Teknolojinin gelişmesiyle birlikte akıllı telefonlarımızda yerini alan sağlık uygulamaları (App), günlük kalori takibinden kronik hastalık yönetimine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunarak hayatımızı kolaylaştırmaktadır. Ancak bu dijital yardımcıların sunduğu bilgilerin ve tavsiyelerin her zaman doğru ve güvenilir olduğu söylenemez. Uygulamaların verdiği yanlış veya eksik bir tıbbi tavsiye, kullanıcılar için ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir ve bu durum, karmaşık bir hukuki sorumluluk ağını da beraberinde getirir. Peki, bir sağlık uygulamasının hatalı yönlendirmesi sonucu zarar gören kullanıcıların hakları nelerdir ve bu durumda kimler sorumlu tutulabilir?
Sağlık Uygulamalarının Hukuki Statüsü ve Sorumluluk Çerçevesi
Sağlık hizmeti sunan veya tıbbi tavsiyede bulunan mobil uygulamalar, verdikleri bilginin niteliğine göre farklı hukuki statülere sahip olabilir. Eğer bir uygulama, kullanıcı verilerini analiz ederek kişiye özel teşhis veya tedavi önerilerinde bulunuyorsa, bu durum Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından denetlenen Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamına girebilir. Bu yönetmelik, insan sağlığı için kullanılan cihazların taşıması gereken temel güvenlik ve performans şartlarını düzenler. Bir yazılımın “tıbbi cihaz” olarak kabul edilmesi, üreticisinin çok daha sıkı yasal yükümlülüklere tabi olması anlamına gelir.
Uygulamanın verdiği yanlış tavsiye sonucu bir zarar ortaya çıktığında, temel hukuki dayanak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil sorumluluğunu düzenleyen maddeleridir. Buna göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Sağlık uygulamaları bağlamında bu durum, hem uygulama geliştiricisinin hem de tavsiyeyi sunan algoritmayı tasarlayanların sorumluluğunu gündeme getirebilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, bir hizmetin sunumunda gerekli özenin gösterilmemesi, bir “hizmet kusuru” olarak kabul edilmekte ve tazminat sorumluluğu doğurmaktadır.
Uygulama Geliştiricisinin ve Sağlık Profesyonelinin Sorumluluğu
Mobil sağlık uygulamalarından kaynaklanan zararlarda sorumluluk, birden fazla aktöre yönelebilir:
- Uygulama Geliştiricisi/Üreticisi: Uygulamanın altyapısını oluşturan, algoritmaları tasarlayan ve yazılımın doğru çalışmasını temin etmekle yükümlü olan taraftır. Yazılımdaki bir hata (bug), yanlış bilgiye yol açan bir algoritma veya yetersiz veri analizi gibi teknik eksiklikler, geliştiricinin doğrudan sorumluluğunu doğurur. Geliştirici, ürününün güvenli olduğunu ve beyan ettiği işlevleri doğru bir şekilde yerine getirdiğini ispatlamakla mükelleftir.
- Hekim veya Sağlık Danışmanı: Eğer uygulama, bir hekimle kullanıcıyı dijital ortamda buluşturan bir teletıp platformu ise, burada verilen tavsiyelerden doğrudan hekim sorumludur. Hekim ile hasta arasındaki ilişki, dijital platformda da devam eder ve hekimin “aydınlatma yükümlülüğü” ile “özen yükümlülüğü” aynen geçerlidir. Yargıtay kararlarına göre hekim, hastasını teşhis, tedavi ve olası riskler hakkında tam ve anlaşılır bir dille bilgilendirmek zorundadır. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, “tıbbi uygulama hatası” (malpraktis) olarak kabul edilir ve hekimin tazminat sorumluluğuna yol açar.
Kullanıcının Dikkat Etmesi Gerekenler
Hastaların ve kullanıcıların da bu süreçte belirli sorumlulukları bulunmaktadır. Sağlık uygulamalarını kullanırken şu noktalara dikkat etmek, olası riskleri en aza indirebilir:
- Uygulamanın Güvenilirliği: Uygulamanın kim tarafından geliştirildiği, hangi uzmanların danışmanlığında hazırlandığı ve bir gizlilik politikasına sahip olup olmadığı kontrol edilmelidir.
- Tıbbi Cihaz Onayı: Özellikle teşhis veya tedavi iddiasında bulunan uygulamaların Tıbbi Cihaz Yönetmeliği’ne uygun olup olmadığı araştırılmalıdır.
- Veri Gizliliği: Sağlık verileri, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında “özel nitelikli kişisel veri” statüsündedir ve daha hassas bir koruma gerektirir. Uygulamanın veri işleme politikaları dikkatle incelenmeli ve gereksiz izinler verilmemelidir.
- Hekime Danışma Prensibi: Unutulmamalıdır ki, hiçbir mobil uygulama gerçek bir hekim muayenesinin yerini tutamaz. Uygulamalardan alınan bilgiler, yalnızca destekleyici ve bilgilendirici olarak görülmeli, her türlü sağlık sorunu için mutlaka bir hekime başvurulmalıdır.
Sonuç olarak, mobil sağlık uygulamaları doğru kullanıldığında faydalı araçlar olsa da, verdikleri tavsiyelerin hukuki ve tıbbi sonuçları olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Yanlış bir tavsiye sonucu zarar gören kullanıcılar, hem uygulama geliştiricisine hem de ilgili sağlık profesyoneline karşı hukuki yollara başvurma hakkına sahiptir. Bu süreçte en doğru adımları atabilmek için bir sağlık hukuku avukatından destek almak büyük önem taşımaktadır.

Anahtar Kelime : yanlis tibbi tavsiye

