Yapay Zekâ ile Hazırlanan Tıbbi Kayıtların Hukuki Niteliği

Yapay zeka tıbbi kayıtlar hukuki statü yapay zeka tibbi kayit

Sağlık sektöründe dijitalleşmenin ve yapay zekâ teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, hekimlerin teşhis, tedavi ve idari süreçlerdeki iş yükünü önemli ölçüde hafifletmektedir. Günümüzde pek çok sağlık kuruluşu ve hekim; hasta öykülerinin (anamnez) alınması, epikriz raporlarının düzenlenmesi ve tedavi süreçlerinin kaydedilmesi gibi işlemlerde yapay zekâ destekli yazılımlardan yararlanmaktadır. Ancak bu teknolojik kolaylık, beraberinde son derece kritik hukuki soruları da getirmektedir: Yapay zekâ tarafından hazırlanan tıbbi kayıtların hukuki niteliği nedir ve bu kayıtlardaki olası hatalardan kim sorumludur?

Tıbbi Kayıtların Hukuki Temeli ve Mevzuattaki Yeri

Türk hukuk sisteminde tıbbi kayıtlar, hem hekimin yasal yükümlülüğü hem de olası bir uyuşmazlıkta en önemli ispat aracıdır. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hasta Hakları Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri uyarınca, her hastanın kendisiyle ilgili tıbbi geçmişin, uygulanan tedavilerin ve tetkik sonuçlarının düzenli bir şekilde kaydedilmesini isteme hakkı vardır. Hekimler ve sağlık kuruluşları, bu kayıtları eksiksiz, doğru ve zamanında tutmakla yükümlüdür.

Tıbbi kayıtlar, bir malpraktis (tıbbi uygulama hatası) davasında hekimin özen borcunu yerine getirip getirmediğini gösteren birincil delil niteliğindedir. Yapay zekâ araçları ile üretilen verilerin de bu yasal çerçevede geçerli birer “tıbbi belge” niteliği kazanabilmesi için belirli hukuki şartları taşıması gerekmektedir.

Hekimin Özen Borcu ve Sorumluluk Esası

Yapay zekâ sistemleri ne kadar gelişmiş olursa olsun, Türk hukuku kapsamında bu sistemlerin müstakil bir hukuki kişiliği veya cezai/hukuki sorumluluğu bulunmamaktadır. Dolayısıyla yapay zekâ, tıbbi kayıt hazırlama sürecinde yalnızca yardımcı bir araç olarak kabul edilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) vekalet sözleşmesine ilişkin hükümleri ve özellikle hekimin özen borcunu düzenleyen kuralları uyarınca, hekim hastasına karşı en yüksek düzeyde özen göstermekle yükümlüdür. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da sıklıkla vurgulandığı üzere, hekimin sorumluluğu en hafif kusuru dahi kapsamaktadır. Bu doğrultuda, yapay zekânın hazırladığı tıbbi kayıtta yer alan yanlış bir teşhis, eksik bilgi veya hatalı tedavi yönlendirmesi hekim tarafından kontrol edilmeden onaylanırsa, doğacak hukuki ve cezai sorumluluk doğrudan hekime ve ilgili sağlık kuruluşuna ait olacaktır. Yapay zekânın hata yapması, hekimi sorumluluktan kurtaran bir mücbir sebep olarak kabul edilmemektedir.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) Açısından Riskler

Yapay zekâ araçlarının tıbbi kayıt oluştururken hasta verilerini işlemesi, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında hassas dengeler barındırmaktadır. Sağlık verileri, kanun kapsamında “özel nitelikli kişisel veri” olarak sınıflandırılmış olup, işlenmesi ve aktarılması son derece sıkı kurallara bağlanmıştır.

  • Açık Rıza Yükümlülüğü: Yapay zekâ yazılımına aktarılan hasta verileri için hastanın açık rızasının alınması veya kanunda öngörülen istisnai hallerin mevcut olması gerekir.
  • Veri Güvenliği: Hekimler ve sağlık kuruluşları, yapay zekâ entegrasyonu kullanırken verilerin üçüncü kişilerin eline geçmesini önleyecek teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır.
  • Yurt Dışına Veri Aktarımı: Kullanılan yapay zekâ altyapısının sunucuları yurt dışındaysa, KVKK’nın yurt dışına veri aktarımı kurallarına tam uyum sağlanmalıdır. Aksi takdirde idari para cezaları ile karşılaşılması kaçınılmazdır.

Yargıtay İçtihatları Işığında İspat Gücü

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, tıbbi kayıtlarda yer alan çelişkili, eksik veya özensiz beyanlar hekim aleyhine yorumlanabilmektedir. Yapay zekânın otomatik olarak oluşturduğu şablon metinlerin, hastanın somut durumunu tam olarak yansıtmaması halinde, hukuki bir uyuşmazlıkta bu kayıtlar “güvenilmez delil” olarak nitelendirilebilir. Bu nedenle, hekimlerin yapay zekâ tarafından sunulan taslak metinleri her hasta için özel olarak revize etmesi, doğrulaması ve güvenli elektronik imza veya ıslak imza ile onaylaması, kaydın resmi ispat gücünü koruması açısından zorunludur.

Sonuç ve Hekimlere Tavsiyeler

Geleceğin tıp teknolojisinde yapay zekânın rolü yadsınamaz bir gerçektir. Ancak hukuki açıdan yapay zekâ bir karar verici değil, yalnızca yardımcı bir sekreterya niteliğindedir. Hekimlerin ve sağlık yöneticilerinin yapay zekâ destekli tıbbi kayıt sistemlerini kullanırken şu hususlara dikkat etmesi önem arz etmektedir:

  • Yapay zekâ tarafından hazırlanan her rapor ve kayıt, hekim tarafından bizzat ve detaylıca kontrol edilmelidir.
  • Kullanılan yazılımların KVKK uyumluluğu ve veri güvenliği standartları mutlaka sorgulanmalıdır.
  • Hastalar, verilerinin yapay zekâ destekli sistemlerde işleneceğine dair açıkça aydınlatılmalı ve yasal süreçlere uygun şekilde rızaları alınmalıdır.

Yapay zeka tıbbi kayıtlar hukuki statü
Anahtar Kelime : yapay zeka tibbi kayit

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız