Diş Taşı Temizliği Sonrası Oluşan Hasarlarda Tazminat İstenebilir mi?

Sağlık hukuku hasta hakları tazminat tibbi hatalar tazminat

Diş taşı temizliği (detertraj), ağız ve diş sağlığının korunması amacıyla en sık uygulanan koruyucu diş hekimliği işlemlerinden biridir. Genellikle basit ve risksiz bir işlem olarak kabul edilse de, uygulama esnasında veya sonrasında hastanın dişlerinde, diş etlerinde veya çevre dokularında kalıcı hasarlar meydana gelebilmektedir. Bu tür durumlar, “Diş taşı temizliği sonrası oluşan hasarlarda tazminat talep edilebilir mi?” sorusunu hukuki ve tıbbi bir boyuta taşımaktadır.

Diş Hekimi ile Hasta Arasındaki Hukuki İlişkinin Niteliği

Hukuki açıdan diş hekimi ile hasta arasındaki ilişki, kural olarak bir vekalet sözleşmesi niteliğindedir. Bu sözleşme türünde diş hekimi, tıbbi standartlara uygun olarak gerekli tüm özeni göstermekle yükümlüdür; ancak kesin bir iyileşme veya belirli bir sonuç taahhüt etmez. Bununla birlikte, diş taşı temizliğinin yanı sıra estetik amaçlı protetik uygulamaların da yapıldığı bazı komplike durumlarda, hukuki ilişki bir eser sözleşmesi niteliği de kazanabilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, hekimin sadakat ve özen borcu her iki sözleşme tipinde de en üst düzeyde aranmaktadır. Hekim, tıbbi müdahaleyi gerçekleştirirken güncel bilimsel verilere, meslek kurallarına ve tıp etiğine tam bir uyum göstermek zorundadır.

Komplikasyon mu, Tıbbi Malpraktis mi?

Tazminat sorumluluğunun doğup doğmayacağını belirleyen en temel unsur, meydana gelen hasarın bir “komplikasyon” mu yoksa “tıbbi malpraktis” (hekim hatası) mi olduğudur. Bu ayrım hukuki sürecin seyrini doğrudan belirler:

  • Komplikasyon: Tıbbi müdahalenin doğasında var olan, her türlü özen gösterilse dahi önlenmesi mümkün olmayan ve öngörülebilir risklerdir. Örneğin; diş taşı temizliği sonrasında hafif düzeyde diş hassasiyeti, geçici diş eti kanaması veya sızlamalar genellikle bu kapsamda değerlendirilir. Komplikasyon durumunda, hekim hastayı önceden bilgilendirmişse hukuki sorumluluğu doğmaz.
  • Tıbbi Malpraktis (Hekim Hatası): Hekimin bilgisizliği, deneyimsizliği, dikkatsizliği veya ilgisizliği nedeniyle hastaya zarar vermesidir. Diş taşı temizliği sırasında ultrasonik cihazların yanlış açıyla veya aşırı basınçla kullanılması neticesinde sağlıklı diş minesinin kalıcı olarak aşınması, diş etinde derin kesiklerin oluşması veya sterilizasyon kurallarına uyulmaması nedeniyle ciddi enfeksiyonların tetiklenmesi malpraktis teşkil eder.

Tazminat Talebinin Hukuki Dayanakları

Diş taşı temizliği sırasında hekimin kusurlu eylemi nedeniyle maddi veya manevi bir zarara uğrayan hasta, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde tazminat davası açabilir. Tazminat talepleri temelde iki başlık altında toplanmaktadır:

Maddi Tazminat

Hatalı işlem nedeniyle hastanın malvarlığında meydana gelen eksilmeleri kapsar. Diş minesinin veya diş etinin zarar görmesi sebebiyle yapılması gereken ek tedavi masrafları, yeni kanal tedavileri, kaplamalar, ilaç giderleri ve bu süreçte yaşanan iş gücü kayıpları maddi tazminat kapsamında talep edilebilir.

Manevi Tazminat

Yanlış uygulama sonucu hastanın duyduğu fiziksel acı, ıstırap, psikolojik yıpranma ve estetik açıdan yaşanan olumsuzlukların telafi edilmesi amacıyla talep edilir. Manevi tazminat tutarı, tarafların ekonomik durumu ve kusur oranına göre hakim tarafından takdir edilir.

Aydınlatılmış Onam Yükümlülüğü ve Önemi

Sağlık Bakanlığı mevzuatı ve Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca, her tıbbi müdahaleden önce hastanın süreç, riskler ve olası komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmesi ve rızasının alınması zorunludur. Diş taşı temizliği her ne kadar rutin bir işlem olsa da, hekimin hastayı aydınlattığını ispat yükü hekimin üzerindedir. Yargıtay kararlarında istikrarlı şekilde vurgulandığı üzere; hastanın usulüne uygun olarak aydınlatılmadığı durumlarda, meydana gelen zarar bir komplikasyon dahi olsa, rıza dışı müdahale teşkil edeceğinden hekimin tazminat sorumluluğu doğabilecektir.

Hak Arama Sürecinde İspat ve Zamanaşımı

Oluşan hasarın hatalı bir uygulamadan kaynaklandığını iddia eden hastanın, bu durumu somut delillerle ispat etmesi gerekir. Davalarda kusur tespiti; tedaviye ilişkin tüm tıbbi kayıtlar, röntgen filmleri, epikriz raporları ve Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin ilgili kürsülerinden alınacak bilirkişi raporları ile yapılır. Sözleşmeye aykırılık gerekçesiyle açılacak tazminat davalarında zamanaşımı süresi kural olarak 5 yıldır. Hak kaybı yaşamamak adına, hatalı işlemin hemen ardından durumun tespiti için tıbbi kayıtların eksiksiz talep edilmesi ve hukuki sürecin uzman bir sağlık hukuku avukatı eşliğinde yürütülmesi tavsiye edilir.

Sağlık hukuku hasta hakları tazminat
Anahtar Kelime : tibbi hatalar tazminat

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız