Günümüz sağlık sektöründe, özel hastaneler ile hekimler arasındaki hukuki ilişkiler oldukça çeşitlenmiştir. Bu ilişkilerin en yaygın olanlarından biri de hekimlerin hastanede kadrolu çalışan (işçi) statüsünde değil, kendi adlarına serbest meslek faaliyeti yürüterek Serbest Meslek Makbuzu (SMM) kesmek suretiyle hizmet sunmalarıdır. Sektörde “şirketleşerek çalışma” veya “hizmet alım sözleşmesi” olarak da adlandırılan bu model, vergi ve iş hukuku açısından farklı sonuçlar doğurduğu gibi, tıbbi uygulama hataları (malpraktis) durumunda doğacak hukuki sorumluluk açısından da son derece kritik öneme sahiptir.
Hastaya Karşı Sorumluluk: Müteselsil Sorumluluk İlkesi
Tıbbi müdahale sonrasında bir zarar meydana gelmesi durumunda, hastanın uğradığı mağduriyetin giderilmesi hukukun birincil amacıdır. Hekimin hastanede SMM ile çalışıyor olması, hastanenin hastaya karşı olan sorumluluğunu hiçbir şekilde ortadan kaldırmaz. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere, özel hastane ile hasta arasında kurulan ilişki hukuken bir “hastaneye kabul sözleşmesi” niteliğindedir. Bu sözleşme kapsamında hastane, sadece tıbbi cihaz ve mekan sağlamakla kalmayıp, hastanın tedavisinin eksiksiz, güvenli ve tıbbi standartlara uygun şekilde yapılmasını taahhüt eder.
Bu doğrultuda, hastanın tedavi sürecinde uğradığı zararlardan dolayı hekim ile özel hastane, hastaya karşı müteselsil (zincirleme) olarak sorumludur. Hasta, uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini için dilerse sadece hekime, dilerse sadece hastaneye, dilerse de her ikisine birden dava açma hakkına sahiptir. Hastanenin “Hekim bizim bordrolu çalışanımız değildir, bağımsız çalışmaktadır” şeklindeki savunması, tüketici hukuku ve borçlar hukuku ilkeleri gereğince hastaya karşı geçerli bir savunma olarak kabul edilmez.
Hukuki Dayanaklar: Borçlar Kanunu ve Özen Borcu
SMM ile çalışan hekim ile hastane arasındaki bu ortak sorumluluk, Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve tüketici mevzuatı hükümlerine dayanmaktadır:
- Yardımcı Kişilerin Fiillerinden Sorumluluk (TBK m. 116): Hastane, borcun ifasını veya bir hakkın kullanımını, kendi işletmesinde çalışan veya dışarıdan hizmetinden yararlandığı kişilere bırakmışsa, bu kişilerin işi yürüterek verdikleri zararları gidermekle yükümlüdür.
- Haksız Fiil Sorumluluğu (TBK m. 49): Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Malpraktis iddiasında hekimin kişisel ve mesleki kusuru bu madde kapsamında doğrudan sorumluluk doğurur.
- Vekalet Sözleşmesi ve Özen Borcu (TBK m. 506): Hekim, tıbbi müdahaleyi gerçekleştirirken mesleki kurallara, tıp bilminin güncel verilerine ve tıbbi standartlara uygun şekilde, azami özen göstermekle yükümlüdür.
Hastane ile Hekim Arasındaki İç İlişki ve Rücu Hakkı
Hastanın zararının tazmin edilmesi aşamasında hastane ve hekim dış dünyaya (hastaya ve yakınlarına) karşı birlikte sorumlu olsa da, kendi aralarındaki mali paylaşım aralarında akdettikleri Hizmet Alım Sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir. Eğer mahkeme kararı neticesinde tazminatın tamamı hastane tarafından ödenmişse, hastane ödediği bu tutarı kusuru oranında hekime rücu edebilir.
Aynı durum, tazminatı ödeyen hekimin hastanenin organizasyon kusuruna (örneğin bozuk cihazlar, yetersiz sterilizasyon, yardımcı personelin eğitimsizliği veya nöbetçi doktor eksikliği) dayanarak hastaneye rücu etmesi için de geçerlidir. Yargıtay kararlarında, rücu davalarında tarafların kusur oranlarının adli tıp ve bilirkişi heyetleri vasıtasıyla titizlikle belirlenmesi gerektiği ifade edilmektedir.
Hekimler ve Hastaneler İçin Hukuki Tavsiyeler
SMM ile çalışma modelinde ileride yaşanabilecek hukuki ve mali uyuşmazlıkların önüne geçebilmek adına şu hususlara dikkat edilmelidir:
- Ayrıntılı Sözleşme Hazırlanması: Hekim ile hastane arasında imzalanacak çerçeve sözleşmesinde rücu şartları, sorumluluk limitleri ve olası bir malpraktis davasında tarafların üstleneceği yükümlülükler net bir şekilde kararlaştırılmalıdır.
- Zorunlu Mesleki Sorumluluk Sigortası: Hekimlerin, SMM ile bağımsız çalışsalar dahi mevzuat gereği Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nı eksiksiz yaptırmaları ve poliçe limitlerini güncel tutmaları yasal bir zorunluluktur.
- Aydınlatılmış Onam Süreci: Hastaya uygulanacak tedavinin riskleri ve içeriği konusunda hastanenin ve hekimin ortaklaşa hazırladığı, mevzuata uygun aydınlatılmış onam formlarının eksiksiz ve usulüne uygun şekilde alınması ispat hukuku açısından hayati önem taşır.
Özetle; Serbest Meslek Makbuzu ile çalışan hekimlerin varlığı, hastanelerin sorumluluktan kurtulmasını sağlamaz. Yasalar ve yerleşik yargı kararları, hastanın korunması amacıyla her iki tarafı da müteselsilen sorumlu tutmaktadır. Taraflar arasındaki asıl kusur dağılımı ise kendi aralarındaki rücu ilişkisi kapsamında çözüme kavuşturulmaktadır.

Anahtar Kelime : hekim hastane sorumluluk

