Malpraktis Davalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Malpraktis davası ve tazminat ödemesi destekten yoksun kalma

Tıbbi uygulama hataları, bilinen adıyla malpraktis, sağlık hizmeti sunumu sırasında tıp biliminin standartlarına aykırı, kusurlu eylemleri ifade eder. Bu hataların en ağır sonucu şüphesiz hastanın hayatını kaybetmesidir. Bir hastanın tıbbi ihmal veya hata nedeniyle vefat etmesi durumunda, geride kalan yakınlarının maddi ve manevi olarak telafisi güç zararlar yaşaması kaçınılmazdır. Hukuk sistemimiz, vefat eden kişinin maddi desteğinden mahrum kalan yakınlarını korumak amacıyla destekten yoksun kalma tazminatı kurumunu düzenlemiştir. Bu yazıda, malpraktis davalarında destekten yoksun kalma tazminatının hukuki niteliğini, şartlarını ve hesaplama yöntemlerini ele alacağız.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?

Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin ölümü nedeniyle onun yaşarken sağladığı veya gelecekte sağlaması kesin gözüyle bakılan maddi destekten mahrum kalan kişilerin uğradığı zararın giderilmesini amaçlayan bir maddi tazminat türüdür. Bu tazminat, mirasçılara doğrudan ölen kişiden geçen bir hak değil; ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin şahsında doğrudan doğan bağımsız bir haktır. Dolayısıyla, reddi miras yapmış olan yakınlar dahi bu tazminatı talep etme hakkına sahiptir.

Malpraktis Vakalarında Hukuki Dayanak ve Şartlar

Malpraktis kaynaklı ölümlerde destekten yoksun kalma tazminatının temel yasal dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 53. maddesidir. İlgili kanun maddesinin üçüncü fıkrasında açıkça belirtildiği üzere, ölüm halinde uğranılan zararlar arasında “ölenden yoksun kalanların bu sebeple uğradıkları kayıplar” da yer almaktadır. Tazminata hükmedilebilmesi için şu temel şartların bir arada bulunması gerekir:

  • Kusurlu Tıbbi Müdahale: Hekim veya sağlık kuruluşunun tıp biliminin kabul ettiği standartlara aykırı bir eylem, ihmal veya tedbirsizlik göstermiş olması gerekir.
  • Ölüm Olayı: Hastanın müdahale sonucunda veya müdahalenin dolaylı etkisiyle hayatını kaybetmiş olması şarttır.
  • Nedensellik Bağı: Gerçekleştirilen hatalı tıbbi işlem ile ölüm olayı arasında uygun illiyet (nedensellik) bağı bulunmalıdır.
  • Desteğin Varlığı: Ölen kişinin sağlığında davacılara maddi bir destek sağlıyor olması veya gelecekte sağlama ihtimalinin bulunması gerekir.

Kimler Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Talep Edebilir?

Bu tazminatı talep edebilmek için ölenin yasal mirasçısı olmak şart değildir. Önemli olan, ölen kişinin sağlığında davacıya fiilen ve düzenli olarak destek olması ya da gelecekte destek olacağının karine olarak kabul edilmesidir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, destek ilişkisi sadece parasal yardımları değil, hizmet ve bakım şeklindeki destekleri de kapsar. Bu doğrultuda destek tazminatı talep edebilecek kişiler şunlardır:

  • Ölenin eşi ve çocukları (Eş ve çocukların destek niteliği yasa gereği karine olarak kabul edilir).
  • Ölenin anne ve babası.
  • Ölenin sağlığında kendisinden düzenli olarak maddi veya fiili destek aldığını ispat edebilen diğer akrabalar veya üçüncü kişiler.

Tazminat Miktarı Nasıl Hesaplanır?

Tazminat miktarının belirlenmesi oldukça teknik ve uzmanlık gerektiren bir süreçtir. Hesaplama yapılırken Yargıtay ilke kararları doğrultusunda belirlenen aktüerya kriterleri esas alınır. Hesaplamada dikkate alınan başlıca unsurlar şunlardır:

  • Ölenin ve Destek Alacak Kişilerin Yaşam Süresi: Türkiye’deki resmi yaşam tabloları (TRH 2010 gibi) esas alınarak tarafların muhtemel yaşam süreleri belirlenir.
  • Ölenin Gelir Durumu: Ölen kişinin vefat tarihindeki gerçek geliri ve gelecekte elde etmesi muhtemel kazançları hesaplanır. Eğer kişi çalışmıyorsa (örneğin ev hanımı veya çocuk ise) asgari ücret üzerinden değerlendirme yapılır.
  • Destek Payları: Ölenin gelirinden kendisine ayıracağı pay (yaşamsal giderleri) düşüldükten sonra kalan miktar, destek alanlar arasında paylaştırılır.

Davanın Açılacağı Görevli Mahkeme

Malpraktis davasında destekten yoksun kalma tazminatının talep edileceği mahkeme, tıbbi müdahalenin yapıldığı sağlık kuruluşunun hukuki statüsüne göre değişiklik gösterir:

  • Kamu Hastaneleri ve Üniversite Hastaneleri: İdari nitelikteki bu kurumlarda meydana gelen hizmet kusurları nedeniyle idare mahkemelerinde “Tam Yargı Davası” açılmalıdır. Davadan önce idareye başvuru şartı mevcuttur.
  • Özel Hastaneler ve Muayenehaneler: Özel hukuk hükümlerine tabi olan bu yerlerdeki uyuşmazlıklar için tüketici mahkemeleri görevlidir. Davadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması yasal zorunluluktur.

Sonuç

Tıbbi malpraktis sonucu meydana gelen vefatlar, aileler için hem duygusal hem de ekonomik yıkımlara yol açar. Destekten yoksun kalma tazminatı, bu zorlu süreçte geride kalanların geleceğini güvence altına almayı hedefler. Davanın karmaşık hukuki yapısı, aktüeryal hesaplamaların hassasiyeti ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporlarının önemi göz önüne alındığında, sürecin uzman bir sağlık hukuku avukatı eşliğinde yürütülmesi hak kayıplarının önüne geçecektir.

Malpraktis davası ve tazminat ödemesi
Anahtar Kelime : destekten yoksun kalma

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız