Yapay Zekâ Destekli Tanıda Hekimin Sorumluluğu

Yapay zeka hekim hastaya tanı koyuyor yapay zeka

Yapay zekâ teknolojilerinin sağlık sektörüne entegrasyonu, tanı ve tedavi süreçlerinde devrim niteliğinde kolaylıklar sağlamaktadır. Özellikle radyoloji, patoloji ve onkoloji gibi alanlarda yapay zekâ destekli yazılımlar, hekimlerin en büyük yardımcıları haline gelmiştir. Ancak bu teknolojik gelişmeler, beraberinde ciddi hukuki soruları da getirmektedir: Yapay zekanın yanlış bir teşhiste bulunması veya gözden kaçırdığı bir bulgu nedeniyle hastanın zarar görmesi durumunda hukuki sorumluluk kime aittir? Bu makalede, yapay zekâ destekli tanıda hekimin hukuki sorumluluğunu, Türk borçlar hukuku ve yargı kararları ışığında ele alacağız.

Hekimin Özen Borcu ve Hukuki Dayanaklar

Türk hukuk sisteminde hekim ile hasta arasındaki ilişki, kural olarak bir vekalet sözleşmesi niteliğindedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) vekalet sözleşmesine ilişkin hükümleri, özellikle de TBK m. 506 uyarınca hekim, görevini yerine getirirken sadakat ve özenle hareket etmek zorundadır. Hekimin özen yükümlülüğü, tıp biliminin güncel kurallarına ve standartlarına uygun davranmasını gerektirir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere, hekim hastasının zarar görmemesi için tıp biliminin gerektirdiği tüm önlemleri almakla yükümlüdür. Hekim, hastanın teşhis ve tedavisinde en hafif kusurundan dahi sorumludur. Dolayısıyla, yapay zekâ destekli bir yazılımın kullanılması, hekimin bu genel özen yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz veya hafifletmez.

Yapay Zekâ Bir Teşhis Aracıdır, Karar Merci Değildir

Günümüzde kullanılan tıbbi yapay zekâ uygulamaları, yasal ve tıbbi olarak “karar destek sistemleri” olarak sınıflandırılmaktadır. Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve uluslararası tıbbi standartlar uyarınca, bu yazılımların görevi hekime alternatif bir karar mekanizması sunmak değil, hekimin nihai kararı vermesine yardımcı olacak verileri analiz etmektir.

Bu bağlamda yapay zekâ, steteskop veya MR cihazı gibi birer tıbbi araç niteliğindedir. Nasıl ki bir MR cihazının hatalı sonuç vermesi durumunda hekimin bu hatayı mesleki tecrübesiyle fark etmesi bekleniyorsa, yapay zekanın sunduğu analizlerde de durum aynıdır. Hekim, yapay zekanın sunduğu verileri körü körüne kabul edemez; bu verileri kendi bilgi, birikim ve klinik tecrübesiyle süzgeçten geçirmek zorundadır.

Olası Hata Durumlarında Kusur Dağılımı

Yapay zekâ destekli tanıda ortaya çıkabilecek hatalar genelde iki farklı şekilde karşımıza çıkmaktadır ve her iki durumda da hukuki sorumluluklar farklılaşmaktadır:

  • Yapay Zekanın Yanlış Teşhis Koyması (Gözden Kaçırma): Yapay zekâ bir hastalığı tespit edemez veya yanlış teşhis koyarsa ve hekim bu çıktıyı kontrol etmeden doğrudan onaylarsa, hekim özen borcuna aykırı davrandığı gerekçesiyle kusurlu kabul edilir (TBK m. 49 uyarınca haksız fiil sorumluluğu veya TBK m. 506 uyarınca sözleşmeye aykırılık).
  • Hekimin Yapay Zekanın Doğru Uyarısını Göz Ardı Etmesi: Yapay zekanın doğru bir şekilde tespit ettiği ve uyardığı bir bulguyu, hekimin kendi değerlendirmesiyle haksız olarak reddetmesi ve bunun sonucunda hastanın zarar görmesi durumunda da yine hekimin sorumluluğu doğacaktır.

Yargıtay’ın malpraktis (tıbbi uygulama hatası) davalarında benimsediği temel ilke, hekimin tıp biliminin sunduğu tüm imkanları en rasyonel şekilde kullanması yönündedir. Hekim, yapay zekadan aldığı çıktıyı doğrulamak için gerekli diğer tetkikleri (kan tahlili, fiziksel muayene vb.) yapmalı ve nihai kararı her zaman kendisi vermelidir.

Aydınlatılmış Onam ve Hasta Hakları

Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca, hastaya uygulanacak her türlü teşhis ve tedavi yönteminin riskleri, faydaları ve alternatifleri hastaya açıklanmalıdır. Eğer bir hastanın teşhis sürecinde yapay zekâ teknolojileri kritik bir rol oynuyorsa, bu durumun ve teknolojinin olası sınırlarının (hata paylarının) hastaya aktarılması ve aydınlatılmış onam formunda açıkça yer alması gerekmektedir. Aydınlatılmış onamın usulüne uygun alınmaması, başlı başına bir hukuki sorumluluk ve tazminat sebebi oluşturabilir.

Sonuç ve Hekimler İçin Tavsiyeler

Yapay zekâ, tıp dünyasında hata payını en aza indirmek için mükemmel bir yardımcıdır; ancak hukuki açıdan sorumluluğu üstlenebilecek hukuki bir kişiliğe veya iradeye sahip değildir. Türk borçlar hukuku ve yerleşik yargı kararları çerçevesinde, nihai teşhis ve tedavinin sorumlusu her zaman hekimdir. Bu nedenle hekimlerin, yapay zekâ araçlarını kullanırken bunları birer danışman gibi görmesi, nihai kararı kendi klinik değerlendirmelerine dayandırması ve tüm bu süreçleri detaylı bir şekilde hasta dosyasına kaydetmesi, olası hukuki uyuşmazlıklarda en güçlü koruyucu önlem olacaktır.

Yapay zeka hekim hastaya tanı koyuyor
Anahtar Kelime : yapay zeka

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız