Sağlık Personelinin Merak Amacıyla Hasta Kaydına Erişmesinin Sonuçları

Sağlık çalışanı hasta kaydı inceliyor hasta kaydi

Dijitalleşen sağlık sistemleriyle birlikte, hastaların tıbbi geçmişlerine, tahlil sonuçlarına ve kişisel bilgilerine erişim her zamankinden daha kolay hale gelmiştir. Ancak bu kolaylık, “hasta mahremiyeti” ve “veri güvenliği” gibi temel hukuki kavramları da beraberinde getirmektedir. Sağlık çalışanlarının, tedavi sürecinde yer almadıkları bir hastanın verilerini yalnızca “merak” unsuruyla incelemesi, hem hukuki hem de mesleki açıdan son derece ağır yaptırımları beraberinde getirmektedir. Bu yazıda, merak amacıyla hasta kayıtlarına erişmenin yasal ve idari sonuçlarını tüm boyutlarıyla inceleyeceğiz.

1. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) Açısından Değerlendirme

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyarınca, kişilerin sağlık verileri “özel nitelikli kişisel veri” statüsündedir. Kanun, bu hassas verilerin işlenmesini ve bu verilere erişimi çok sıkı şartlara bağlamıştır. Bir hastanın rızası olmaksızın veya kanunda açıkça belirtilen tıbbi teşhis, tedavi ve koruyucu hekimlik gibi meşru amaçlar dışında sağlık verilerine erişilmesi hukuka aykırıdır.

Sağlık personelinin, sırf merak saikiyle sisteme girerek bir yakınının, ünlü bir kişinin veya herhangi bir üçüncü şahsın tıbbi kayıtlarını incelemesi, açık bir KVKK ihlalidir. Kişisel Verileri Koruma Kurulu, bu tür yetkisiz erişimleri “veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklerin ihlali” olarak kabul etmekte ve ilgili sağlık kuruluşlarına ciddi idari para cezaları uygulamaktadır. Kuruluşlar ise bu cezaları, ihlali gerçekleştiren personele rücu edebilmektedir.

2. Türk Ceza Kanunu (TCK) Kapsamında Cezai Sorumluluk

Merak amacıyla hasta verilerine yetkisiz erişim sağlamak, yalnızca bir idari ihlal değil, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında hapis cezası gerektiren bir suçtur. TCK’nın 136. maddesinde düzenlenen “Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme” suçu bu durumda doğrudan gündeme gelmektedir. Tedavi ilişkisi bulunmayan bir personelin sisteme girip hastanın bilgilerini görüntülemesi, verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi fiilini oluşturur.

Ayrıca TCK m. 137 uyarınca, bu suçun görevin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle veya belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sağlık çalışanlarının sahip oldukları sistemsel yetkileri tıbbi gereklilik dışındaki amaçlarla kullanması, bu nitelikli halin uygulanmasını ve hapis cezasının ağırlaştırılmasını gerektirmektedir.

3. İş Hukuku ve Disiplin Sorumluluğu Yönünden Sonuçlar

Sırf merak nedeniyle hasta dosyalarını inceleyen sağlık personelinin iş ilişkisi veya memuriyet statüsü de büyük risk altına girmektedir:

  • Özel Sektör Çalışanları İçin (4857 Sayılı İş Kanunu): İşverenin güvenini sarsan, doğruluk ve bağlılığa uymayan bu davranış, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca işverene “haklı nedenle derhal fesih” yetkisi tanır. Yargıtay kararlarında, hasta mahremiyetini ihlal eden personelin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeksizin işten çıkarılması hukuka uygun bulunmaktadır.
  • Kamu Görevlileri İçin (657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu): Kamu hastanelerinde çalışan personeller için bu durum disiplin soruşturması konusudur. Görevin gerektirdiği dikkat ve özenin gösterilmemesi veya devlet memurunun nüfuzunu kötüye kullanması kapsamında değerlendirilerek, uyarıdan kademe ilerlemesinin durdurulmasına ve hatta devlet memurluğundan çıkarmaya kadar giden disiplin cezaları verilebilmektedir.

4. Türk Borçlar Kanunu (TBK) Kapsamında Tazminat Sorumluluğu

Anayasa Mahkemesi kararlarında kişisel verilerin korunması istemi, Anayasa’nın 20. maddesi kapsamında “özel hayatın gizliliği” hakkının bir parçası olarak kabul edilmektedir. Yetkisiz şekilde kişisel verilerine ve sağlık geçmişine erişildiğini öğrenen bir hasta, kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğu çerçevesinde; hukuka aykırı olarak sisteme girilip verilerin incelenmesi, hastada ciddi bir huzursuzluk ve güvensizlik yaratacağı için mahkemelerce manevi tazminata hükmedilmektedir. Bu tazminat yükümlülüğünden hem veriye yetkisiz erişen personel hem de gerekli siber güvenlik önlemlerini almayan, denetim mekanizmasını işletmeyen sağlık kuruluşu müteselsilen sorumlu tutulmaktadır.

Sonuç

Sağlık bilgi sistemlerindeki her işlem, arka planda geri döndürülemez dijital izler (log kayıtları) bırakmaktadır. Dolayısıyla, “kimsenin haberi olmaz” düşüncesiyle yapılan merak odaklı sorgulamalar, bilgi işlem sistemleri tarafından kolaylıkla tespit edilebilmektedir. Hem hekimlerin hem de diğer sağlık personelinin, mesleki etik kuralları ve yasal mevzuat uyarınca yalnızca aktif olarak tedavi ettikleri hastaların verilerine erişmesi yasal bir zorunluluktur. Tıbbi bir gereklilik olmadıkça hasta kayıtlarının incelenmemesi, hem hastaların haklarını korumak hem de sağlık çalışanlarının kariyerlerini güvence altına almak için hayati önem taşımaktadır.

Sağlık çalışanı hasta kaydı inceliyor
Anahtar Kelime : hasta kaydi

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız