Bası Yarası Oluşmasında Hastane ve Sağlık Personeli Sorumluluğu

Bası yarası hasta bakımı sorumlulukları hastane sorumlu saglik

Bası yarası (dekubit ülseri), özellikle yatağa bağımlı veya hareket kabiliyeti kısıtlı hastaların cilt ve cilt altı dokularında, uzun süreli basınç ve sürtünme sebebiyle meydana gelen doku hasarıdır. Tıp dünyasında bu durum, modern bakım standartları uygulandığında büyük oranda “önlenebilir bir risk” olarak kabul edilir. Dolayısıyla, bir hastada bası yarası oluşması veya var olan yaranın ihmal nedeniyle ilerlemesi, sağlık kurumunun ve bakımından sorumlu personelin özen yükümlülüğünü ihlal edip etmediği sorusunu gündeme getirir. Bu yazıda, bası yarası gelişiminin hukuki boyutunu, hastane ve sağlık personelinin sorumluluk sınırlarını ele alacağız.

Tıbbi Malpraktis ve Komplikasyon Ayrımında Bası Yarası

Sağlık hukukunda en kritik hususlardan biri, ortaya çıkan olumsuz sonucun bir tıbbi uygulama hatası (malpraktis) mı yoksa öngörülemeyen bir komplikasyon mu olduğunun tespit edilmesidir. Komplikasyon, tıbbi standartlara tamamen uyulmasına rağmen ortaya çıkabilecek, engellenmesi her zaman mümkün olmayan istenmeyen durumları ifade eder. Ancak tıp literatüründe ve Yargıtay kararlarında, bası yarası çoğunlukla doğrudan doğruya “hekimlik ve hemşirelik hizmetlerinin yetersizliği” sonucu ortaya çıkan bir durum olarak kabul edilmektedir.

Hastanın düzenli aralıklarla pozisyonunun değiştirilmemesi, havalı yatak gibi gerekli koruyucu ekipmanların zamanında sağlanmaması ve cilt hijyenine dikkat edilmemesi gibi ihmaller, durumu komplikasyon olmaktan çıkarıp malpraktis kapsamına sokar. Bu nedenle bası yarası, gerekli tıbbi bakım önlemleri alındığında önlenebilecek bir süreç olduğundan hukuki sorumluluğu doğrudan tetikler.

Hukuki Dayanaklar ve Özen Yükümlülüğü

Sağlık çalışanlarının ve hastanelerin sorumluluğu, temelde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık hükümlerine ve Resmi Gazete’de yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliği’ne dayanır. Sağlık personeli, hastanın durumunun gerektirdiği tüm tıbbi dikkati ve özeni göstermek zorundadır.

  • TBK Madde 49 (Kusur Sorumluluğu): Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
  • TBK Madde 112 (Sözleşmeye Aykırılık): Özel hastaneler ile hasta arasındaki ilişki genellikle bir sözleşme niteliğindedir. Borcun gereği gibi ifa edilmemesi halinde hastane, doğan zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
  • Hasta Hakları Yönetmeliği: Yönetmelik uyarınca her hastanın, tıp biliminin kurallarına ve modern standartlara uygun, güvenli bir şekilde bakım alma hakkı mevcuttur.

Yargıtay’ın Yerleşik Yaklaşımı ve İspat Yükü

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, bası yarası oluşumunda kusur tespiti yapılırken hastane kayıtları ve hemşire gözlem formları en önemli delil niteliğindedir. Yargıtay, bası yarasının gelişimini genel ilke olarak bir bakım hizmeti kusuru olarak değerlendirme eğilimindedir. Bu noktada ispat yükü yer değiştirerek hastaneye ve sağlık personeline geçer.

Sağlık kuruluşu, hastaya dünya standartlarına uygun bir bakım verdiklerini (örneğin 2 saatte bir pozisyon verdiklerini, bası yarası risk değerlendirme ölçeklerini düzenli uyguladıklarını ve cildini nemlendirdiklerini) resmi tıbbi kayıtlar ile ispat etmek zorundadır. Eğer bu tıbbi kayıtlar eksik, tutarsız veya yetersizse, Yargıtay genel ilke olarak sağlık kuruluşunun ihmali olduğunu kabul etmekte ve tazminata hükmetmektedir.

Hastane ve Sağlık Personelinin Sorumluluk Dağılımı

Bası yarası nedeniyle açılacak tazminat davalarında, olayın meydana geldiği sağlık kuruluşunun türü davanın niteliğini doğrudan belirler:

Kamu Hastanelerinde Sorumluluk

Eğer bası yarası bir devlet veya üniversite hastanesinde gerçekleşmişse, Anayasa’nın ilgili maddeleri uyarınca doğrudan kamu görevlilerine dava açılamaz. Dava, “hizmet kusuru” esasına dayanılarak idareye karşı İdare Mahkemesinde bir tam yargı davası olarak açılmalıdır. İdare, ödediği tazminatı kusuru bulunan sağlık personeline rücu edebilir.

Özel Hastanelerde Sorumluluk

Özel hastanelerde ise dava, tüketici mahkemelerinde hastane yönetimine ve ilgili hekime karşı açılır. Özel hastane yönetimi, TBK Madde 66 kapsamında adam çalıştıranın sorumluluğu uyarınca, çalışanlarının hastaya verdiği zararlardan doğrudan ve müştereken sorumludur.

Sonuç

Sonuç olarak, bası yarası oluşumu sadece basit bir cilt tahrişi değil, hastanın anayasal düzeyde güvence altına alınan yaşam ve vücut bütünlüğünün ihlali anlamına gelebilecek ciddi bir hukuki durumdur. Sağlık kuruluşlarının ve çalışanlarının bu süreçte hukuki sorumluluktan kaçınabilmesinin tek yolu, tıbbi bakım standartlarını eksiksiz uygulamak ve bu uygulamaları her aşamada titizlikle kayıt altına almaktır. Hak kaybına uğranmaması adına, sürecin uzman bir sağlık hukuku avukatı eşliğinde takip edilmesi her iki taraf için de hayati önem taşır.

Bası yarası hasta bakımı sorumlulukları
Anahtar Kelime : hastane sorumlu saglik

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız