Tıp bilimindeki gelişmeler tanı ve tedavi süreçlerini kolaylaştırsa da, tıbbi müdahalelerin doğasında her zaman belirli riskler bulunur. Bu risklerden en sık karşılaşılanlarından biri de hastaların ilaçlara karşı geliştirdiği alerjik reaksiyonlardır. Bir ilacın hastada alerjik reaksiyona yol açması durumunda, bu durumun bir “hekim hatası” (tıbbi malpraktis) mı yoksa öngörülemeyen bir “komplikasyon” mu olduğu hususu sağlık hukukunun en temel tartışma konularından biridir.
Tıbbi Malpraktis ve Komplikasyon Ayrımı
Sağlık hukukunda sorumluluğun belirlenmesindeki en temel ölçüt, meydana gelen zararın malpraktis mi yoksa komplikasyon mu olduğudur. Tıbbi malpraktis, hekimin bilgi eksikliği, deneyimsizliği veya ilgisizliği nedeniyle standart uygulamayı yapmaması, hastaya gereği gibi özen göstermemesi sonucu ortaya çıkan zarar durumudur. Komplikasyon ise, hekimin tıbbi standartlara tamamen uygun davranmasına ve gerekli tüm önlemleri almasına rağmen önlenemeyen, öngörülemeyen istenmeyen sonuçlardır.
İlaç alerjilerinde de bu ayrım titizlikle ele alınır. Eğer bir ilaç alerjisi, hekimin mesleki özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle tespit edilememiş ve hastaya zarar vermişse, bu durum komplikasyon sınırlarını aşarak doğrudan hekim hatası olarak kabul edilir.
Hekimin Özen Borcu ve Anamnez Yükümlülüğü
Hekimin hastasına karşı en temel hukuki yükümlülüklerinden biri özen borcudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun vekalet sözleşmesine ilişkin hükümleri (özellikle TBK m. 506) uyarınca, hekim üstlendiği işi yaparken hastayı doğrudan doğruya zarara uğratacak her türlü savsamadan sorumludur. Hekimin bu özen borcunun ilk ve en önemli adımı anamnez (hasta öyküsü) almaktır.
Bir tedaviye başlamadan veya ilaç reçete etmeden önce hastaya daha önce herhangi bir ilaca karşı alerjisi olup olmadığının sorulması yasal bir zorunluluktur. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca da hastanın sağlık durumu hakkında doğru bilgilendirilmesi ve rızasının alınması gerekmektedir. Hekim tarafından;
- Hastanın bilinen alerji geçmişinin sorgulanmaması,
- Hastanın tıbbi kayıtlarında (e-Nabız, hastane dosyası vb.) yer alan alerji uyarılarının göz ardı edilmesi,
- Alerji riski yüksek olduğu bilinen ilaçlar öncesinde yapılması gereken zorunlu testlerin ihmal edilmesi,
- Alerjik reaksiyon başladığı anda gerekli acil tıbbi müdahalenin zamanında ve doğru şekilde yapılmaması,
durumlarında hekimin ve sağlık kuruluşunun kusurlu sorumluluğu doğacaktır. Bu ihmaller net bir şekilde tıbbi uygulama hatası olarak nitelendirilir.
Yargıtay’ın İlaç Alerjisi Konusundaki Yaklaşımı
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, hekimlerin hastalarının tedavisini üstlenirken en hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları kabul edilmektedir. Yargıtay kararlarında, bir ilacın hastada alerjik şoka (anafilaksi) yol açması durumunda, mahkemelerin öncelikle hekimin özen borcunu yerine getirip getirmediğini araştırması gerektiği belirtilmektedir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; eğer hekim hastaya alerji durumunu sormuş, sistem kayıtlarını incelemiş ve tıbbi standartlara uygun davranmışsa, ancak buna rağmen hastada daha önce bilinmeyen, öngörülemeyen akut bir reaksiyon gelişmişse, bu durum komplikasyon olarak değerlendirilir. Ancak, hastanın geçmişinde alerji öyküsü bulunmasına rağmen bu sorgulamanın yapılmadığı durumlarda hekimin hizmet kusuru ve kişisel sorumluluğu doğmaktadır.
İspat Yükü ve Hukuki Sonuçlar
Olası bir tazminat davasında, anamnez alındığına ve alerji sorgulamasının yapıldığına dair ispat yükü hekim ve sağlık kuruluşundadır. Hekimler, hastaya ait onay formlarında (aydınlatılmış onam) ve hasta tabelasında bu sorgulamayı yaptıklarını yazılı olarak belgelemek zorundadır. Sadece sözlü olarak sorulduğu beyanı, hukuki açıdan yeterli bir ispat aracı kabul edilmemektedir.
Sonuç olarak, ilaç alerjisinin kontrol edilmemesi ve buna bağlı olarak hastanın zarar görmesi, tıp hukukunda ciddi bir özen eksikliği ve doğrudan hekim hatasıdır. Hem hekimlerin hukuki sorumluluk altında kalmaması hem de hastaların can güvenliğinin korunması adına, her tıbbi müdahale öncesinde kapsamlı bir alerji sorgulaması yapılması anayasal bir hak olan yaşam hakkının korunmasının hukuki bir gerekliliğidir.

Anahtar Kelime : ilac alerjisi hekim hatasi

