Malpraktis Tazminat Davasında Zamanaşımı Süreleri

Malpraktis davası zamanaşımı süreleri rehberi malpraktis zamanaşımı süreleri

Tıbbi uygulama hataları, yaygın adıyla malpraktis, tıp etiği ve hukukunun kesişim noktasında yer alan en kritik konulardan biridir. Hekimlerin veya sağlık kuruluşlarının kusurlu eylemleri sonucu bedensel veya ruhsal zarar gören hastaların maddi ve manevi tazminat talebinde bulunma hakkı yasal güvence altındadır. Ancak bu hakkın yasal süreler içinde kullanılması hayati önem taşır. Hukuk sistemimizde hakkın kötüye kullanılmasını önlemek ve hukuki istikrarı sağlamak amacıyla tazminat davaları için belirli zamanaşımı süreleri öngörülmüştür. Bu yazıda, malpraktis tazminat davalarında uygulanacak zamanaşımı sürelerini yasal dayanakları ve yargı içtihatları çerçevesinde inceleyeceğiz.

Özel Hastaneler ve Serbest Hekimlere Karşı Açılacak Davalarda Zamanaşımı

Özel hastaneler, tıp merkezleri veya serbest çalışan hekimler ile hasta arasındaki ilişki, kural olarak Türk Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilir. Bu kapsamda davanın dayandırıldığı hukuki nitelik, zamanaşımı süresini doğrudan belirler:

Vekalet Sözleşmesine Dayalı Sorumluluk

Hasta ile hekim veya özel sağlık kuruluşu arasındaki ilişki genellikle bir “vekalet sözleşmesi” niteliğindedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) ilgili hükümleri uyarınca, vekalet sözleşmesinden doğan tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi 5 yıldır. Hatalı ameliyat veya yanlış tedavi teşhisi gibi durumlarda bu süre uygulanır.

Eser Sözleşmesine Dayalı Sorumluluk

Estetik cerrahi müdahaleler veya protez diş yapımı gibi hekimin bir “sonuç” taahhüt ettiği durumlarda hukuki ilişki eser sözleşmesi olarak kabul edilir. Bu tür durumlarda da genel zamanaşımı süresi 5 yıldır. Ancak hekimin ağır kusuru söz konusuysa bu süre uzayabilmektedir.

Haksız Fiil Sorumluluğu

Hasta ile hekim arasında sözleşmesel bir ilişkinin kurulamadığı acil müdahale hallerinde sorumluluk haksız fiil hükümlerine dayanır. TBK m. 72 uyarınca haksız fiillerde zamanaşımı; zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yıldır.

Kamu Hastanelerinde (Devlet ve Üniversite Hastaneleri) Zamanaşımı Süreleri

Kamu görevlisi niteliğindeki hekimlerin devlet veya üniversite hastanelerinde gerçekleştirdiği tıbbi müdahalelerden doğan zararlar “hizmet kusuru” olarak nitelendirilir. Anayasa’nın ilgili hükümleri gereğince, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları doğrudan idareye karşı (Sağlık Bakanlığı veya ilgili üniversite rektörlüğü) açılmalıdır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 13 uyarınca, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri zorunludur. Bu başvurunun, eylemin ve zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde yapılması gerekir. İdarenin bu talebi kısmen veya tamamen reddetmesi ya da zımnen reddetmiş sayılması halinde, tebliğ veya ret süresinin bitiminden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde tam yargı (tazminat) davası açılmalıdır.

Ceza Zamanaşımı (Uzamış Zamanaşımı) Kuralı

Malpraktis teşkil eden eylem aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suç oluşturuyorsa (örneğin taksirle yaralama veya taksirle ölüme neden olma), daha uzun olan ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. TBK m. 72/2 hükmü uyarınca, tazminat istemi ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, şahsi davada da bu ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Bu kural, özellikle haksız fiil sorumluluğuna dayanan davalarda hak kayıplarının önüne geçilmesi adına büyük önem taşımaktadır.

Zamanaşımı Süresi Ne Zaman Başlar?

Zamanaşımının başlangıç anı, hak kayıplarının önlenmesi bakımından en kritik husustur. Yasa metinlerinde geçen “zararın öğrenilmesi” kavramı, sadece hatalı tıbbi müdahalenin yapıldığı anı ifade etmez. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, zamanaşımı süresinin başlaması için zararın ve bunun tıbbi hata sonucu oluştuğunun tam, kesin ve şüpheye yer bırakmayacak biçimde öğrenilmesi gerekir. Gelişen ve değişen sağlık durumlarında, hastanın tedavi süreci devam ediyorsa veya hasar henüz stabilize olmamışsa, zamanaşımı süresi ancak zararın gelişiminin tamamlandığı ve nihai durumun netleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Sonuç ve Hukuki Tavsiyeler

Malpraktis davaları, tıp ve hukuk disiplinlerinin bir arada değerlendirilmesini gerektiren, son derece teknik ve karmaşık davalardır. Hak arama sürecinde zamanaşımı sürelerinin kaçırılması, maddi ve hukuki açıdan haklı olunsa dahi davanın usulden reddedilmesine yol açar. Bu nedenle, bir tıbbi uygulama hatasıyla karşı karşıya kalındığında, sürelerin doğru hesaplanması ve sürecin alanında uzman bir sağlık hukuku avukatı eşliğinde yürütülmesi büyük önem arz etmektedir.

Malpraktis davası zamanaşımı süreleri rehberi
Anahtar Kelime : malpraktis zamanaşımı süreleri

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız