Fizyoterapi Sırasında Oluşan Yaralanmada Sorumluluk

Fizyoterapi seansı yaralanma sonrası dava fizyoterapi yaralanma sorumluluk

Fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları, hastaların hareket kabiliyetini yeniden kazanması ve yaşam kalitelerinin artırılması açısından hayati öneme sahiptir. Ancak uzman personel yetersizliği, yanlış cihaz kullanımı, aşırı zorlama veya teşhis hataları nedeniyle fizyoterapi sürecinde kemik kırılmaları, yanıklar, sinir zedelenmeleri ve doku hasarları gibi ciddi yaralanmalar meydana gelebilmektedir. Tıbbi müdahale sırasında gerçekleşen bu tür olumsuz durumlar, hukuki açıdan tıbbi uygulama hatası (malpraktis) veya komplikasyon değerlendirmesini gündeme getirmektedir.

Fizyoterapide Hukuki Sorumluluğun Temeli

Fizyoterapi ve rehabilitasyon sürecinde hastaya verilen zararların hukuki niteliği, müdahalenin gerçekleştiği kuruma (özel veya kamu) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkiye göre değişiklik gösterir. Özel sağlık kuruluşlarında yapılan fizyoterapi uygulamaları genellikle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında vekalet sözleşmesi hükümlerine tabidir.

TBK m. 506 uyarınca vekil (hekim ve fizyoterapist), üstlendiği işi sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sağlık personelinin gösterdiği özen borcu, en hafif kusurda dahi sorumluluğu gerektirir. Kamu hastanelerinde gerçekleşen yaralanmalarda ise Anayasa ve İdari Yargılama Usulü Kanunu gereğince idarenin hizmet kusuru esası geçerlidir.

Komplikasyon ve Malpraktis Ayrımı

Fizyoterapi sırasında oluşan her istenmeyen sonuç doğrudan bir hukuki sorumluluk doğurmaz. Sorumluluğun tespitinde en kritik nokta, olayın bir tıbbi hata mı yoksa öngörülemez bir komplikasyon mu olduğunun saptanmasıdır:

  • Malpraktis (Tıbbi Hata): Sağlık personelinin standart tıbbi uygulama, bilgi veya beceri eksikliği, dikkatsizliği ya da özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu meydana gelen yaralanmalardır. Örneğin; elektroterapide yanlış dozlama nedeniyle oluşan derin yanıklar veya osteoporoz hastasında aşırı zorlama sonucu meydana gelen kemik kırılmaları malpraktis olarak değerlendirilir.
  • Komplikasyon: Tıbbi standartlara ve mevzuata tam uyulmasına rağmen, müdahalenin doğası gereği ortaya çıkabilecek öngörülebilir fakat önüne geçilemeyen risklerdir. Ancak Yargıtay kararlarında altı çizildiği üzere, bir risk komplikasyon olarak kabul edilse dahi hastaya bu risk zamanında açıklanmamış veya ortaya çıkan komplikasyon doğru yönetilmemişse (komplikasyon yönetimi hatası), sağlık profesyonelinin sorumluluğu doğar.

Aydınlatılmış Onam (Rıza) Yükümlülüğü

Hasta Hakları Yönetmeliği ve Türk Medeni Kanunu ilkelerine göre, uygulanacak fizik tedavi yöntemi, olası riskleri ve yan etkileri hastaya anlaşılır bir dille anlatılmalıdır. Hastanın serbest iradesiyle onay vermediği hiçbir müdahale hukuka uygun sayılamaz. Yeterli bilgilendirme yapılmadan uygulanan fizyoterapi neticesinde bir yaralanma yaşanırsa, uygulama tıbbi olarak doğru olsa dahi hukuki sorumluluk doğacaktır.

Sorumlu Taraflar ve Tazminat Hakları

Fizyoterapi sürecindeki bir yaralanmada kusur durumuna göre birden fazla taraf sorumlu tutulabilir:

  • Uygulamayı Yapan Fizyoterapist: Kendi kişisel kusuru ve dikkatsizliği oranında sorumlu olur (TBK m. 49).
  • Sorumlu Hekim: Tedavi protokolünü yanlış çizen veya denetim görevini ihmal eden Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı sorumlu tutulabilir.
  • Sağlık Kuruluşu: Özel hastaneler veya tıp merkezleri, TBK m. 66 uyarınca adam çalıştıranın sorumluluğu ve organizasyon kusuru çerçevesinde meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur.

Talep Edilebilecek Tazminat Kalemleri

Fizyoterapi yaralanması sonucunda mağdur olan hastalar, uğradıkları maddi ve manevi zararların tazminini talep edebilirler. Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde talep edilebilecek başlıca haklar şunlardır:

  • Tedavi ve rehabilitasyon masraflarının giderilmesi,
  • Geçici veya kalıcı iş gücü kaybından doğan zararlar,
  • Kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar,
  • Yaşanan elem, acı ve psikolojik çöküntü nedeniyle manevi tazminat.

Sonuç

Fizyoterapi sırasında meydana gelen yaralanmalar, hem hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen hem de sağlık çalışanları açısından ciddi hukuki yaptırımlar doğuran süreçlerdir. Zararın tazmini ve hak kayıplarının önlenmesi için olay bazında tıbbi evrakların, epikriz raporlarının ve aydınlatılmış onam formlarının titizlikle incelenmesi ve Adli Tıp Kurumu raporları doğrultusunda hukuki sürecin yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.

Fizyoterapi seansı yaralanma sonrası dava
Anahtar Kelime : fizyoterapi yaralanma sorumluluk

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız