Fizyoterapistlerin Hukuki Sorumluluğu

Fizyoterapist hukuki sorumluluk hasta hakları fizyoterapist sorumluluk

Günümüz sağlık hizmetlerinde fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamaları son derece önemli bir yere sahiptir. Fizyoterapistlerin sunduğu hizmetlerin kapsamı ve hasta ile temas sıklığı arttıkça, bu süreçte yaşanabilecek tıbbi hatalar nedeniyle doğabilecek hukuki sorumluluklar da büyük önem kazanmaktadır. Fizyoterapi uygulamaları esnasında meydana gelen zararlar, hem idari ve hukuki hem de cezai boyutlarıyla değerlendirilmektedir. Bu yazıda, fizyoterapistlerin hukuki sorumluluğunun mevzuattaki sınırları, sorumluluk türleri ve yargı kararlarına yansıyan temel ilkeler ele alınmaktadır.

Fizyoterapistlerin Görev Tanımı ve Hukuki Dayanağı

Fizyoterapistlerin mesleki yetki ve sorumluluklarının yasal çerçevesi, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ile Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik çerçevesinde belirlenmiştir.

Mevzuat hükümlerine göre fizyoterapistler; uzman tabip veya tabibin teşhisine ve tedavi yönlendirmesine bağlı olarak hastaların fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarını planlar ve uygularlar. Fizyoterapistlerin tek başlarına bağımsız bir tıbbi teşhis (tanı) koyma yetkisi bulunmamaktadır. Bu doğrultuda, hekim teşhisi olmadan tedaviye başlanması veya hekimin belirlediği tedavi protokolünün dışına çıkılarak müdahalede bulunulması, hukuki açıdan açık bir kusur olarak kabul edilir.

Fizyoterapistlerin Hukuki Sorumluluk Türleri

Fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamaları sırasında meydana gelen tıbbi malpraktis iddialarında başlıca üç farklı sorumluluk türü ortaya çıkmaktadır:

1. Tazminat (Hukuki) Sorumluluğu

Hastanın fiziksel veya ruhsal bütünlüğünün zarar görmesi halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Kamu kurumlarında görev yapan fizyoterapistler bakımından idarenin hizmet kusuru ve Anayasa’nın 129. maddesi gereğince idareye başvuru ve rücu mekanizması işletilir. Özel sağlık kuruluşlarında veya serbest çalışan fizyoterapistler ile hastalar arasındaki hukuki ilişki ise vekalet sözleşmesi veya haksız fiil (TBK m. 49) esaslarına göre çözümlenmektedir.

2. Cezai Sorumluluk

Uygulanan fizyoterapi işlemleri sırasında ağır ihmal, dikkatsizlik veya tedbirsizlik sonucu hastanın yaralanması veya vefat etmesi hallerinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca taksirle yaralama (TCK m. 89) veya taksirle öldürme (TCK m. 85) suçları gündeme gelebilir.

3. Disiplin Sorumluluğu

Kamu veya özel sektörde çalışan fizyoterapistlerin, çalıştıkları kurumun iç düzenlemelerine, meslek etiğine veya yürürlükteki mevzuata aykırı hareket etmeleri durumunda idari disiplin cezaları uygulanabilmektedir.

Özen Borcu ve Aydınlatılmış Onam

Fizyoterapistler, mesleklerini icra ederken tıp biliminin kabul ettiği güncel standartlara uygun hareket etmekle ve gerekli tüm özeni göstermekle yükümlüdür (TBK m. 506). Uygulamada en sık karşılaşılan hukuki uyuşmazlık konuları şunlardır:

  • Cihaz Kullanım Hataları: Elektroterapi, sıcak veya soğuk ajan uygulamaları ile lazer cihazlarının yanlış dozaj ve parametrelerle kullanılması sonucu ortaya çıkan yanık ve doku hasarları.
  • Yanlış Egzersiz ve Manevra Uygulamaları: Hastanın klinik tablosuna ve hekim talimatına uygun olmayan zorlamalar neticesinde meydana gelen kırık, çıkık, kas yırtılması veya sinir zedelenmeleri.
  • Aydınlatılmış Onam İhlali: Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca hastaya uygulanacak fizik tedavi yöntemi, riskleri ve olası yan etkileri anlatılarak yazılı ve sözlü onamının alınmaması.

Yargıtay İçtihatlarında Aranan Kriterler

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, tıbbi müdahalelerden doğan hukuki sorumluluğun kabul edilebilmesi için şu üç ana unsurun varlığı aranmaktadır:

  • Hukuka veya sözleşmeye aykırı, kusurlu bir eylemin varlığı,
  • Hastada meydana gelen somut bir zararın varlığı,
  • Yapılan fizyoterapi müdahalesi ile meydana gelen zarar arasında doğrudan bir illiyet (neden-sonuç) bağının bulunması.

Yargı kararlarına yön veren temel prensibe göre; hekim talimatlarına uygun hareket eden, hastayı tedavi riskleri konusunda bilgilendiren, aydınlatılmış onam alan ve süreci eksiksiz belgelendiren bir fizyoterapist, öngörülemeyen ve tıp bilimince önlenemeyen komplikasyonlardan sorumlu tutulamaz.

Sonuç

Fizyoterapistlerin hukuki ve cezai sorumluluk riskini en aza indirebilmeleri için hekim reçete ve yönlendirmelerine sıkı sıkıya bağlı kalmaları, klinik kayıtları ve hasta dosyalarını eksiksiz tutmaları ve aydınlatılmış onam sürecini titizlikle yürütmeleri büyük önem taşımaktadır. Olası bir uyuşmazlık durumunda hem hastaların hak kaybına uğramaması hem de fizyoterapistlerin mesleki güvencelerinin korunması adına alanında uzman sağlık hukuku profesyonellerinden hukuki destek alınması tavsiye edilir.

Fizyoterapist hukuki sorumluluk hasta hakları
Anahtar Kelime : fizyoterapist sorumluluk

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız