Aydınlatılmış Onam Formu Nedir? Geçersiz Sayıldığı Durumlar

aydinlatilmis-onam-formu-nedir-gecersiz-sayildigi-durumlar

Aydınlatılmış Onam Formu Nedir?

Aydınlatılmış onam formu, tıp uygulamalarında hasta haklarının korunması amacıyla geliştirilmiş yasal bir belgedir. Temel olarak, hastanın sağlık hizmeti alırken yapılacak tıbbi müdahale hakkında yeterli şekilde bilgilendirilmesini ve bu müdahaleye özgür iradesiyle onay verdiğini gösterir. Türk Borçlar Kanunu başta olmak üzere, Hasta Hakları Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuatlar kapsamındaki düzenlemeler gereği, hastaların bilgilendirilmiş ve özgür iradelerine dayalı bir biçimde tıbbi müdahaleye rıza göstermeleri zorunludur.

Bu kapsamda, sağlık profesyonelleri hastaya aşağıdaki hususlarda ayrıntılı bilgi sunmakla yükümlüdür:

  • Müdahalenin amacı ve şekli,
  • Muhtemel riskleri ve komplikasyonları,
  • Alternatif tedavi yöntemleri,
  • Müdahalenin yapılmaması durumunda ortaya çıkabilecek sonuçlar,
  • Hastanın sorularına açık ve anlaşılır cevaplar verilmesi.

Aydınlatılmış onam, hastanın yazılı (veya bazı durumlarda sözlü olarak) onay vermesiyle tamamlanır. Bu formun amacı, hastanın kendi vücudu üzerinde tasarruf hakkını korumak ve olası hukuki ihtilaflarda sağlık çalışanlarını da korumaktır.

Aydınlatılmış Onam Formunun Geçersiz Sayıldığı Durumlar

Her ne kadar onam formu tıbbi müdahaleler açısından bir güvence işlevi görmekteyse de, bazı hallerde verilen aydınlatılmış onam geçersiz kabul edilmektedir. Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, aşağıdaki durumlarda verilen onam hukuken geçersiz sayılır:

  • Yetersiz veya eksik bilgilendirme: Hastaya müdahalenin riskleri ve sonuçları, alternatifler ya da müdahalenin yapılmaması durumunda doğabilecek sonuçlar yeterince anlatılmamışsa, bu durumda hastadan alınan onam formunun geçersiz olacağı kabul edilmektedir.
  • Hasta iradesinin sakatlanması: Onam, baskı, tehdit, zorlama veya aldatma sonucunda alınmışsa; yani hastanın özgür iradesiyle karar vermediği açıkça ortaya çıkmışsa, bu onamın hukuken bir geçerliliği bulunmamaktadır (6098 s. TBK m. 23, 24).
  • Bilinç ve ehliyet yönünden sakatlıklar: Hastanın akıl sağlığının yerinde olmaması, bilincinin kapalı olması ya da ayırt etme gücünün ortadan kalkmış olması halinde verilen onam geçersiz sayılır. Ayrıca, hastanın reşit olmaması gibi durumlarda yasal temsilcinin onamı gerekmektedir.
  • Genel ahlak ve kamu düzenine aykırılık: Tıbbi müdahalenin amacı, genel ahlaka ve kamu düzenine aykırıysa ya da tıbbi bir zorunluluk yoksa alınan onamın geçerli kabul edilmeyeceği, sağlık otoritelerinin ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında açıkça ifade edilmektedir.

Ayrıca, acil müdahalelerde, hastanın bilinci kapalıysa ve yasal temsilcisine ulaşılamıyorsa hekimin tıbben zorunlu olan işlemleri gerçekleştirmesinde onam aranmamaktadır. Ancak bu durum, istisnai ve hekime hukuk sınırları içinde hareket etme yükümlülüğü getiren bir haktır.

Sonuç ve Hukuki Dayanak

Aydınlatılmış onam formu, hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının hukuki güvenceye sahip olmasında büyük rol oynamaktadır. Ancak usulüne uygun şekilde alınmayan veya eksik düzenlenen formlar, çoğu durumda geçersiz sayılmakta ve ortaya çıkabilecek hukuki uyuşmazlıklar için bir çözüm sağlamamaktadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, özellikle bilgilendirme yükümlülüğünün eksiksiz yerine getirilmesi ve hastanın özgür iradesinin gözetilmesi esastır. Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliği ile Türk Borçlar Kanunu’ndaki temel ilkeler çerçevesinde, aydınlatılmış onamın niteliklerine ve geçersizlik hallerine dikkat edilmesi, hasta ve hekim haklarının korunması için elzemdir.

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız