Hekim Hatası Savcılık Şikayeti: Şartlar, Deliller, Zamanaşımı Ve Tazminat İzmir

Hekim hatası savcılık şikayet süreci rehberi

İzmir’de, tıbbi bir müdahale sonrası sağlığı bozulan veya bir yakınını kaybeden hastaların ve hasta yakınlarının en çok merak ettiği konulardan biri, hekim hatası (malpraktis) durumunda başvurulabilecek hukuki yollardır. Bu süreçlerden en ciddiyeti olan ise hekimin cezai sorumluluğuna gidilmesi için yapılan savcılık şikayetidir. Bu yazı, İzmir özelinde hekim hatası nedeniyle savcılık şikayetinin şartlarını, delil toplama sürecini, zamanaşımı sürelerini ve tazminat haklarını hem hastalar hem de hekimler için anlaşılır bir dilde açıklamaktadır.

Hekim Hatası (Malpraktis) Nedir ve Savcılık Şikayeti Şartları Nelerdir?

Hekim hatası, tıp literatüründeki adıyla malpraktis, bir sağlık profesyonelinin bilgisizlik, deneyimsizlik, dikkatsizlik veya özensizlik gibi nedenlerle hastaya zarar vermesidir. Bu durum, yanlış teşhis, hatalı tedavi, ameliyat sırasında yapılan hatalar veya hastanın yetersiz bilgilendirilmesi gibi çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir. Ancak her tıbbi olumsuz sonuç, bir hekim hatası değildir. Tıbbın doğası gereği ortaya çıkabilecek ve öngörülemeyen riskler olan “komplikasyon” ile hekimin standart uygulamadan sapması sonucu oluşan “malpraktis” arasındaki ayrım önemlidir.

Bir hekim hatasının savcılığa şikayet edilebilmesi ve ceza soruşturmasına konu olabilmesi için, hekimin eyleminin Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bir suç teşkil etmesi gerekir. Genellikle bu suçlar taksirle yaralama (TCK m. 89) veya taksirle ölüme sebebiyet verme (TCK m. 85) olarak karşımıza çıkar. Savcılık şikayetinin temel şartları şunlardır:

  • Tıbbi Standartlara Aykırılık: Hekimin, tecrübeli bir uzman hekimden beklenen standart tıbbi uygulamayı yapmaması, bilgi ve beceri eksikliği göstermesi gerekir.
  • Zararın Varlığı: Hastanın vücut bütünlüğünde bir bozulma (yaralanma) veya ölüm gibi bir zararın meydana gelmiş olması şarttır.
  • İlliyet (Nedensellik) Bağı: Meydana gelen zarar ile hekimin standartlara aykırı eylemi arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi bulunmalıdır.
  • Kusur: Hekimin eyleminin kasıtlı veya ihmalkar (taksirli) olması gerekir. Tıbbi uygulamalarda genellikle kasıttan ziyade, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık anlamına gelen taksir durumu söz konusudur.

Kamu ve Özel Sektör Farkı

Şikayet sürecinde hekimin çalıştığı kurum önem taşır. Özel bir sağlık kuruluşunda çalışan hekim hakkında doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunulabilirken, kamu hastanesinde veya üniversite hastanesinde görevli hekimler için durum farklıdır. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen bir madde uyarınca, kamuda görev yapan sağlık personeli hakkındaki soruşturmalar için önce idari mercilerden (Mesleki Sorumluluk Kurulu) soruşturma izni alınması gerekmektedir.

Savcılık Soruşturmasında Önemli Deliller

Savcılık soruşturmasında hekim hatasını ispat yükü, temel olarak şikayetçiye aittir. Bu süreçte toplanacak deliller, davanın seyrini belirleyecektir. Başlıca deliller şunlardır:

  • Hasta Dosyaları: Tüm tıbbi kayıtlar, tetkikler, röntgenler, epikriz raporları ve konsültasyon notları en temel delillerdir.
  • Bilirkişi Raporları: Ceza davalarında en önemli delil, Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin ilgili ana bilim dallarından alınacak uzman bilirkişi raporlarıdır. Bu raporlarda, yapılan tıbbi uygulamanın standartlara uygun olup olmadığı ve hekimin bir kusuru bulunup bulunmadığı değerlendirilir.
  • Tanık Beyanları: Ameliyata katılan diğer sağlık personeli, hastanın durumunu bilen yakınları veya diğer hastaların ifadeleri de önemli olabilir.
  • Uzman Mütalaaları: Tarafların kendi seçecekleri uzman hekimlerden alacakları bilimsel görüşler (uzman mütalaası) de dosyaya sunulabilir.

Ceza Davasında Zamanaşımı ve Şikayet Süresi

Hekim hatasına bağlı ceza davalarında süreler, suçun niteliğine göre değişir. Bu sürelerin kaçırılması, hak kaybına yol açar.

  • Şikayet Süresi: Taksirle yaralama suçu (bilinçli taksir halleri hariç) şikayete bağlıdır. Mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunması gerekir.
  • Dava Zamanaşımı: Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlayan ve bu süre dolduktan sonra dava açılamayan veya açılmışsa düşen süredir. Taksirle yaralama suçunda dava zamanaşımı 8 yıl, taksirle ölüme neden olma suçunda ise 15 yıldır. Taksirle öldürme suçu şikayete bağlı olmadığından, 6 aylık şikayet süresi bu suç için geçerli değildir ve savcılık tarafından resen soruşturulur.

Maddi ve Manevi Tazminat Hakkı

Ceza davası, hekimin eyleminin cezalandırılmasına yönelikken, hastanın veya yakınlarının uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi için ayrıca bir tazminat davası açılması gerekmektedir. Ceza davasında hekimin kusurlu bulunması, hukuk mahkemesinde açılacak tazminat davası için güçlü bir delil teşkil eder.

  • Maddi Tazminat: Tedavi giderleri, ilaç masrafları, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar gibi maddi zararları kapsar.
  • Manevi Tazminat: Hatalı tıbbi müdahale nedeniyle yaşanan acı, elem, keder ve yaşama sevincindeki azalma gibi manevi yıpranmalar için talep edilir.

Tazminat davalarında görevli mahkeme, hekimin çalıştığı kuruma göre değişir. Özel hastane veya muayenehanede çalışan hekimlere karşı açılacak davalarda genellikle Tüketici Mahkemeleri görevliyken, devlet hastanelerindeki hatalar için İdare Mahkemelerinde tam yargı davası açılması gerekir. Hukuk davalarındaki zamanaşımı süreleri de ceza zamanaşımından farklılık gösterebilir ve genellikle daha kısadır. Ancak, eğer eylem aynı zamanda ceza kanununa göre bir suç teşkil ediyorsa, ceza davası için öngörülen daha uzun zamanaşımı süresi, tazminat davası için de uygulanabilir.

“`
Hekim hatası savcılık şikayet süreci rehberi
Anahtar Kelime : hekim hatasi sikayeti

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız