Tıbbi uygulama hataları (malpraktis), hastanın sağlığında geri dönülmesi zor veya imkansız hasarlar bırakabilmektedir. Bu tür durumlarda, zarar gören hastaların maddi ve manevi zararlarının tazmin edilmesi anayasal ve yasal bir haktır. Malpraktis davalarında en sık karşılaşılan soru işaretlerinden biri de sadece geçmişte yapılan harcamaların mı, yoksa gelecekte yapılması gerekecek tedavi masraflarının da tazminat olarak talep edilip edilemeyeceğidir.
Hukuki Dayanak: Türk Borçlar Kanunu ve Bedensel Zararlar
Türk hukuk sisteminde, malpraktis nedeniyle ortaya çıkan bedensel zararların tazmini esas olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık hükümlerine dayanmaktadır. Kanun’un 54. maddesinde bedensel zararlar kapsamlı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile iktisadi geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar maddi tazminat kapsamında talep edilebilmektedir.
Kanunda geçen “tedavi giderleri” ifadesi yalnızca dava tarihine kadar yapılmış olan fiili harcamaları kapsamaz. Hastanın malpraktis öncesindeki sağlık durumuna kavuşabilmesi ya da mevcut durumunun daha da kötüleşmesini önlemek amacıyla gelecekte yapılması zorunlu olan tıbbi müdahalelerin maliyeti de bu kapsamda değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, henüz yapılmamış olan ancak gelecekte yapılması kaçınılmaz olan harcamalar da hukuken tazmin edilebilir zarar niteliğindedir.
Gelecekteki Tedavi Giderleri Neleri Kapsar?
Malpraktis sonucunda hastanın ömür boyu veya belirli bir süre boyunca tıbbi desteğe ihtiyaç duyması söz konusu olabilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere, gelecekteki tedavi giderleri kapsamında şu kalemler talep edilebilmektedir:
- Rutin Kontroller ve İlaç Giderleri: Hastalığın seyrini izlemek için yapılması gereken periyodik doktor muayeneleri, tahliller ve sürekli kullanılması gereken ilaçlar.
- Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon: Kas-iskelet sistemi veya nörolojik hasarların giderilmesi amacıyla uzun vadeli rehabilitasyon süreçleri.
- Gelecekteki Ameliyatlar ve Protez Değişimleri: İlerleyen süreçte yapılması zorunlu olan revizyon ameliyatları, takılan protez veya tıbbi cihazların belirli aralıklarla yenilenmesi masrafları.
- Bakıcı Giderleri: Hastanın kendi bakımını tek başına gerçekleştiremeyecek durumda olması halinde, profesyonel veya aile içi bakıcı desteğinin maliyeti.
Gelecekteki Tedavi Giderlerinin İspatı ve Bilirkişi Raporları
Hukuk yargılamasında iddia edilen her zararın somut delillerle ispatlanması esastır. Gelecekteki tedavi giderlerinin talep edilebilmesi için bu tedavilerin tıbben zorunlu olduğunun ve malpraktis eylemiyle doğrudan illiyet (nedensellik) bağı bulunduğunun kanıtlanması gerekir. Yani, yapılması planlanan tedavinin hekimin hatasından kaynaklanan hasarı gidermeye yönelik olması şarttır.
Bu ispat süreci genellikle şu aşamalardan oluşur:
- Heyet Raporu: Adli Tıp Kurumu, üniversite hastaneleri veya Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastanelerinden alınacak kurul raporları ile hastanın gelecekte ihtiyaç duyacağı tedaviler, ameliyatlar ve bunların sıklığı net bir şekilde tespit edilir.
- Aktüerya Hesabı: Mahkeme, tıp uzmanlarından alınan rapor doğrultusunda, gelecekteki olası tedavi masraflarının güncel ekonomik veriler ışığında hesaplanması için dosyayı bir aktüerya (hesap bilirkişisi) uzmanına gönderir. Bu hesaplamada hastanın muhtemel yaşam süresi (bakiye ömür) ve enflasyon gibi değişkenler de dikkate alınır.
Yargıtay İçtihatları Işığında Gelecekteki Giderler
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, gelecekte yapılması kesin veya yüksek olasılıklı olan tedavi giderlerinin, henüz gerçekleşmemiş olsa dahi maddi tazminat davalarında hüküm altına alınması gerektiği açıkça vurgulanmaktadır. Yüksek mahkeme, hastanın bu giderleri henüz cebinden ödememiş olmasını tazminat talebine bir engel olarak görmemektedir. Önemli olan husus, bu giderlerin gelecekte yapılmasının tıbbi bir zorunluluk olduğunun uzman raporlarıyla kesinleştirilmesidir. Bu yaklaşım, zarar görenin malvarlığında gelecekte meydana gelecek eksilmeyi önceden güvence altına almayı amaçlamaktadır.
Sonuç
Malpraktis davaları, hem hastalar hem de hekimler açısından son derece hassas ve karmaşık süreçlerdir. Hatalı tıbbi uygulama nedeniyle gelecekte oluşacak tedavi yükünün hastanın üzerinde kalmaması adına, Türk Borçlar Kanunu kapsamında gelecekteki tedavi giderlerinin talep edilmesi hayati bir öneme sahiptir. Hak kayıplarının önüne geçilmesi ve sürecin hukuka uygun yönetilmesi için alanında uzman bir sağlık hukuku avukatından destek alınması tavsiye edilir.

Anahtar Kelime : gelecekteki tedavi giderleri

