Özel hastanelerin sunduğu hızlı, konforlu ve uzman odaklı sağlık hizmetleri, günümüzde pek çok hasta tarafından öncelikli olarak tercih edilmektedir. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarında alınan hizmetler sonrasında hastaların karşısına çıkan “ilave ücret” veya halk arasındaki adıyla “fark ücreti”, hem hastalar hem de hekimler açısından sıklıkla hukuki uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Sağlık hukuku çerçevesinde, hastaların tedavi öncesinde bilgilendirilme hakkı ve ödeyecekleri ilave ücretlerin yasal sınırları koruma altındadır. Bu yazıda, özel hastanelerde ilave ücret uygulamasının yasal sınırlarını, önceden bilgilendirilme hakkının kapsamını ve hak ihlali durumunda başvurulabilecek hukuki yolları ele alacağız.
Hukuki Dayanak: 5510 Sayılı Kanun ve İlave Ücret Sınırı
Özel hastanelerin hastalardan talep edebileceği ek ücretlerin yasal çerçevesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 73. maddesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümleri ile çizilmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, SGK ile sözleşmeli özel hastaneler ve vakıf üniversitesi hastaneleri, SGK tarafından belirlenen sağlık hizmeti bedelinin en fazla %200’üne (iki katına) kadar ilave ücret talep edebilirler. Bu oran yasal bir tavan sınır olup, bu sınırın üzerinde ücret tahsil edilmesi açıkça hukuka aykırılık teşkil eder.
Önceden Bilgilendirilme ve Yazılı Onay Zorunluluğu
Hasta Hakları Yönetmeliği ve tüketici hukuku ilkeleri gereğince, hastaların kendilerine uygulanacak her türlü tıbbi işlem ve bu işlemlerin maliyeti hakkında önceden açık, anlaşılır ve detaylı bir şekilde bilgilendirilmesi gerekir. 5510 sayılı Kanun kapsamında, özel sağlık kuruluşları sunacakları sağlık hizmetleri öncesinde hastadan veya hasta yakınından yazılı onay (rıza) almak zorundadır. Bu onay alınmadan, işlemler tamamlandıktan sonra geriye dönük olarak ilave ücret talep edilmesi hukuken geçersizdir.
Nitekim Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında ve Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) emsal niteliğindeki güncel tavsiye kararlarında da istikrarlı şekilde vurgulandığı üzere; hastanın salt “özel sağlık hizmeti almayı kabul etmesi” veya “işlemi kendi rızasıyla yaptırmış olması”, hastaneye yasal sınırların üzerinde ücret tahsil etme hakkı vermez. Önceden usulüne uygun ve yazılı bir şekilde sınırları belirlenmiş onay belgesi (ilave ücret taahhütnamesi) bulunmayan durumlarda, talep edilen ek ücretler haksız şart niteliğinde kabul edilmektedir.
İlave Ücret Alınamayacak İstisnai Durumlar
Mevzuatımız, bazı hassas tıbbi süreçleri ve hastaları koruma altına alarak bu durumlarda özel hastanelerin hiçbir şekilde ilave ücret alamayacağını hükme bağlamıştır. SUT hükümlerine göre aşağıda belirtilen hizmetlerden ilave ücret talep edilmesi yasaktır:
- Acil Haller: Acil servise yapılan başvurularda, acil hal sona erene kadar gerçekleştirilen tüm tıbbi müdahaleler ücretsizdir. Acil hal bittikten sonra tedaviye devam edilecekse, hastaya “Acil Halin Sona Ermesine İlişkin Bilgilendirme Formu” imzalatılarak onay alınması şarttır.
- Yoğun Bakım ve Yenidoğan Hizmetleri: Yoğun bakım ünitelerinde verilen tedaviler ile yenidoğan bebeklere yönelik sunulan sağlık hizmetleri.
- Kanser Tedavileri: Kemoterapi, radyoterapi ve radyoizotop tedavileri.
- Kardiyovasküler Cerrahi: Kalp ve damar cerrahisine ilişkin ameliyatlar ve girişimsel işlemler.
- Organ, Doku ve Kök Hücre Nakilleri: Bu nakil işlemlerine ve sonrasındaki izleme süreçlerine bağlı sağlık hizmetleri.
Fazla Ödenen Ücretin Geri Alınması ve Hukuki Çözüm Yolları
Eğer özel bir hastanenin yasal sınır olan %200 limitini aştığını, onayınız olmaksızın ek ücret yansıttığını veya ilave ücret alınamayacak işlemler için sizden tahsilat yaptığını düşünüyorsanız, hukuki yollara başvurabilirsiniz:
1. Tüketici Hakem Heyetleri ve Tüketici Mahkemeleri
Hastaneler ile hastalar arasındaki hukuki ilişki, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bir tüketici işlemi olarak değerlendirilir. Hukuka aykırı şekilde tahsil edilen fazla ücretlerin iadesi amacıyla, ödenen tutarın miktarına göre ilgili ilçede veya ilde yer alan Tüketici Hakem Heyetine başvurulabilir. Belirlenen parasal sınırların üzerindeki uyuşmazlıklar için ise doğrudan Tüketici Mahkemesinde alacak ve iade davası açılması mümkündür.
2. SGK ve Sağlık Bakanlığı Şikayet Mekanizması
Mevzuata aykırı ücret alan özel hastaneler, SGK sözleşmesi kapsamında idari para cezaları ve yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir. Hastalar, e-Devlet üzerinden aldıkları hizmetlerin dökümünü kontrol ederek, faturalandırılan bedeller arasındaki usulsüzlükleri doğrudan SGK’ya bildirebilir veya Alo 170 hattı üzerinden şikayette bulunabilirler. Bu süreçte hak kaybı yaşamamak adına, ödemelere ilişkin fatura, ayrıntılı hizmet dökümü (hizmet detay belgesi) ve ödeme dekontlarının eksiksiz saklanması büyük önem arz etmektedir.
Sonuç olarak, özel hastanelerin ticari faaliyetleri ile hastaların anayasal sağlık hakkı arasındaki denge, sıkı emredici kurallarla korunmaktadır. Hekimlerin ve sağlık yöneticilerinin idari yaptırımlarla karşılaşmaması; hastaların ise haksız ödemelerle mağdur olmaması adına önceden bilgilendirme ve yasal sınırlara riayet edilmesi yasal bir zorunluluktur.

Anahtar Kelime : ek ucret bilgilendirme

