini, süreç hakkındaki düşüncelerini aydınlatılmış onam formunda bizzat kendi el yazısı ve imzasıyla belgeleyin.
  • Ayırt Etme Gücünü Değerlendirin: Hastanın yaşını, olgunluk düzeyini ve hastalığın ciddiyetini kavrayıp kavrayamadığını gözlemleyerek bunu tıbbi kayıtlara not edin.

Sonuç olarak, ergen hastaların tedavide kesinlikle söz hakkı vardır ve bu hak sadece ahlaki değil, aynı zamanda yasal bir zorunluluktur. Hukuka ve tıp etiğine uygun bir tedavi süreci için genç hastaların kararlarına değer verilmesi, hem hasta haklarını koruyacak hem de hekimlerin hukuki güvencesini sağlayacaktır.

Ergen hastanın tıbbi kararlarda söz hakkı
Anahtar Kelime : ergen hasta söz hakkı

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız