Sağlık sektöründe yapay zekâ (YZ) teknolojilerinin kullanımı, teşhis ve tedavi süreçlerini hızlandırırken, hasta verilerinin güvenliği ve mahremiyeti konusunda ciddi hukuki soru işaretlerini de beraberinde getirmektedir. Yapay zekâ algoritmalarının doğru teşhis koyabilmesi ve kendini geliştirebilmesi için muazzam miktarda tıbbi veri ile beslenmesi gerekmektedir. Ancak sağlık verileri, hukuki niteliği itibarıyla en hassas veri kategorisinde yer alır. Bu nedenle, yapay zekâ entegrasyonunda hastaların mahremiyet haklarının korunması ile teknolojik gelişmelerin sınırları arasındaki dengenin iyi kurulması gerekmektedir.
6698 Sayılı KVKK Kapsamında Sağlık Verilerinin Yeri
Ülkemizde kişisel verilerin korunması, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile güvence altına alınmıştır. Kanun’un 6. maddesinde, kişilerin sağlığına ve cinsel hayatına ilişkin veriler “özel nitelikli kişisel veri” olarak tanımlanmıştır. Bu verilerin işlenmesi, diğer kişisel verilere kıyasla çok daha sıkı şartlara bağlanmış olup, kural olarak ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaklanmıştır.
Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve KVKK mevzuatı uyarınca, sağlık verileri ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından açık rıza aranmaksızın işlenebilir. Ancak yapay zekâ yazılımları genellikle üçüncü taraf özel şirketler tarafından geliştirildiğinden ve bu veriler dış veri tabanlarında işlendiğinden, bu istisnanın sınırları aşılabilmektedir. Bu durum, doğrudan hastanın açık rızasının alınmasını zorunlu hale getirmektedir.
Yapay Zekâ Kullanımında Öne Çıkan Mahremiyet Riskleri
Yapay zekâ teknolojilerinin sağlık sistemlerine entegrasyonu, veri mahremiyeti açısından birtakım kritik riskler barındırmaktadır. Bu risklerin başlıcaları şunlardır:
- Siber Güvenlik ve Veri Sızıntısı: Yapay zekâ sistemlerinin bulut tabanlı sunucularda çalışması, hasta verilerini yetkisiz erişimlere ve siber saldırılara karşı açık hale getirebilir.
- Yeniden Kimliklendirme Riski: Gelişmiş yapay zekâ algoritmaları, üzerinde çalışılan veriler tamamen anonimleştirilmiş (kimliksizleştirilmiş) olsa dahi, farklı veri setlerini eşleştirerek verilerin kime ait olduğunu geriye dönük olarak tespit edebilme kapasitesine sahiptir.
- Şeffaflık ve “Kara Kutu” Problemi: Yapay zekanın verileri nasıl analiz ettiği ve hangi kararları nasıl aldığı her zaman net olarak açıklanamamaktadır. Bu durum, hastanın kendi verisi üzerindeki denetim hakkını zedelemektedir.
Hukuki Sorumluluk ve Yargı Mercilerinin Yaklaşımı
Anayasa Mahkemesi kararlarında sıklıkla vurgulandığı üzere, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, Anayasa’nın 20. maddesi kapsamında güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu bağlamda, hasta mahremiyetinin hukuka aykırı şekilde ihlal edilmesi durumunda, idari yaptırımların yanı sıra Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca hapis cezası gerektiren yaptırımlarla da karşılaşılabilmektedir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının hastalarına karşı yüksek bir özen yükümlülüğü bulunmaktadır. Hastaya ait sırların saklanması ve güvenliğinin sağlanması, bu yükümlülüğün en temel unsurlarından biridir. Yapay zekâ tabanlı bir yazılımın kullanılması sebebiyle meydana gelecek veri ihlallerinde, gerekli teknik ve idari tedbirleri almayan sağlık kuruluşları ve hekimler doğrudan hukuki ve cezai sorumluluk altında kalacaktır.
Hekimler ve Sağlık Kuruluşları İçin Çözüm Önerileri
Yapay zekâ teknolojilerinden güvenle faydalanırken hukuki riskleri en aza indirmek için şu adımların atılması büyük önem taşımaktadır:
- Detaylı Aydınlatılmış Onam Alınması: Hastalardan alınan onam formlarında, verilerin hangi yapay zekâ sistemleri tarafından, hangi amaçla ve ne şekilde işleneceği net ve anlaşılır bir dille belirtilmelidir.
- Veri Minimizasyonu İlkesi: Yapay zekâ uygulamasına yalnızca işlem için kesinlikle gerekli olan veriler aktarılmalı, gereksiz kişisel detaylar paylaşımdan hariç tutulmalıdır.
- Teknoloji Sağlayıcıları ile Yapılan Sözleşmeler: Sağlık kuruluşları, yapay zekâ hizmeti aldıkları şirketler ile imzaladıkları veri işleme sözleşmelerinde (DPA) sorumluluk sınırlarını ve güvenlik standartlarını en üst düzeyde belirlemelidir.
Sonuç olarak, yapay zekânın tıp dünyasındaki yenilikçi gücü yadsınamaz. Ancak bu teknolojilerin entegrasyonu sürecinde hasta mahremiyetinin korunması ve hukuki sınırların aşılmaması, hem hekimlerin mesleki güvenliği hem de hasta haklarının korunması açısından hayati bir gerekliliktir.

Anahtar Kelime : hasta verisi isleme

