Sağlık hizmeti sunumu sırasında hekimin veya sağlık kuruluşunun standart uygulamadan sapması, bilgi veya beceri eksikliği göstermesi sonucu hastanın zarar görmesi “tıbbi uygulama hatası” yani “malpraktis” olarak tanımlanır. Bu gibi durumlarda, hastanın uğradığı zararın tespiti ve tazmini için açılacak davalarda bağımsız uzman raporları (bilirkişi raporları) kritik bir rol oynar. Bu yazıda, malpraktis iddialarında bağımsız uzman raporunun şartları, delil niteliği, zamanaşımı süreleri ve talep edilebilecek tazminat türleri hem hastalar hem de hekimler için anlaşılır bir dille ele alınacaktır.
Malpraktis İddiasının Şartları ve Uzman Raporunun Önemi
Bir tıbbi müdahalenin malpraktis olarak kabul edilebilmesi için bazı temel şartların bir arada bulunması gerekir. Bunlar; standart tıbbi uygulamaya aykırı bir fiil, hekimin veya sağlık kuruluşunun kusuru, hastanın bir zarara uğraması ve bu zarar ile hekimin kusurlu eylemi arasında nedensellik (illiyet) bağının bulunmasıdır. İşte bu noktada, tıbbi detayların ve standartların mahkeme tarafından bilinmesi mümkün olmadığından, uzman bilirkişi raporlarına başvurulur.
Bağımsız uzman raporu, davanın konusuna göre ilgili tıp alanında uzman bir veya birden fazla hekim tarafından hazırlanır. Bu rapor, yapılan tıbbi müdahalenin tıp biliminin genel kabul görmüş kural ve standartlarına uygun olup olmadığını, hekimin özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini ve ortaya çıkan zararın bu hatalı uygulamadan kaynaklanıp kaynaklanmadığını objektif bir şekilde değerlendirir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, mahkemeler karar verirken bu raporları dikkate almakla birlikte, raporlar arasındaki çelişkileri gidermek ve denetime elverişli, gerekçeli bir rapor temin etmekle yükümlüdür.
Malpraktis Davalarında Deliller
Malpraktis iddialarının ispatı için çeşitli delillere başvurulur. Uzman raporu en önemli delillerden biri olsa da tek başına yeterli olmayabilir. Davada kullanılabilecek diğer başlıca deliller şunlardır:
- Hasta Dosyası ve Tıbbi Kayıtlar: Hastanın tedavi sürecine ilişkin tüm kayıtlar, tahlil sonuçları, röntgen ve diğer görüntüleme raporları, ameliyat notları gibi belgeler davanın temelini oluşturur.
- Aydınlatılmış Onam Formları: Hastaya planlanan tedavi, riskleri ve alternatifleri hakkında yeterli bilgi verilip verilmediğini ve hastanın rızasının usulüne uygun alınıp alınmadığını gösteren belgelerdir.
- Tanık Beyanları: Varsa, tedavi sürecine şahit olan diğer sağlık personeli veya hasta yakınlarının ifadeleri de delil olarak kullanılabilir.
- Uzman Mütalaası (Taraf Bilirkişisi): Davanın tarafları, mahkemenin atadığı bilirkişi dışında, kendi seçecekleri bir uzmandan da bilimsel bir görüş alarak mahkemeye sunabilirler. Bu rapor da bir delil olarak değerlendirilir.
Zamanaşımı Süreleri
Malpraktis nedeniyle tazminat davası açma hakkı, kanunda belirtilen sürelerle sınırlıdır. Bu süreler, davanın hukuki dayanağına göre değişiklik gösterir:
- Haksız Fiil Sorumluluğu: Hasta ile hekim arasında sözleşmesel bir ilişki yoksa, genel olarak haksız fiil hükümlerine başvurulur. Bu durumda zamanaşımı, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıldır.
- Sözleşmeden Doğan Sorumluluk: Özel hastanelerde veya muayenehanelerde yapılan tedaviler genellikle vekalet veya eser sözleşmesi olarak kabul edilir. Bu tür sözleşmelere dayanan davalarda zamanaşımı süresi 5 yıldır.
- Ceza Zamanaşımı: Eğer tıbbi uygulama hatası aynı zamanda Türk Ceza Kanunu’na göre suç teşkil eden bir eylem ise (örneğin taksirle yaralama), ceza kanununda öngörülen daha uzun dava zamanaşımı süreleri uygulanır.
- İdarenin Sorumluluğu: Kamu hastanelerinde yaşanan malpraktis iddialarında ise devlete karşı idare mahkemesinde dava açılır. Bu davalarda, zararın öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde ilgili idareye başvurulması ve ardından dava açılması gerekir.
Tazminat Türleri
Tıbbi uygulama hatası sonucu zarar gören hasta veya hastanın vefatı halinde yakınları, uğradıkları zararların giderilmesi için maddi ve manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir.
Maddi Tazminat
Maddi tazminat, malpraktis nedeniyle ortaya çıkan ve parayla ölçülebilen zararları kapsar. Bunlar başlıca:
- Tedavi Giderleri: Hatalı tedavi sonrası yapılması gereken ek tedavi, ilaç, hastane ve rehabilitasyon masrafları.
- Çalışma Gücü Kaybından Doğan Zararlar: Hastanın kalıcı veya geçici olarak çalışma gücünü kaybetmesi nedeniyle uğradığı gelir kaybı.
- Ekonomik Geleceğin Sarsılmasından Doğan Kayıplar: Hastanın mesleki kariyerinde veya ekonomik durumunda meydana gelen olumsuz etkiler.
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Hastanın vefatı halinde, onun desteğiyle geçinen kişilerin (eş, çocuk, anne-baba vb.) bu destekten mahrum kalmaları nedeniyle talep edebilecekleri tazminattır.
Manevi Tazminat
Manevi tazminat, tıbbi uygulama hatası nedeniyle hastanın veya yakınlarının yaşadığı elem, keder, üzüntü ve psikolojik çöküntü gibi manevi zararların bir nebze de olsa hafifletilmesi amacıyla talep edilir. Manevi tazminatın miktarı, olayın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu gibi faktörler göz önünde bulundurularak hakim tarafından takdir edilir.
“`

Anahtar Kelime : malpraktis

