Plastik Cerrahide İkinci Revizyon Ameliyatı Ve Ücret İadesi İzmir

Sağlık hukuku hasta hakları doktor sorumluluğu

Plastik cerrahi operasyonları, bireylerin estetik beklentilerini karşılamak ve yaşam kalitelerini artırmak amacıyla yapılan önemli tıbbi müdahalelerdir. Ancak her cerrahi işlemde olduğu gibi, bazen beklenen sonuçlar elde edilemeyebilir. Bu durumda, ilk ameliyatın eksiklerini veya hatalarını düzeltmek için “revizyon ameliyatı” olarak bilinen ikinci bir operasyon gündeme gelebilir. Özellikle İzmir gibi estetik cerrahinin yoğun olduğu bir merkezde, bu sürecin hukuki boyutları hem hastalar hem de hekimler için büyük önem taşımaktadır.

Estetik Ameliyatların Hukuki Niteliği: Eser Sözleşmesi

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, estetik amaçlı yapılan ameliyatlar, tedavi amaçlı tıbbi müdahalelerden farklı olarak bir “eser sözleşmesi” niteliğindedir. Tedavi amaçlı operasyonlarda (vekalet sözleşmesi) hekim, iyileşme sonucunu garanti etmez; ancak tıp biliminin gerektirdiği tüm özeni göstermeyi taahhüt eder. Buna karşın estetik ameliyatlarda hekim, sadece özenli bir operasyon yapmayı değil, aynı zamanda kararlaştırılan estetik sonucu (eseri) ortaya çıkarmayı da taahhüt etmiş sayılır. Bu hukuki niteleme, revizyon ve ücret iadesi taleplerinin temelini oluşturur.

“Ayıplı İfa” ve Revizyon Hakkı

Eğer ilk ameliyat sonrasında ortaya çıkan sonuç, hastanın beklentilerinden ve hekimle anlaşılan estetik hedeften belirgin bir şekilde farklıysa, bu durum hukuken “ayıplı ifa” olarak değerlendirilir. Türk Borçlar Kanunu’nun eser sözleşmesine ilişkin hükümleri uyarınca, iş sahibi (hasta), ayıplı bir eserle karşılaştığında bazı seçimlik haklara sahiptir. Bu haklardan biri, eserin ücretsiz olarak onarılmasını, yani revizyon ameliyatının yapılmasını talep etmektir.

  • Ücretsiz Revizyon: Yargıtay kararlarına göre, ilk ameliyatın başarısız olması veya vaat edilen sonucu vermemesi durumunda, revizyon ameliyatı için hekim veya sağlık kuruluşu hastadan ek bir ücret talep edemez. Bu durum, ameliyat sonrası ortaya çıkan ve öngörülebilir riskler (komplikasyon) dahilinde olsa bile geçerlidir, çünkü hekim sonuç taahhüdü altındadır.
  • Güven İlişkisinin Sarsılması: İlk operasyonu hatalı yapan hekime hastanın güveninin sarsılması doğaldır. Bu durumda hasta, revizyon ameliyatını aynı hekime yaptırmak zorunda değildir. Başka bir hekime yaptıracağı revizyon ameliyatının makul masraflarını, ilk operasyonu gerçekleştiren hekimden talep etme hakkına sahip olabilir.

Revizyon Ameliyatı ve Ücret İadesi Talepleri

Hasta, revizyon ameliyatı yerine veya buna ek olarak ödediği ücretin iadesini de talep edebilir. Ayıplı ifa durumunda hastanın sahip olduğu diğer seçimlik haklar arasında sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesini istemek de yer alır. Bu iki talebin, yani hem ücretsiz revizyon masraflarının karşılanması hem de ücret iadesinin aynı anda istenip istenemeyeceği, somut olayın özelliklerine ve ayıbın derecesine göre mahkeme tarafından değerlendirilir.

Komplikasyon ve Malpraktis Ayrımı

Bu süreçteki en kritik konulardan biri, ortaya çıkan olumsuz sonucun “komplikasyon” mu yoksa “tıbbi uygulama hatası (malpraktis)” mı olduğunun ayırt edilmesidir.

  • Komplikasyon: Tıp biliminin standartlarına uygun, özenli bir ameliyata rağmen ortaya çıkabilen, öngörülebilir ancak her zaman önlenemeyen istenmeyen sonuçlardır.
  • Malpraktis: Hekimin bilgisizlik, deneyimsizlik veya ihmali sonucu tıp standartlarına aykırı bir müdahalede bulunarak hastaya zarar vermesidir.

Estetik ameliyatların eser sözleşmesi sayılması nedeniyle, sonuç taahhüt edildiği için ortaya çıkan durum tıbbi olarak komplikasyon kabul edilse dahi, hukuken ayıplı ifa olarak değerlendirilebilir. Ancak her durumda, hekimin operasyon öncesi hastayı olası riskler ve komplikasyonlar hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirmesi (aydınlatılmış onam) yasal bir zorunluluktur.

İzmir’de Süreç Nasıl İşler? Görevli Mahkeme

İzmir’de özel bir hastanede veya klinikte yapılan hatalı estetik operasyonlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, Tüketici Mahkemeleridir. Çünkü bu hukuki ilişki, bir “tüketici işlemi” olarak kabul edilir. Dava açmadan önce, arabuluculuk sürecine başvurmak yasal bir zorunluluktur. Kamu hastanelerinde yapılan işlemlerde ise dava, idareye karşı İdare Mahkemelerinde açılmalıdır. Hak kayıplarını önlemek adına, estetik ameliyat tarihinden itibaren başlayan 5 yıllık genel zamanaşımı süresine dikkat etmek önemlidir.

“`
Sağlık hukuku hasta hakları doktor sorumluluğu
Anahtar Kelime : sağlık hukuku

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız