Sağlık hukukunda en sık karşılaşılan ve hukuki uyuşmazlıklara en çok konu olan kavramlardan biri “aydınlatılmış onam”dır. Tıbbi müdahalenin hukuka uygunluğunun temel şartı olan onam, hastanın kendisine uygulanacak tedavi hakkında tam, doğru ve anlaşılır bir şekilde bilgilendirilmesi esasına dayanır. Ancak klinik uygulamalarda zaman darlığı, iş yoğunluğu ve personel eksikliği gibi sebeplerle bu onamın hekim yerine hemşireler veya diğer yardımcı sağlık personeli tarafından alındığı sıklıkla görülmektedir. Peki, hukuken hemşire hastadan tıbbi müdahale onamı alabilir mi? Bu sorunun yanıtı, hem sağlık çalışanlarının hukuki güvenliği hem de hasta haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
Aydınlatılmış Onam Yükümlülüğü Kime Aittir?
Türk hukuk sisteminde aydınlatılmış onam alma yükümlülüğü, doğrudan tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek olan hekime aittir. Bu durum, anayasal düzeyde vücut bütünlüğünün korunması hakkı ile doğrudan ilişkilidir. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hasta Hakları Yönetmeliği hükümleri, hastanın bilgilendirilmesi ve rızasının alınması sürecinin müdahaleyi yapacak hekim tarafından bizzat yürütülmesi gerektiğini açıkça düzenlemektedir. Hekim; hastanın teşhisini, uygulanacak tedavinin risklerini, alternatif tedavi yöntemlerini, başarı şansını ve tedavinin reddedilmesi halinde oluşabilecek sonuçları hastanın anlayacağı bir dille açıklamakla yükümlüdür.
Hekimin Aydınlatma Borcunun Şahsiliği İlkesi
Türk Borçlar Kanunu’nun sözleşmeye aykırılık ve haksız fiil hükümleri çerçevesinde, hekim ile hasta arasındaki ilişki hukuki bir güven ilişkisine dayanır. Hekimin aydınlatma yükümlülüğü, bu güven ilişkisinin ve özen borcunun en temel unsurudur. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da istikrarlı bir şekilde ifade edildiği üzere, aydınlatma borcu “bizzat yerine getirilmesi gereken şahsi bir borçtur”. Hekim, tıbbi müdahaleyi bizzat gerçekleştireceği için, bu müdahalenin olası risklerini ve komplikasyonlarını hastaya en iyi şekilde aktarabilecek tek kişidir. Dolayısıyla, bu borcun bir hemşireye veya başka bir yardımcı personele devredilmesi, hukuken borcun gereği gibi ifa edilmediği anlamına gelir.
Hemşirenin Onam Sürecindeki Rolü ve Sınırları
Hemşirelik Kanunu ve ilgili Hemşirelik Yönetmeliği çerçevesinde hemşirelerin görev, yetki ve sorumlulukları net bir şekilde belirlenmiştir. Hemşireler, kendi bağımsız yetki alanlarında bulunan ve bizzat uygulayacakları hemşirelik bakımı ve uygulamaları (örneğin; damar yolu açılması, pansuman yapılması, kateter bakımı gibi işlemler) için hastayı bilgilendirerek onam alabilirler.
Hemşirelik Yönetmeliği ve Yetki Sınırları
Hemşire, yapacağı her türlü hemşirelik girişiminde hastayı bilgilendirmekle ve rızasını almakla yükümlüdür. Ancak bu rıza, hekimin karar verdiği tıbbi tedaviye veya cerrahi operasyona yönelik genel bir “tıbbi müdahale onamı” yerine geçemez. Bir ameliyat, invaziv girişim veya ciddi yan etkileri olabilecek bir ilaç tedavisi öncesinde hastanın aydınlatılması ve onam formunun imzalatılması sürecinin hemşireye devredilmesi hukuken geçersizdir. Hemşirenin buradaki rolü, hekim tarafından onamı alınmış olan tedavinin uygulama aşamasındaki teknik süreçleri takip etmek ve bilgilendirme formunun arşivlenmesi gibi idari işlemleri koordine etmekle sınırlıdır.
Hukuki Açıdan “Geçersiz Onam” Riski
Yargıtay’ın yerleşik içtihat prensiplerine göre, müdahaleyi gerçekleştirecek hekim dışındaki yardımcı sağlık personeli veya idari personel tarafından alınan onamlar hukuken geçersiz kabul edilmektedir. Hekim, “Onam formunu hemşire imzalattı, hastanın rızası vardı” savunmasıyla hukuki sorumluluktan kurtulamaz.
Geçersiz onam ile gerçekleştirilen tıbbi müdahaleler, müdahale tıp bilimine tamamen uygun (lege artis) yapılmış olsa bile, hastanın rızası hukuken sakatlandığı için “haksız fiil” veya “sözleşmeye aykırılık” teşkil eder. Bu durum, hekim ve ilgili sağlık kuruluşu açısından ciddi maddi ve manevi tazminat sorumluluklarına yol açabilir.
Sonuç ve Sağlık Profesyonellerine Tavsiyeler
Özetle, hemşirelerin sadece kendi bağımsız yetki alanlarındaki hemşirelik girişimleri için onam alma yetkisi bulunmaktadır. Hekim tarafından gerçekleştirilecek her türlü tıbbi ve cerrahi müdahalede ise aydınlatma ve onam alma yükümlülüğü tamamen hekime aittir. Bu sürecin yardımcı sağlık personeline devredilmesi hem hemşireleri mesleki sınırlarının dışına itmekte hem de hekimleri ve hastaneleri büyük bir hukuki risk altına sokmaktadır. Sağlık kuruluşlarının malpraktis davaları ve tazminat talepleriyle karşılaşmaması adına, aydınlatılmış onam süreçlerinin mevzuata uygun şekilde bizzat ilgili hekimler tarafından yürütülmesini sağlayacak kurumsal mekanizmalar geliştirmesi hayati önem taşımaktadır.

Anahtar Kelime : hemşire onam alabilir mi

