Kanal Tedavisinde Malpraktis Nasıl Değerlendirilir?

Sağlık hukuku hasta hekim hakları malpraktis hasta hekim

Diş hekimliğinde en sık uygulanan tedavi yöntemlerinden biri olan kanal tedavisi (endodontik tedavi), enfekte olmuş veya canlılığını kaybetmiş diş dokularının temizlenerek dişin ağızda tutulmasını amaçlar. Ancak her tıbbi müdahalede olduğu gibi kanal tedavisinde de istenmeyen sonuçlar gelişebilir. Bu noktada hem hastalar hem de diş hekimleri açısından en kritik konu, ortaya çıkan olumsuz durumun tıbbi bir komplikasyon mu yoksa hekim hatasından kaynaklanan bir malpraktis (tıbbi uygulama hatası) mi olduğunun doğru değerlendirilmesidir.

Kanal Tedavisinde Komplikasyon ve Malpraktis Ayrımı

Kanal tedavisinde malpraktis değerlendirmesinin temelini, komplikasyon ve tıbbi hata arasındaki sınırın doğru çizilmesi oluşturur. Tıbbi standartlara ve kurallara uygun hareket edilmesine rağmen öngörülemeyen veya önlenemeyen olumsuz sonuçlar komplikasyon olarak kabul edilir. Buna karşın hekimin mesleki standartları ihlal etmesi, özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi, tecrübesizliği veya dikkatsizliği sonucu doğan zararlar malpraktis kapsamına girer.

Kanal tedavisinde sıklıkla karşılaşılan ve hukuki ihtilaflara konu olan durumlar şu şekilde değerlendirilir:

  • Kök Kanalında Alet Kırılması: Tedavi sırasında eğre veya kanal aletinin kırılması tek başına her zaman malpraktis sayılmaz. Ancak kırılan aletin hastadan saklanması, çıkarılması veya uzman hekime yönlendirilmesi için gerekli adımların atılmaması ve bu durumun hasta dosyasına işlenmemesi hukuki sorumluluk doğurur.
  • Kök Perforasyonu (Delinmesi): Tedavi esnasında kök kanalının veya tabanının delinmesi; hekimin anatomiye dikkat etmemesi, yanlış açı veya kontrolsüz güç kullanımı sonucunda gerçekleştiyse tıbbi hata olarak değerlendirilebilir.
  • Eksik Kanal Dolgusu veya Kanalın Gözden Kaçırılması: Dişin anatomik yapısına uygun şekilde tüm kanalların tespit edilip temizlenmemesi, yetersiz dolgu yapılması veya kanal boyunun yanlış ölçülmesi hekimin özen borcuna aykırılık teşkil eder.

Hukuki Dayanak ve Hekimin Özen Yükümlülüğü

Diş hekimi ile hasta arasındaki hukuki ilişki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde genel olarak vekalet sözleşmesi hükümlerine dayanmaktadır. Kanunun 506. maddesi uyarınca diş hekimi, tedaviyi yürütürken sadakat ve özen borcu altındadır. Hekimden beklenen özen, benzer şartlar altındaki makul ve uzman bir diş hekiminin göstereceği mesleki özen standartlarıdır.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da açıkça vurgulandığı üzere; diş hekimi, tıp biliminin genel kabul görmüş kurallarına uymak, gerekli teşhis ve tetkikleri (işlem öncesi, sırası ve sonrası periapikal veya panoramik röntgenler) eksiksiz yapmak zorundadır. Tıbbi teknolojinin ve bilimin gerektirdiği tedbirleri almadan işlem yapılması neticesinde meydana gelen zararlarda hekimin tazminat sorumluluğu gündeme gelir.

Aydınlatılmış Onam (Hasta Rızası) Niteliği

Hasta Hakları Yönetmeliği ve ilgili sağlık mevzuatı uyarınca, tedaviye başlamadan önce hastanın işlem, olası riskler ve karşılaşılabilecek komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmesi şarttır. Kanal tedavisi sırasında oluşabilecek risklerin hastaya anlaşılır bir dille anlatılması ve hastanın özgür iradesiyle aydınlatılmış onam vermesi gerekir. Yargıtay’ın emsal kararlarına göre, usulüne uygun aydınlatılmayan ve rızası alınmayan hastada gelişen durumlar, tıbben komplikasyon olsa dahi hekimin hukuki sorumluluğunu doğurabilmektedir.

Yargılama Sürecinde Malpraktis Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?

Kanal tedavisi nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında mahkemeler, tıbbi hatanın varlığını re’sen tespit edemez. Hukuki süreçte dosya, uzman bilirkişi heyetlerine veya Adli Tıp Kurumu’na sevk edilir. Değerlendirme sürecinde şu kriterler esas alınır:

  • Radyolojik Görüntüler ve Tıbbi Kayıtlar: İşlem öncesi, işlem esnası ve tedavi sonrasında çekilen röntgen kayıtlarının eksiksiz tutulup tutulmadığı incelenir.
  • İlliyet Bağı: Hasta üzerinde meydana gelen zarar ile hekimin eylemi veya ihmali arasında doğrudan bir nedensellik bağı olup olmadığı araştırılır.
  • Onam Formlarının Geçerliliği: Alınan aydınlatılmış onam formunun matbu ve matbu olmayan, kişiye ve tedaviye özgü detayları içerip içermediği kontrol edilir.

Sonuç

Kanal tedavisinde malpraktis değerlendirmesi; somut olayın özellikleri, hekimin özen borcu, tıbbi kayıtların düzenliliği ve adli tıp bilirkişi raporları doğrultusunda bütüncül bir yaklaşımla yapılır. Tıbbi standartlara uygun hareket eden, hastasını doğru bilgilendiren ve klinik kayıtları şeffaf tutan hekimler hukuki güvence altındayken; özen yükümlülüğünü ihlal eden uygulamalarda hastaların uğradığı zararların tazmin edilmesi hukuk sistemimizin temel esaslarındandır.

Sağlık hukuku hasta hekim hakları
Anahtar Kelime : malpraktis hasta hekim

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız