Hastayla Yapılan WhatsApp Yazışmaları Mahkemede Delil Olabilir mi?

WhatsApp yazışmaları mahkemede delil whatsapp delil

Dijitalleşen dünyada, hekim ve hasta arasındaki iletişim de geleneksel yöntemlerin dışına taşarak anlık mesajlaşma uygulamalarına kaymıştır. Günümüzde pek çok hekim ve hasta; randevu planlaması, tedavi süreçlerinin takibi, tahlil sonuçlarının gönderilmesi ve hatta şikayetlerin iletilmesi amacıyla aktif olarak WhatsApp kullanmaktadır. Ancak bu hızlı ve pratik iletişim yöntemi, olası bir hukuki uyuşmazlık durumunda “Hastayla yapılan WhatsApp yazışmaları mahkemede delil olabilir mi?” sorusunu da beraberinde getirmektedir. Sağlık hukuku çerçevesinde bu sorunun yanıtı, hem hekimlerin hem de hastaların haklarını korumaları açısından büyük önem taşımaktadır.

6100 Sayılı HMK Madde 199 Kapsamında WhatsApp Yazışmaları

Türk hukuk sisteminde deliller genel olarak kesin deliller ve takdiri deliller olmak üzere ikiye ayrılır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 199. maddesi, elektronik ortamdaki verileri yasal olarak “belge” statüsüne almıştır. İlgili kanun maddesine göre; uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli olan yazılı veya basılı metinler, görüntüler, ses kayıtları ve elektronik ortamdaki her türlü veri birer belgedir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da açıkça vurgulandığı üzere, WhatsApp yazışmaları bu madde kapsamında elektronik belge niteliğindedir. Dolayısıyla, bir hekim ile hasta arasında geçen yazışmalar, uyuşmazlığın çözümü amacıyla mahkemeye sunulabilir. Ancak bu yazışmalar tek başına doğrudan kesin bir delil teşkil etmeyebilir; karşı tarafın itirazı halinde yan delillerle desteklenmesi gereken bir “delil başlangıcı” veya takdiri delil olarak değerlendirilir.

WhatsApp Yazışmalarının Delil Olabilmesinin Altın Kuralı: Hukuka Uygunluk

Bir davanın seyrini değiştirebilecek nitelikte olan WhatsApp yazışmalarının mahkemede hükme esas alınabilmesi için mutlaka hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş olması gerekir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189/2 maddesi uyarınca, hukuka aykırı olarak elde edilen deliller mahkeme tarafından ispat faaliyetinde dikkate alınamaz. Bu kapsamda şu şartlara dikkat edilmelidir:

  • Yazışmanın Tarafı Olmak: Mesajları mahkemeye sunan kişi, mutlaka o yazışmanın bizzat tarafı (göndericisi veya alıcısı) olmalıdır. Üçüncü kişilerin rızası dışında ele geçirilen veya gizlice kaydedilen yazışmalar hukuka aykırı delil kabul edilir ve kullanılamaz.
  • Rıza Dışı Paylaşım ve KVKK İhlali: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyarınca, hastanın sağlık verileri özel nitelikli kişisel veridir. Bir hekimin, hastanın rızası olmaksızın bu yazışmaları üçüncü kişilerle paylaşması hem KVKK ihlali hem de Türk Ceza Kanunu kapsamında sır saklama yükümlülüğünün ihlali suçunu oluşturabilir. Ancak devam eden bir davada hak arama özgürlüğü kapsamında mahkemeye sunulması durumunda, bu paylaşım hukuka uygunluk sınırları içinde kalabilir.

Sağlık Hukuku Davalarında WhatsApp Mesajları Nasıl Kullanılır?

Tıbbi malpraktis (hekim hatası) davalarında veya hekim-hasta arasındaki ücret uyuşmazlıklarında WhatsApp yazışmaları kritik birer ispat aracı haline gelebilmektedir. Bu mesajlar özellikle şu durumlarda davanın seyrini etkiler:

1. Tedavi Talimatlarına Uyumun Tespiti

Hastanın hekim tarafından kendisine iletilen tedavi talimatlarına (ilaç kullanımı, pansuman takibi, diyet programı vb.) uymadığının kanıtlanmasında WhatsApp kayıtları önemli bir rol oynar.

2. Bilgilendirme ve Onay (Aydınlatılmış Onam) Süreci

Hekimin hastayı olası riskler hakkında mesaj yoluyla bilgilendirdiği ve hastanın buna onay verdiğine dair yazılı beyanları, aydınlatılmış onam yükümlülüğünün yerine getirildiğine dair güçlü bir karine teşkil eder.

3. Kronolojik İletişim Takibi

Hastanın yaşadığı komplikasyonları veya şikayetleri hekime zamanında bildirip bildirmediği, hekimin bu bildirimlere ne kadar sürede geri dönüş yaptığı gibi hususlar kronolojik olarak bu yazışmalarla tespit edilebilir.

Karşı Tarafın İnkarı Durumunda Ne Yapılmalıdır?

Mahkeme sürecinde en sık karşılaşılan durumlardan biri, taraflardan birinin “Bu mesajı ben atmadım” veya “Ekran görüntüsü üzerinde oynama yapılmış” şeklinde itirazda bulunmasıdır. Sadece basit bir ekran görüntüsü (screenshot) sunmak, manipülasyona açık olduğu gerekçesiyle her zaman yeterli görülmeyebilir. Bu tür itirazların önüne geçmek için şu hukuki ve teknik yöntemlere başvurulur:

  • Bilirkişi İncelemesi: Mahkeme, mesajların yer aldığı fiziksel cihazı (akıllı telefonu) incelemek üzere adli bilişim alanında uzman bir bilirkişiye teslim edilmesini isteyebilir. Bilirkişi, mesajların orijinal veri tabanını (veritabanı loglarını) inceleyerek manipülasyon olup olmadığını raporlar.
  • Noter Tespiti: Davadan önce veya dava sürecinde, mesajların silinme riskine karşı Türkiye Noterler Birliği e-tespit sistemi veya doğrudan noter aracılığıyla yazışmaların doğruluğu resmi güvence altına alınabilir.
  • Yedeklerin Korunması: Cihazda kayıtlı orijinal mesaj geçmişinin ve yedeklerinin silinmemiş olması, teknik incelemede haklılığın kanıtlanmasını doğrudan kolaylaştırır.

Sonuç ve Değerlendirme

Özetle; hastayla yapılan WhatsApp yazışmaları, 6100 sayılı HMK uyarınca mahkemede geçerli birer delil (belge) olarak kabul edilmektedir. Ancak bu yazışmaların delil olarak hükme esas alınabilmesi; hukuka uygun yollarla elde edilmiş olmasına, manipüle edilmediğinin teknik olarak kanıtlanabilmesine ve KVKK sınırlarına riayet edilmesine bağlıdır. Hem hekimlerin hem de hastaların hak kaybına uğramaması adına, mesleki veya hukuki iletişimlerini yürütürken yazışma diline, kişisel verilerin gizliliğine özen göstermeleri ve olası bir uyuşmazlıkta uzman bir sağlık hukuku avukatından destek almaları tavsiye edilmektedir.

WhatsApp yazışmaları mahkemede delil
Anahtar Kelime : whatsapp delil

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız