Hekimlerin Malpraktis Riskini Azaltmak İçin Uygulayabileceği 10 Hukuki Önlem

Doktor yasal önlemler malpraktis riski malpraktis riskini azaltmak

Tıbbi uygulama hatası olarak tanımlanan malpraktis, modern tıp pratiğinde hekimler ile hastalar arasındaki hukuki uyuşmazlıkların temelini oluşturmaktadır. Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde hekimin sorumluluğu, esasen hukuki niteliği itibarıyla bir özen borcuna dayanmaktadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da sıklıkla vurgulandığı üzere, hekimlerin tıbbi müdahalelerde bulunurken en hafif kusurlarından dahi sorumlu tutulması, proaktif bir hukuki risk yönetimini zorunlu kılmaktadır. Hekimlerin tıbbi müdahaleler esnasında hukuki açıdan en sık karşılaştığı risk alanları şunlardır:

  • Teşhis ve tedavi aşamasındaki operasyonel hatalar,
  • Eksik veya usulüne aykırı aydınlatılmış onam süreçleri,
  • Organizasyon, koordinasyon ve sevk kusurları.

Bu riskleri asgari düzeye indirmek ve olası bir davada haklılığı hukuki delillerle kanıtlayabilmek için hekimlerin alabileceği temel önlemleri 10 maddede derledik.

Hekimlerin Malpraktis Riskini Azaltacak 10 Hukuki Önlem

1. Aydınlatılmış Onam Sürecini Hukuka Uygun Yönetmek

Hasta Hakları Yönetmeliği ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca, hastaya uygulanacak tedavinin tüm riskleri, alternatifleri ve olası sonuçları detaylıca anlatılmalıdır. Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, aydınlatılmış onam sadece matbu bir form imzalatmak değildir; hastanın bu bilgileri anlayabileceği bir dille ve özgür iradesiyle kabul ettiğini kanıtlayan bir süreç yönetimidir.

2. Tıbbi Kayıtları Kusursuz ve Kronolojik Tutmak

Hukuk yargılamasında en önemli ispat aracı yazılı delillerdir. Hekimin hastaya uyguladığı her türlü teşhis, tedavi adımı, ilaç dozajı ve gözlem notları eksiksiz, silintisiz ve kronolojik olarak kayıt altına alınmalıdır. Eksik tutulan her tıbbi kayıt, yargılama aşamasında hekimin aleyhine bir kusur karinesi oluşturabilmektedir.

3. Komplikasyon ile Malpraktis Ayrımını Netleştirmek

Tıbbın doğasında var olan ve her türlü özene rağmen önlenemeyen riskler “komplikasyon” olarak kabul edilir. Ancak bir komplikasyonun malpraktise dönüşmemesi için, hekimin bu durumu zamanında fark edip gerekli tıbbi müdahaleyi (komplikasyon yönetimi) gerçekleştirdiğini resmi kayıtlarda ispatlaması gerekir.

4. Tıbbi Endikasyon Sınırlarına Kesinlikle Bağlı Kalmak

Yapılan her tıbbi müdahalenin hukuka uygun olabilmesi için öncelikle tıbbi bir gereklilik (endikasyon) bulunmalıdır. Endikasyon dışı yapılan uygulamalarda hekimin sorumluluğu ve özen borcu çok daha ağır değerlendirilmektedir. Özellikle estetik amaçlı girişimlerde bu sınır titizlikle korunmalıdır.

5. Konsültasyon Süreçlerini Hukuki Çerçevede Yürütmek

Farklı uzmanlık alanlarını ilgilendiren durumlarda, diğer hekimlerden resmi olarak konsültasyon istenmelidir. Konsültasyon talebi, gelen yanıt ve önerilen tedavi protokolü eksiksiz şekilde dosyalanmalıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, gerekli durumlarda konsültasyon istenmemesi doğrudan bir kusur nedeni sayılabilmektedir.

6. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) Uyum Sağlamak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca, hastaların sağlık verileri özel nitelikli kişisel veri kapsamındadır. Hekimler, hasta mahremiyeti ilkesi gereği verilerin hukuka aykırı şekilde üçüncü kişilerle paylaşılmasını önlemek amacıyla teknik ve idari tedbirleri eksiksiz almalıdır.

7. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını İhmal Etmemek

Resmi Gazete’de yayımlanan mevzuat hükümleri uyarınca, serbest veya kamu fark etmeksizin tüm hekimlerin tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırması mecburidir. Poliçe limitlerinin ve kapsamının güncel hukuki riskleri karşılayacak düzeyde olmasına özen gösterilmelidir.

8. Tıbbi Deontoloji ve Meslek Etiği Kurallarına Uymak

Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ve ilgili meslek örgütlerinin etik ilkelerine sadık kalmak, olası bir yargılamada hekimin “iyi niyetli ve meslek kurallarına bağlı” davrandığının en önemli kanıtlarından biridir. Meslek etiğine aykırı her davranış, idari ve hukuki sorumluluğu artırır.

9. Sevk Zincirini ve Sevk Koşullarını Doğru İşletmek

Hekimin kendi uzmanlık alanını aşan veya görev yaptığı sağlık kuruluşunun donanım yetersizliği sebebiyle hastaya müdahale edemediği durumlarda, hastanın uygun koşullarda sevk edilmesi yasal bir zorunluluktur. Zamanında ve usulüne uygun yapılmayan sevkler, doğrudan tazminat sorumluluğu doğurmaktadır.

10. Güncel Tıbbi Kılavuzları ve Bilimsel Gelişmeleri Takip Etmek

Tıbbi uygulamaların bilimsel standartlara (lex artis) uygun olması yasal bir zorunluluktur. Hekimler, güncelliğini yitirmiş tedavi yöntemlerini uygulamaktan kaçınmalı; Sağlık Bakanlığı yönergeleri ile uluslararası rehberleri temel alarak tedavilerini şekillendirmelidir.

Sonuç ve Değerlendirme

Hekimlerin mesleki faaliyetlerinde karşılaşabileceği hukuki riskleri en aza indirmesi, tıbbi standartlara harfiyen uymak ve her adımı hukuka uygun şekilde belgelemekle mümkündür. Türk hukuku kapsamında yürütülen malpraktis davalarında haklılığı kanıtlamanın yegane yolu, iddiaların aksini ispatlayabilecek güçteki hukuki ve tıbbi dayanaklara sahip olmaktır.

Doktor yasal önlemler malpraktis riski
Anahtar Kelime : malpraktis riskini azaltmak

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız