Akıllı Saat ve Giyilebilir Sağlık Verileri Mahkemede Delil Olabilir mi?

Akıllı saat sağlık verileri mahkeme delili akilli saat delil

Gelişen teknoloji ile birlikte akıllı saatler, giyilebilir bileklikler ve kişisel sağlık takip cihazları günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Nabız takibi, EKG ölçümü, kandaki oksijen seviyesi, uyku kalitesi ve konum bilgisi gibi birçok kritik veriyi anlık olarak kaydeden bu cihazlar, sadece bireysel sağlık takibinde değil, hukuki uyuşmazlıklarda da önemli birer bilgi kaynağına dönüşmektedir. Peki, akıllı saatlerden elde edilen bu dijital sağlık verileri Türk yargı sisteminde mahkemeler tarafından delil olarak kabul edilir mi?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve KVKK Kapsamında Giyilebilir Veriler

Türk hukuk sisteminde elektronik verilerin delil niteliği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 199. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde uyarınca; elektronik ortamdaki veriler, metinler, ses, görüntü veya veri kaydı şeklindeki her türlü bilgi “belge” niteliğindedir. Bu çerçevede, akıllı saatler ve giyilebilir cihazlar tarafından üretilerek saklanan veriler de hukuki anlamda elektronik belge olarak değerlendirilmeye uygundur.

Diğer taraftan, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyarınca, akıllı saatler vasıtasıyla toplanan biyometrik ve fizyolojik veriler özel nitelikli kişisel veri statüsündedir. Bu verilerin mahkemeye sunulması veya yargılama sürecinde işlenmesi, kişisel verilerin korunması ilkelerine ve Anayasa ile güvence altına alınan özel hayatın gizliliğine uygun gerçekleşmek zorundadır.

Akıllı Saat Verilerinin Kullanılabileceği Yargılama Alanları

Giyilebilir teknoloji cihazlarından elde edilen veriler, hem ceza yargılamasında hem de özel hukuk ve tıp hukuku davalarında uyuşmazlıkların çözümüne katkı sağlayabilir:

  • Ceza Yargılaması: Mağdurun veya şüphelinin olay anındaki konum bilgisi, strese bağlı ani kalp ritmi değişimleri veya fiziksel hareketlilik durumu, suça ilişkin zaman çizelgesinin (alibi) oluşturulmasında ve olayın meydana geliş şeklinin aydınlatılmasında destekleyici delil olarak kullanılabilir.
  • Tıp Hukuku ve Malpraktis Davaları: Hastanın tedavi öncesi ve sonrası fizyolojik durumunun takibi, hekim tarafından verilen tıbbi tavsiyelere veya ilaç kullanım rejimine uyulup uyulmadığı, tıbbi müdahale sonrası gelişen komplikasyonların zamanlaması hususunda giyilebilir cihaz kayıtları yol gösterici olabilir.
  • İş Hukuku ve Tazminat Davaları: İş kazası anındaki fiziksel efor seviyesi, çalışma saatlerindeki aşırı stres yükü veya kronik rahatsızlıkların gelişim süreci akıllı saat verileriyle desteklenebilir.

Delilin Geçerlilik Şartları: Hukuka Uygunluk ve Bilirkişi İncelemesi

Bir akıllı saat verisinin mahkemede hükme esas alınabilmesi için iki temel hukuki ve teknik kriterin sağlanması şarttır:

1. Hukuka Uygun Yollarla Elde Edilmiş Olması

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38. maddesi ve HMK’nın 189. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, hukuka aykırı olarak elde edilmiş veriler mahkemeler tarafından delil olarak kabul edilemez. İlgili kişinin rızası olmaksızın, gizlice veya casus yazılımlarla ele geçirilen dijital sağlık kayıtları yargılamada kullanılamayacağı gibi, bu eylem Türk Ceza Kanunu kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçunu gündeme getirebilir.

2. Güvenilirlik ve Bilirkişi (Adli Bilişim) İncelemesi

Pulser ve akıllı saatlerin büyük çoğunluğu tıbbi cihaz sertifikasına sahip olmayan tüketici elektroniği ürünleridir. Bu nedenle söz konusu cihazların sunduğu veriler doğrudan kesin delil sayılamaz. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, elektronik verilerin bütünlüğü, sahteliği ve manipüle edilip edilmediği uzman bilirkişilerce (adli bilişim uzmanları ve ilgili tıp uzmanları) incelenmelidir. Cihazın teknik kalibrasyonu, veri aktarım protokolleri ve verinin değiştirilmediği adli bilişim incelemesi ile doğrulandığı takdirde, bu kayıtlar mahkemece takdiri delil olarak dikkate alınır.

Sonuç

Özetle, akıllı saat ve giyilebilir teknoloji verileri Türk hukukunda tek başına uyuşmazlığı çözen kesin bir delil olmasa da, hukuka uygun elde edilmiş ve teknik doğrulaması yapılmış olması kaydıyla mahkemelerce dikkate alınan güçlü birer takdiri delil niteliğindedir. Hem hastaların hak arama hürriyetinde hem de hekimlerin malpraktis iddialarına karşı savunmalarında dijital sağlık verilerinin doğru ve hukuka uygun şekilde yönetilmesi kritik bir önem taşımaktadır.

Akıllı saat sağlık verileri mahkeme delili
Anahtar Kelime : akilli saat delil

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız