Göz Ameliyatı Hataları Ve Lazer Tedavisi Mağduriyetleri İzmir

Aydınlatılmış onam formu ve hasta hakları

Göz sağlığı, yaşam kalitemizi doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, halk arasında “göz çizdirme” olarak da bilinen lazer tedavileri ve diğer göz ameliyatları, görme kusurlarını düzeltmek için yaygın olarak tercih edilmektedir. Ancak her tıbbi müdahalede olduğu gibi, göz ameliyatlarında da belirli riskler ve istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. İzmir’de göz ameliyatı veya lazer tedavisi sonrası mağduriyet yaşayan hastaların ve bu süreçlerde rol alan hekimlerin, hukuki hak ve sorumluluklarını bilmeleri büyük önem taşımaktadır.

Tıbbi Uygulama Hataları (Malpraktis) ve Komplikasyon Ayrımı

Göz ameliyatları sonrasında yaşanan olumsuzluklarda, üzerinde durulması gereken ilk hukuki kavram “tıbbi uygulama hatası” yani malpraktistir. Malpraktis; hekimin bilgisizlik, deneyimsizlik, dikkatsizlik veya ilgisizlik gibi nedenlerle tıp biliminin genel kabul görmüş standartlarına aykırı hareket ederek hastaya zarar vermesidir. Buna karşın “komplikasyon” ise, tıbbi standartlara uygun bir müdahale yapılmasına rağmen öngörülemeyen veya öngörülse dahi engellenemeyen istenmeyen durumları ifade eder.

Bu iki kavramın ayrımı, hukuki sorumluluğun belirlenmesinde kritik bir rol oynar. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, her başarısız sonuç bir hekim hatası olarak kabul edilmez. Ancak hekimin, gerekli özeni göstermemesi, yanlış teşhis veya tedavi yöntemini seçmesi, hastanın göz yapısının lazer tedavisine uygun olmamasına rağmen operasyonu gerçekleştirmesi gibi durumlar malpraktis olarak değerlendirilebilir. Örneğin, ameliyat edilecek gözün karıştırılması veya yanlış bir cerrahi müdahale uygulanması, açık bir tıbbi uygulama hatasıdır.

Aydınlatılmış Onamın Hukuki Niteliği ve Önemi

Modern tıp hukukunun temel taşlarından biri “aydınlatılmış onam” ilkesidir. Hekim, planlanan tıbbi müdahaleyi, bu müdahalenin risklerini, olası sonuçlarını, başarı oranını ve alternatif tedavi yöntemlerini hastaya anlayabileceği bir dilde anlatmakla yükümlüdür. Hastanın bu bilgilendirme sonrasında tedaviyi kabul etmesi, hukuken geçerli bir rıza olarak kabul edilir. Bu süreç, Anayasa ile güvence altına alınan kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının bir gereğidir.

Özellikle estetik amaçlı sayılan ve aciliyeti bulunmayan lazerle göz çizdirme gibi ameliyatlarda aydınlatma yükümlülüğü daha da önem kazanır. Yargıtay kararlarında, hastanın olası riskler ve komplikasyonlar hakkında yeterince bilgilendirilmeden onamının alınması durumunda, ortaya çıkan ve öngörülebilir bir komplikasyondan dahi hekimin sorumlu tutulabileceği belirtilmektedir. Dolayısıyla, onam formlarının sadece imzalatılmış olması yeterli değildir; asıl olan, hastanın süreci tam olarak anladığından emin olunmasıdır.

Göz Ameliyatı Mağduriyetlerinde Hukuki Süreç ve Haklar

Göz ameliyatı veya lazer tedavisi sonucunda görme kaybı, kalıcı görme bozuklukları veya başka sağlık sorunları yaşayan hastaların hukuki yollara başvurma hakkı bulunmaktadır. Bu süreçte, yaşanan zararın tıbbi bir hatadan mı yoksa kaçınılmaz bir komplikasyondan mı kaynaklandığının tespiti için uzman bilirkişi raporları büyük önem taşır.

  • Maddi Tazminat: Hatalı tıbbi müdahale nedeniyle yapılan ek tedavi masrafları, hastane giderleri, ilaç ücretleri ve kişinin çalışma gücünü kaybetmesinden doğan kazanç kayıpları maddi tazminat olarak talep edilebilir.
  • Manevi Tazminat: Hastanın, hatalı ameliyat nedeniyle yaşadığı bedensel acı, elem, keder ve yaşam kalitesindeki düşüş nedeniyle manevi tazminat talep etme hakkı vardır. Türk Borçlar Kanunu, bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda hakimin, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceğini düzenlemektedir.

Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı

Tıbbi uygulama hatasından kaynaklanan davalarda görevli mahkeme, müdahalenin yapıldığı sağlık kuruluşunun niteliğine göre değişir. Eğer müdahale bir kamu hastanesinde yapılmışsa idare mahkemelerinde tam yargı davası açılması gerekir. Özel hastane veya muayenehanede gerçekleşen vakalarda ise duruma göre Tüketici Mahkemeleri veya Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olabilmektedir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında zamanaşımı süresi, genellikle zararın ve sorumlusunun öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar ve her halde olayın gerçekleştiği tarihten itibaren belirli bir süre ile sınırlıdır. Hak kayıplarına uğramamak için hukuki sürecin bir sağlık hukuku avukatı ile takip edilmesi önemlidir.

Unutulmamalıdır ki, bu yazı yalnızca bilgilendirme amaçlı olup, somut bir hukuki sorunun varlığı halinde mutlaka alanında uzman bir avukata danışılması gerekmektedir.

“`
Aydınlatılmış onam formu ve hasta hakları
Anahtar Kelime : aydinlatilmis onam

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız