Gereksiz Diş Çekimi Nedeniyle Tazminat Talep Edilebilir mi?

Gereksiz diş çekimi sonrası tazminat davası diş çekimi tazminat

Ağız ve diş sağlığı tedavileri, bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ve tıbbi müdahale gerektiren hassas süreçlerdir. Diş hekimlerinin gerçekleştirdiği her türlü tıbbi müdahale, tıp biliminin güncel kurallarına ve mesleki özen yükümlülüğüne uygun olmak zorundadır. Ancak uygulamada, teşhis hataları veya yanlış tedavi planlaması sonucu “gereksiz diş çekimi” gibi geri dönülemez durumlarla karşılaşılabilmektedir. Bu durum, hastanın vücut bütünlüğünün ihlali anlamına gelmekte ve hukuki sorumluluğu beraberinde getirmektedir. Bu yazımızda, gereksiz diş çekimi nedeniyle tazminat talep etme imkanını, yasal dayanaklarını ve sürecin işleyişini inceleyeceğiz.

Diş Hekimi ile Hasta Arasındaki Hukuki İlişki ve Özen Borcu

Diş hekimi ile hasta arasındaki ilişki, kural olarak Türk Borçlar Kanunu kapsamında bir vekalet sözleşmesi niteliğindedir. Diş hekimi, hastanın tedavisini üstlenirken tıp biliminin kurallarına (lex artis) uygun davranmak ve hastanın menfaatlerini en üst düzeyde korumakla yükümlüdür. Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince, vekilin özen borcu genel bir sorumluluk doğurur ve diş hekimi en hafif kusurundan dahi sorumludur. Dolayısıyla, kurtarılabilecek durumda olan bir dişin çekilmesi, hekimin özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini gösteren en somut durumlardan biridir.

Gereksiz Diş Çekimi ve Tıbbi Uygulama Hatası (Malpraktis)

Bir tıbbi müdahalenin hukuka uygun kabul edilebilmesi için öncelikle endikasyon, yani tıbbi bir gereklilik bulunmalıdır. Kanal tedavisi, dolgu veya diğer alternatif yöntemlerle ağızda tutulması mümkün olan bir dişin doğrudan çekilmesi, tıbbi gereklilik sınırlarının aşılması anlamına gelir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, hekimin teşhis ve tedavi aşamasında gerekli özeni göstermemesi, güncel tıp verilerini uygulamaması ve doğrudan diş çekimi yoluna gitmesi bir tıbbi uygulama hatası (malpraktis) olarak nitelendirilir. Bu durum, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde düzenlenen “haksız fiil” hükümleri uyarınca da sorumluluk doğurmaktadır.

Talep Edilebilecek Tazminat Türleri

Gereksiz diş çekimi nedeniyle vücut bütünlüğü zarar gören hastalar, hem maddi hem de manevi zararlarının giderilmesini talep edebilirler. Davada talep edilebilecek tazminat kalemleri şu şekildedir:

  • Maddi Tazminat: Türk Borçlar Kanunu m. 54 uyarınca; gereksiz yere çekilen dişin yerine yapılması gereken implant, köprü, protez gibi yeni tedavi masrafları, bu süreçte yapılan tüm ek harcamalar ve tedavi süresince oluşan iş gücü kayıpları maddi tazminat kapsamında talep edilebilir.
  • Manevi Tazminat: Türk Borçlar Kanunu m. 56 uyarınca; diş kaybının yarattığı estetik ve fiziksel kaygılar, çiğneme fonksiyonunun bozulmasının getirdiği zorluklar ve bu sürecin hasta üzerinde yarattığı psikolojik yıpranma nedeniyle duyulan acı, elem ve ızdırabın hafifletilmesi amacıyla manevi tazminata hükmedilir.

Aydınlatılmış Onamın Sorumluluğa Etkisi

Hasta Hakları Yönetmeliği ve ilgili yasal mevzuat uyarınca, hekimin müdahaleden önce hastayı tüm riskler, alternatifler ve tedavi yöntemleri hakkında bilgilendirmesi ve rızasını alması zorunludur. Ancak, gereksiz bir diş çekimi söz konusu olduğunda, hastanın önceden imzalamış olduğu genel onam formları hekimi sorumluluktan kurtarmaz. Hasta, yalnızca tıbbi kurallara uygun olarak yapılacak müdahalelerin olağan risklerini kabul eder; hekimin mesleki kusuruna, ihmaline veya hatalı teşhisine rıza göstermesi hukuken geçersizdir.

Tazminat Davasında İspat ve Bilirkişi İncelemesi

Açılacak tazminat davasında, diş çekiminin gereksiz olup olmadığının ispatı teknik bir inceleme gerektirir. Mahkemeler, yargılama sürecinde tedavi öncesine ait röntgen filmlerini, panoramik görüntüleri, hasta takip kartlarını ve epikriz raporlarını incelemek üzere dosyayı Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine veya üniversitelerin diş hekimliği fakültelerinden seçilecek uzman bilirkişi heyetine gönderir. Yargıtay kararlarına paralel olarak, hekimin kusur durumu ve meydana gelen zarar ile müdahale arasındaki illiyet bağı ancak bu nitelikli bilirkişi raporlarıyla kesinleşir.

Zamanaşımı Süreleri

Gereksiz diş çekimi nedeniyle açılacak tazminat davalarında zamanaşımı süreleri, davanın dayandığı hukuki temele göre değişiklik gösterir. Eğer dava vekalet sözleşmesine dayandırılıyorsa, genel zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu uyarınca 5 yıldır. Davanın haksız fiil hükümlerine dayandırılması halinde ise süre, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıldır. Süre aşımı nedeniyle hak kaybı yaşamamak adına yasal sürecin profesyonel bir sağlık hukuku uzmanı eşliğinde yürütülmesi tavsiye edilir.

Gereksiz diş çekimi sonrası tazminat davası
Anahtar Kelime : diş çekimi tazminat

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız