Bilimsel Makaleler Malpraktis Davasında Delil Olabilir mi?

Sağlık hukuku makalesi malpraktis davası makale delil

Tıbbi müdahalelerin hukuka uygunluğu ve hekimin hukuki sorumluluğu belirlenirken göz önüne alınan en temel kriter “tıbbi standart” ilkeleridir. Günümüz tıp hukukunda, bir hekimin eyleminin kusurlu olup olmadığını ya da uygulanan tedavinin tıp biliminin gereklerine uygun bulunup bulunmadığını tespit etmek son derece teknik bir süreçtir. Bu noktada hem hastaların hem de hekimlerin sıklıkla karşılaştığı sorulardan biri şudur: Tıbbi literatür ve bilimsel makaleler, malpraktis davalarında delil olarak kullanılabilir mi? Yanıt kesinlikle evettir. Bilimsel makaleler, hakemli dergi yayınları ve tıbbi tedavi kılavuzları, yargılama sürecinde somut olayın aydınlatılmasına doğrudan katkı sağlayan kritik takdiri deliller arasında yer almaktadır.

Tıbbi Standart ve Hekimin Özen Borcu

Sağlık hukukunda hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişki genelde vekalet sözleşmesi hükümlerine veya haksız fiil sorumluluğuna dayanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 506. maddesi uyarınca vekil, vekalet borcunu sadakat ve özenle ifa etmekle yükümlüdür. Hekimden beklenen özen ise tıp biliminin o an ulaştığı ortalama seviye ve genel kabul görmüş tıbbi standarttır.

Tıbbi malpraktis (hekim hatası), hekimin teşhis, tedavi veya bakım aşamasında genel kabul görmüş bu standartların dışına çıkması sonucunda hastanın zarara uğramasıdır. Dolayısıyla tıp dünyasında neyin “standart” neyin “hatalı uygulama” olduğunu belirlemek adına bilimsel literatür ve hakemli dergilerde yayımlanan makaleler birer referans noktası teşkil eder.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu Açısından Bilimsel Makalelerin Delil Niteliği

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca Türk yargılama hukukunda “serbest delil sistemi” ilkesi geçerlidir. HMK m. 198 gereğince hakim, kanunda belirtilen durumlar dışında delilleri serbestçe değerlendirir. Bilimsel makaleler, ulusal ve uluslararası tıp kılavuzları ile akademik yayınlar hukuki niteliği itibarıyla takdiri delil veya uzman görüşü (HMK m. 293) desteği kapsamında değerlendirilmektedir.

Taraf avukatları, iddialarını veya savunmalarını desteklemek amacıyla alanında uzmanlaşmış tıp dergilerinde yayımlanmış hakemli makaleleri mahkemeye sunabilirler. Bu bilimsel veriler, mahkemenin ve bilirkişi heyetinin olayı tıbbi açıdan doğru analiz etmesine doğrudan zemin hazırlar.

Yargıtay İçtihatlarında Tıbbi Literatürün Rolü

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, malpraktis davalarında karar verilirken tıp biliminin ulaştığı son veriler ve kanıta dayalı tıp ilkeleri dikkate alınmak zorundadır. Yargıtay kararlarında, bilirkişi raporlarının sadece soyut beyanlardan oluşmaması; gerekçeli, denetime elverişli ve bilimselliğe dayalı olması gerektiğinin altı önemle çizilmektedir.

Bilirkişi heyetleri (Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulları veya üniversite öğretim üyelerinden oluşan heyetler) incelemelerini yaparken bilimsel literatürden faydalanmak durumundadır. Taraflarca dosyaya sunulan saygın bir bilimsel makale, bilirkişi raporundaki çelişkileri ortaya koymak veya raporda yer alan görüşlerin eksikliğini ispatlamak bakımından hayati bir role sahiptir. Hakemli bilimsel makaleler ile çelişen bir bilirkişi raporu sunulduğunda, mahkemece eksik inceleme yapıldığı kabul edilerek yeni bir bilirkişi heyetinden ek rapor alınması gerekmektedir.

Hastalar ve Hekimler Açısından İspat Stratejisi

Tıbbi yayınlar ve makaleler hem davacı hastalar hem de davalı hekimler açısından son derece güçlü birer ispat aracıdır:

  • Hastalar Açısından: Hekimin uyguladığı yöntemin güncel tıp kılavuzlarına veya bilimsel verilere aykırı olduğunu, literatürdeki risk yönetimi ilkelerine uyulmadığını kanıtlamak amacıyla mahkemeye sunulabilir.
  • Hekimler Açısından: Meydana gelen olumsuz sonucun bir “malpraktis” değil, öngörülebilir ve önlenemez bir “komplikasyon” olduğunu, uygulanan tedavi yönteminin uluslararası literatürde kabul gören bir tıp standardına dayandığını ispatlamak için kullanılır.

Sonuç

Özetle, tıbbi malpraktis davaları yüksek derecede teknik uzmanlık gerektiren yargılamalardır. Hakemli tıp dergilerinde yayımlanmış bilimsel makaleler, kanıta dayalı tıbbın hukuka yansımasıdır. Hem 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu düzenlemeleri hem de Yargıtay’ın istikrarlı uygulamaları çerçevesinde bilimsel makaleler, mahkemeler ve bilirkişiler nezdinde bağlayıcı olmasa da somut olayın aydınlatılmasında son derece belirleyici bir takdiri delil niteliğindedir.

Sağlık hukuku makalesi malpraktis davası
Anahtar Kelime : makale delil

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız