Sağlık Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk: Dava Şartı Mı? Süreç, Başvuru Ve Anlaşma İzmir

Sağlık hukuku arabuluculuk dava şartı metni

Sağlık alanında hasta ve hekim arasında yaşanan uyuşmazlıklar, her iki taraf için de zorlu ve yıpratıcı süreçlere neden olabilmektedir. Tıbbi uygulama hatası (malpraktis), aydınlatma yükümlülüğünün ihlali veya tedavi sürecindeki diğer anlaşmazlıklar, tarafları uzun ve masraflı yargı süreçleriyle karşı karşıya bırakabilir. Bu noktada, hukuk sistemimizde önemli bir yer edinen arabuluculuk kurumu, sağlık hukuku uyuşmazlıklarında daha hızlı, gizli ve uzlaşmacı bir çözüm yolu sunmaktadır.

Sağlık Hukukunda Arabuluculuk Bir “Dava Şartı” mıdır?

Sağlık hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı, yani bir dava şartı olarak kabul edilip edilmediği, uyuşmazlığın niteliğine ve davanın açılacağı mahkemeye göre farklılık göstermektedir. Özellikle özel sağlık kuruluşlarında (özel hastane, tıp merkezi, muayenehane vb.) verilen hizmetler, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında genellikle “tüketici işlemi” olarak değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında, bu tür hizmetlerden kaynaklanan ve belirli bir parasal sınırı aşan maddi ve manevi tazminat talepleri için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak bir dava şartıdır. Arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması durumunda, mahkeme davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedecektir.

Ancak, tıbbi uygulama hatasının bir kamu hastanesinde (devlet, üniversite veya araştırma hastanesi) gerçekleşmesi durumunda, açılacak tam yargı davası idari yargının görev alanına girer. İdari yargıda görülen bu tür davalarda arabuluculuk, mevcut düzenlemeler çerçevesinde bir dava şartı değildir. Bununla birlikte, taraflar zorunlu olmasa dahi “ihtiyari arabuluculuk” yoluna başvurarak uyuşmazlığı mahkemeye taşımadan çözüme kavuşturmayı deneyebilirler.

İzmir’de Arabuluculuk Süreci ve Başvuru Nasıl İşler?

İzmir’de veya Türkiye’nin herhangi bir yerinde sağlık uyuşmazlıkları için arabuluculuk sürecini başlatmak oldukça basittir. Dava şartı arabuluculuk kapsamında olan bir uyuşmazlık için, davayı açmak isteyen taraf, İzmir Adliyesi’nde bulunan Arabuluculuk Bürosu’na başvurmalıdır. Başvuru, adliyeden temin edilecek bir formun doldurulmasıyla veya UYAP Vatandaş Portal üzerinden online olarak yapılabilir.

Başvurunun ardından Arabuluculuk Bürosu, Adalet Bakanlığı siciline kayıtlı arabulucular listesinden bir arabulucuyu görevlendirir. Taraflar, listeden kendi üzerinde anlaştıkları bir arabulucuyu da seçebilirler. Atanan arabulucu, tarafsız bir şekilde süreci yönetir ve tarafları bir araya getirerek iletişim kurmalarını ve ortak bir çözüm bulmalarını teşvik eder.

  • Görüşmeler: Arabulucu, taraflarla ayrı ayrı ve/veya birlikte toplantılar düzenler. Bu görüşmeler tamamen gizlidir.
  • Süre: Dava şartı arabuluculuk süreci, arabulucunun görevlendirilmesinden itibaren genellikle üç hafta içinde tamamlanır. Bu süre, zorunlu hallerde en fazla bir hafta daha uzatılabilir.
  • Masraflar: Arabuluculuk görüşmelerinin ilk iki saatlik ücreti, genellikle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Anlaşma olmaması durumunda sonraki ücretler, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak ödenir. Anlaşma durumunda ise ücret, anlaşma metnindeki mutabakata göre belirlenir.

Arabuluculukta Anlaşma ve Anlaşamama Durumları

Arabuluculuk sürecinin sonunda tarafların uzlaşmaya varması halinde, bir “Anlaşma Belgesi” düzenlenir. Bu belge, taraflar ve arabulucu tarafından imzalandığında, mahkeme tarafından icra edilebilirlik şerhi verildikten sonra ilam (mahkeme kararı) niteliği kazanır. Bu, anlaşma şartlarının yasal olarak uygulanabilir olduğu anlamına gelir. Arabuluculuk yoluyla varılan anlaşma, taraflar için hem zaman hem de maliyet açısından önemli bir avantaj sağlar.

Eğer taraflar arabuluculuk sürecinde bir anlaşmaya varamazlarsa, “Anlaşamama Son Tutanağı” düzenlenir. Bu tutanağın düzenlenmesinin ardından, davacı taraf artık uyuşmazlığı mahkemeye taşıma hakkına sahip olur. Arabuluculuğa başvurulmuş ve anlaşma sağlanamamış olması, dava açma hakkını ortadan kaldırmaz, yalnızca dava şartının yerine getirildiğini gösterir.

Sonuç olarak, özellikle özel sağlık sektöründen kaynaklanan tazminat taleplerinde dava şartı olan arabuluculuk, sağlık hukuku uyuşmazlıklarının çözümünde modern, etkili ve barışçıl bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. İzmir’de yaşayan hastalar ve hekimler, bu yola başvurarak hukuki süreçlerini daha az yıpratıcı bir şekilde yönetme imkanına sahiptirler.

Sağlık hukuku arabuluculuk dava şartı metni
Anahtar Kelime : sağlık hukuku arabuluculuk

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız