Diş Hekimine Karşı Malpraktis Davası Nasıl Açılır?

Diş hekimi malpraktis davası süreci malpraktis diş hekimi

Diş Hekimliğinde Malpraktis Nedir?

Ağız ve diş sağlığı tedavileri, hem tıbbi gereklilikleri hem de estetik beklentileri bir arada barındıran oldukça hassas süreçlerdir. Diş hekiminin teşhis, tedavi veya operasyon esnasında tıp biliminin güncel kurallarına, mesleki standartlara ve özen borcuna aykırı davranması neticesinde hastanın bedensel veya ruhsal zarar görmesi tıbbi malpraktis (hekim hatası) olarak tanımlanır. Burada dikkat edilmesi gereken en temel husus, öngörülemeyen ve her türlü özene rağmen engellenemeyen “komplikasyon” kavramı ile hekimin kusurundan kaynaklanan “malpraktis” arasındaki ince ayrımdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, hekim komplikasyonu zamanında fark edip gerekli tıbbi müdahaleyi yapmazsa, bu durum da özen borcuna aykırılık teşkil ederek malpraktis kapsamında değerlendirilir.

Hukuki Dayanak: Vekalet ve Eser Sözleşmesi Ayrımı

Diş hekimine karşı açılacak tazminat davalarında, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği büyük önem arz eder. Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde bu ilişki genellikle iki farklı sözleşme türü üzerinden çözümlenmektedir:

  • Vekalet Sözleşmesi (TBK m. 502 vd.): Kanal tedavisi, diş çekimi veya diş eti hastalıklarının tedavisi gibi doğrudan iyileştirmeye yönelik tıbbi müdahaleler vekalet sözleşmesi kapsamında kabul edilir. Bu sözleşmede hekim, hastayı kesin olarak iyileştirme sonucunu taahhüt etmez; ancak tedaviyi tıp biliminin kurallarına ve yüksek özen borcuna uygun şekilde yürütmekle yükümlüdür.
  • Eser Sözleşmesi (TBK m. 470 vd.): İmplant yerleştirilmesi, protez diş yapımı veya estetik diş hekimliği (Hollywood Smile vb.) gibi uygulamalar Yargıtay kararlarında eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir. Bu durumda hekim, sadece özen göstermekle yetinemez; aynı zamanda kararlaştırılan sonucu (eseri) taahhüt ettiği şekilde meydana getirmekle yükümlüdür. Sonucun ayıplı olması, doğrudan hekimin hukuki sorumluluğunu doğurur.

Diş Hekimine Karşı Dava Açma Süreci Nasıl İşler?

Hatalı tedavi sonucunda zarar gören hastanın izleyeceği hukuki yol, tedavinin gerçekleştirildiği sağlık kuruluşunun niteliğine göre değişiklik gösterir:

1. Özel Muayenehane, Klinik veya Özel Hastanelerde Süreç

Özel bir diş kliniğinde veya muayenehanede yapılan hatalı işlemler nedeniyle açılacak davalar, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilir. Bu süreçte şu adımların izlenmesi gerekir:

  • Zorunlu Arabuluculuk: Tüketici mahkemelerinde açılacak tazminat davalarından önce arabuluculuk bürosuna başvurulması yasal bir zorunluluktur. Arabuluculuk aşamasında taraflar arasında anlaşma sağlanamazsa dava açma hakkı doğar.
  • Görevli Mahkeme: Dava, tüketicinin yerleşim yeri veya sözleşmenin ifa edildiği yerdeki Tüketici Mahkemesi bünyesinde açılmalıdır.

2. Kamu veya Üniversite Hastanelerinde Süreç

Eğer hatalı tıbbi uygulama bir devlet hastanesinde veya üniversite hastanesinde gerçekleşmişse, doğrudan hekime dava açılamaz; Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları doğrultusunda idarenin hizmet kusuru ilkesi devreye girer:

  • İdari Başvuru: Dava açılmadan önce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca ilgili idareye (Sağlık Bakanlığı veya ilgili Üniversite Rektörlüğü) yazılı bir ön başvuru yapılarak maddi ve manevi zararların tazmini talep edilmelidir.
  • Görevli Mahkeme: İdarenin başvuruyu reddetmesi veya yasal süresi içinde yanıt vermeyerek zımnen reddetmiş sayılması halinde, İdare Mahkemesi‘nde “Tam Yargı Davası” açılmalıdır.

İspat Yükü, Bilirkişi Raporu ve Zamanaşımı

Malpraktis davalarında en kritik unsur, hekimin kusurunun ve oluşan zararın ispat edilmesidir. Tedavi öncesinde hastaya imzalatılan “Aydınlatılmış Onam” formunun hukuka uygun olup olmadığı, risklerin hastaya tam olarak anlatılıp anlatılmadığı mahkemece titizlikle incelenir. İspat yükümlülüğü çerçevesinde mahkeme; Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin diş hekimliği fakültelerinden oluşan uzman bilirkişi heyetlerinden kusur oranına ilişkin bilimsel rapor talep eder.

Zamanaşımı süreleri açısından ise; sözleşmeye aykırılık gerekçesiyle açılacak tazminat davalarında zamanaşımı süresi Yargıtay içtihatları doğrultusunda genellikle 5 yıl olarak uygulanmaktadır. Haksız fiil hükümlerine dayanılması durumunda ise zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halükarda fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl içinde davanın açılması gerekmektedir.

Diş hekimi malpraktis davası süreci
Anahtar Kelime : malpraktis diş hekimi

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız