Gelişen teknoloji ve dijitalleşme süreci, tıp dünyasını da köklü bir dönüşüme uğratmaktadır. Özellikle tele-tıp uygulamaları ve uzaktan sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması, geleneksel hekim-hasta ilişkisini fiziksel muayenehanelerin ötesine taşımıştır. Günümüzde dijital sağlık platformları aracılığıyla gerçekleştirilen teşhis ve takip süreçleri, sağlık hizmetlerine erişilebilirliği artırırken beraberinde önemli hukuki ve etik sorumlulukları da getirmektedir. Bu dönüşüm, hem hekimlerin yükümlülüklerini hem de hastaların haklarını yeniden şekillendirmektedir.
Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Hukuki Çerçevesi
Türkiye’de dijital sağlık hizmetlerinin mevzuat altyapısı, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik ile resmi bir kimlik kazanmıştır. Bu düzenlemeye göre uzaktan sağlık hizmeti; hekim ile hastanın farklı mekanlarda bulunduğu durumlarda, güvenli bilgi ve iletişim teknolojileri kullanılarak sunulan tıbbi değerlendirme, danışmanlık ve takip hizmetlerini ifade eder.
Hukuki niteliği itibarıyla uzaktan sağlık hizmeti sunumu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında vekalet sözleşmesi hükümlerine tabidir. Hekim, dijital ortamda da olsa hastasına karşı sadakat ve özen borcu (TBK m. 506) altındadır. İletişimin dijital kanallarla sağlanması hekimin hukuki veya cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmamakta; aksine tanı ve tedavi süreçlerindeki hassasiyet yükümlülüğünü korumaktadır.
Dijital Onam ve Veri Gizliliği: KVKK Boyutu
Geleneksel hekim-hasta ilişkisindeki en kritik unsurlardan biri olan “aydınlatılmış onam”, dijital sağlıkta da hayati önemini sürdürür. Hasta, uzaktan sağlık hizmetinin kapsamı, sınırları ve teknolojik altyapıdan kaynaklanabilecek olası riskler konusunda eksiksiz bilgilendirilmeli ve açık rızası elektronik ortamda doğrulanabilir şekilde alınmalıdır.
Bununla birlikte, kişilerin sağlık verileri 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyarınca özel nitelikli kişisel veri statüsündedir. Dijital ortamda yürütülen süreçlerde aşağıdaki hususlara uymak yasal bir zorunluluktur:
- Görüşmelerin gerçekleştirildiği yazılım ve platformların uçtan uca veri güvenliği standartlarına uygun olması,
- Hasta verilerinin ve tıbbi kayıtların yetkisiz üçüncü kişilerin erişimine karşı korunması,
- Ses, görüntü veya mesaj kayıtlarının yalnızca mevzuatın izin verdiği çerçevede ve hastanın açık rızası ile saklanması.
Aksi durumlar, Kişisel Verileri Koruma Kurulu yaptırımları ve idari para cezalarının yanı sıra, Türk Ceza Kanunu kapsamında da veri ihlali sorumluluğu doğurabilmektedir.
Tıbbi Malpraktis ve Hekimin Özen Borcu
Uzaktan hekimlik hizmetlerinde en çok dikkat edilmesi gereken hususlardan biri de teşhis ve tedavide hata, yani tıbbi malpraktis riskidir. Dijital ortamda fiziki muayene imkanının bulunmaması, hekimin veri toplama ve tanı koyma sürecinde daha dikkatli olmasını gerektirir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere hekim, tıp biliminin mevcut standartlarına göre gerekli tüm özeni göstermekle yükümlüdür. Fiziksel muayenenin zorunlu olduğu veya dijital değerlendirmenin yetersiz kaldığı durumlarda hekim, hastayı derhal yüz yüze muayeneye yönlendirmekle mükelleftir. Uzaktan sunulan hizmetin yetersiz kalacağı açık olduğu halde tedaviye dijital ortamda devam edilmesi, özen borcunun ihlali olarak kabul edilebilir ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 uyarınca haksız fiil sorumluluğu doğurabilir.
Geleceğin Sağlık İlişkisinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Dijital sağlık, zaman ve mekan sınırlarını kaldırarak sağlık hizmetlerine ulaşımı kolaylaştıran büyük bir yeniliktir. Ancak bu sürecin sorunsuz ve güvenli bir şekilde sürdürülmesi için tarafların hak ve sorumluluklarının farkında olması gerekir.
- Hekimler açısından: Kullanılan platformların teknik ve hukuki güvenliğini sağlamak, aydınlatılmış onamı eksiksiz almak ve fiziki muayene gerekliliğini doğru tespit etmek kritik önem taşır.
- Hastalar açısından: Tıbbi geçmişini ve mevcut şikayetlerini doğru aktarmak, hekimin yönlendirmelerine uymak ve güvenli altyapıya sahip resmi kanalları tercih etmek gerekmektedir.
Sonuç olarak, dijital sağlık alanında hekim-hasta ilişkisinin kanalları değişse de, hukukun ve tıp etiğinin temel ilkeleri geçerliliğini korumaktadır. Mevzuata uygun hareket edilmesi, hem hasta haklarının korunması hem de hekimlerin mesleki güvencesi için vazgeçilmezdir.

Anahtar Kelime : hekim hasta ilişkisi

