Modern tıp ve sağlık hukukunun en temel direklerinden biri olan “aydınlatılmış onam” (bilgilendirilmiş rıza), tıbbi müdahalelerin hukuka uygunluğunu belirleyen en kritik unsurdur. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan kişinin vücut bütünlüğü hakkı, hastanın rızası olmaksızın tıbbi müdahalede bulunulmasını yasaklar. Ancak bu rızanın hukuken geçerli olabilmesi için hastanın, kendisine uygulanacak tedavi hakkında tam ve doğru bir şekilde bilgilendirilmesi gerekir. Bu kapsamda en çok merak edilen sorulardan biri de hekimin alternatif tedavi yöntemlerini hastaya açıklamak zorunda olup olmadığıdır. Bu sorunun hukuki cevabı net bir şekilde evettir; alternatif tedavilerin hastaya açıklanması yasal bir zorunluluktur.
Yasal Mevzuata Göre Alternatif Tedavileri Açıklama Yükümlülüğü
Türk sağlık hukukunda aydınlatma yükümlülüğü ve bunun kapsamı son derece açık kurallarla düzenlenmiştir. Alternatif tedavilerin açıklanmasının hukuki dayanakları şunlardır:
- Hasta Hakları Yönetmeliği (Madde 15): Yönetmeliğin ilgili maddesinde bilgilendirmenin kapsamı açıkça çizilmiştir. Buna göre hastaya; hastalığın seyri, uygulanacak müdahalenin riskleri ve başarı şansının yanı sıra, “diğer tanı ve tedavi seçenekleri ile bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler” hakkında da detaylı bilgi verilmesi zorunludur.
- Türk Borçlar Kanunu (Özen Borcu): Hekim ile hasta arasındaki ilişki hukuken genellikle bir vekalet sözleşmesi niteliğindedir. Türk Borçlar Kanunu uyarınca hekim, hastasına karşı yüksek bir özen borcu altındadır. Hekimin özen borcu, hastayı mevcut tüm bilimsel tedavi alternatifleri hakkında aydınlatmasını ve seçimi hastaya bırakmasını gerektirir.
- Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi: Hekimlerin mesleki etik ve yükümlülüklerini düzenleyen bu mevzuat uyarınca da hastanın kendi sağlığı hakkında serbestçe karar verebilmesi için mevcut seçeneklerin kendisine sunulması şarttır.
“Alternatif Tedavi” ile Kast edilen Nedir?
Sağlık hukukunda alternatif tedaviler kavramı, bilimsel dayanağı olmayan veya tıp dışı yöntemleri ifade etmez. Burada kastedilen, tıp biliminin kabul ettiği, hastanın durumuna uygun birden fazla bilimsel tedavi seçeneğidir. Örneğin;
- Bir kistin cerrahi operasyonla alınması mümkünken, aynı zamanda ilaç tedavisiyle de takip edilmesi ihtimali varsa,
- Bir ortopedik rahatsızlıkta doğrudan ameliyat önerilirken, fizik tedavi veya enjeksiyon yöntemleri de birer seçenekse,
- Kanser tedavisinde cerrahi müdahale, kemoterapi ve radyoterapi gibi farklı tedavi kombinasyonları mevcutsa,
hekim, bu yolların tamamını, başarı oranlarını ve olası yan etkilerini hastaya anlatmalıdır. Hekim, kendi tecrübesine dayanarak bu seçeneklerden birini en uygun yol olarak önerebilir; ancak diğer seçenekleri tamamen gizleyerek hastayı tek bir yola mecbur bırakamaz.
Yargıtay Kararları ve İspat Külfeti
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, hastanın yeterince aydınlatıldığı ve alternatif tedavi yöntemlerinin kendisine anlatıldığı konusundaki ispat yükü hekime ve sağlık kuruluşuna aittir.
Uygulamada sıklıkla yapılan en büyük hata, hastaya imzalattırılan genel geçer, maktu onam formlarıdır. Yargıtay, üzerinde sadece “Oluşilecek tüm riskleri ve tedavileri kabul ediyorum” yazılı olan matbu formları hukuken geçersiz kabul etmektedir. Onam formunun, hastanın durumuna özel hazırlanması ve alternatif tedavi yollarının anlatıldığını açıkça içermesi gerekmektedir. Eğer hastaya alternatif seçenekler sunulmadan doğrudan bir tedavi uygulanırsa ve bu işlem kusursuzca tamamlansa dahi, hastanın “kendi kaderini tayin etme hakkı” ihlal edildiği için sağlık kuruluşu ve hekim aleyhine maddi ve manevi tazminat sorumluluğu doğabilecektir.
Hekimler ve Hastalar İçin Öneriler
Sağlık hukukunda uyuşmazlıkların önüne geçmek adına tarafların şu hususlara dikkat etmesi gerekir:
Hekimler İçin:
- Tıbbi müdahale öncesinde hastayla yapılan görüşmede alternatif yöntemler anlatılmalı ve bu durum onam formunda detaylandırılmalıdır.
- Hastanın alternatif bir tedaviyi tercih etmesi veya önerilen tedaviyi reddetmesi durumunda bu durum “tedaviyi ret formu” ile kayıt altına alınmalıdır.
Hastalar İçin:
- Tanı konulduktan sonra hekiminize mutlaka “Bu hastalığın başka bir tedavi yöntemi var mı?” gibi soruları yöneltmekten çekinmeyin.
- İmzalayacağınız onam formlarında alternatif tedavi yollarının ve risklerinin yazılı olduğundan emin olun.
Sonul olarak; alternatif tedavilerin hastaya açıklanması tıbbi bir lütuf veya hekimin inisiyatifinde olan bir tercih değil; anayasal haklardan beslenen, kanun ve yönetmeliklerle sınırları çizilmiş hukuki bir zorunluluktur.

Anahtar Kelime : alternatif tedaviler bilgilendirme

