Tıp biliminin ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte, hastalıklara teşhis konulması sürecinde laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemleri hayati bir rol oynamaktadır. Hekimlerin hastalarına doğru tanıyı koyabilmesi ve uygun tedaviyi belirleyebilmesi için gerekli tetkikleri eksiksiz istemesi gerekir. Peki, eksik tetkik istenmesi doktor hatası (malpraktis) sayılır mı? Bu soru, hem hasta hakları hem de hekimlerin hukuki sorumlulukları açısından tıp hukukunun en kritik başlıklarından biridir.
Hekimin Özen Yükümlülüğü ve Hukuki Dayanağı
Hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişki, kural olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) vekalet sözleşmesine ilişkin hükümlerine (TBK m. 506) dayanır. Vekalet sözleşmesi uyarınca hekim, hastanın tedavisini üstlenirken işini özenle yürütmekle yükümlüdür. Hekimin bu özen borcu, tıp biliminin güncel kurallarına, mesleki standartlara ve somut olayın gerekliliklerine uygun davranmasını gerektirir.
Hekimin sorumluluğu belirlenirken, aynı uzmanlık alanındaki ortalama bir uzmanın göstermesi gereken özen kriter alınır. Eğer hekim, tıp kurallarına göre yapılması zorunlu olan veya teşhisi kesinleştirecek kritik bir tetkiki talep etmemişse, bu durum özen yükümlülüğünün ihlali olarak kabul edilir. Bu ihlal, TBK m. 49 kapsamında haksız fiil sorumluluğunu da beraberinde getirebilir.
Eksik Tetkik İstenmesi Hangi Durumlarda Malpraktis Kabul Edilir?
Hekimin her vakada tüm tahlil ve görüntüleme yöntemlerini istemesi beklenemez. Ancak hastanın şikayetleri, tıbbi geçmişi (anamnez) ve klinik bulguları belirli bir hastalığı işaret ediyorsa, teşhisi doğrulamak veya ayırıcı tanı yapmak için gerekli temel testlerin istenmemesi hata olarak değerlendirilir. Eksik tetkik istenmesinin hukuken malpraktis sayılabilmesi için şu koşulların varlığı aranır:
- Tıbbi Standartlara Aykırılık: İstenmeyen tetkikin, tıp protokollerine ve rehberlerine göre o klinik tabloda mutlaka yapılması gereken bir tetkik olması gerekir.
- Zarar ve Kusur: Tetkikin istenmemesi sebebiyle hastanın teşhisinde gecikme yaşanmış, yanlış tedavi uygulanmış veya hastalık ilerleyerek hastaya zarar vermiş olmalıdır.
- İlliyet Bağı: Oluşan zarar ile eksik tetkik istenmesi arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisinin bulunması şarttır.
Yargıtay’ın Eksik Tetkik Konusundaki Yaklaşımı
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere; hekimlerin tanı aşamasında gerekli tüm araştırmaları yapması, modern tıbbın sunduğu imkanlardan yararlanarak şüpheleri gidermesi yasal bir zorunluluktur. Yargıtay kararlarında, hastanın şikayetleri doğrultusunda yapılması gereken basit bir kan tahlilinin, röntgenin veya ultrasonun yapılmamasından kaynaklanan teşhis gecikmeleri doğrudan “özen noksanlığı” ve dolayısıyla “tıbbi uygulama hatası” olarak nitelendirilmektedir.
Yargıtay, hekimin yalnızca tedavi aşamasında değil, teşhis aşamasında da en yüksek düzeyde özen göstermesi gerektiğini vurgulamaktadır. Teşhiste yapılan bir hata, zincirleme olarak yanlış tedaviye yol açacağı için, eksik tetkikle yola çıkan hekimin kusurlu olduğu kabul edilmektedir.
Komplikasyon ve Malpraktis Ayrımı
Tıp hukukunda komplikasyon, tıbbi müdahalenin doğasında bulunan ve her türlü özen gösterilse dahi önlenemeyen istenmeyen sonuçlardır. Ancak hekimin rehberlere uygun olarak gerekli tetkikleri istememesi, öngörülebilir ve önlenebilir bir durumu kaçırmasına neden olmuşsa, bu durum bir komplikasyon değil, açık bir malpraktistir. Dolayısıyla eksik tetkik sebebiyle gelişen olumsuz durumlar komplikasyon korumasından yararlanamaz.
Hukuki Süreç ve Bilirkişi İncelemesi
Eksik tetkik iddiasıyla açılan tazminat veya ceza davalarında, hekimin kusurlu olup olmadığı mahkeme tarafından doğrudan belirlenemez. Bu durum tıbbi bir uzmanlık gerektirdiğinden, dosya Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin ilgili anabilim dallarından seçilen uzman bilirkişi heyetlerine gönderilir. Bilirkişiler, tıp bilimi açısından o tetkikin istenmesinin zorunlu olup olmadığını raporlar. Bu raporlar, mahkemenin karar vermesindeki en önemli delili oluşturur.
Sonuç
Sonuç olarak, eksik tetkik istenmesi tıbbi standartlara aykırılık teşkil ettiği ve hastada bir zarara yol açtığı sürece hukuk düzeninde doktor hatası (malpraktis) olarak kabul edilmektedir. Hem hastaların hak kaybına uğramaması hem de hekimlerin hukuki sorumluluk altında kalmaması adına, tanı süreçlerinin tıp protokollerine uygun ve eksiksiz bir şekilde yürütülmesi, tüm süreçlerin ise detaylıca kayıt altına alınması büyük önem taşımaktadır.

Anahtar Kelime : eksik tetkik hatasi

