Tıp eğitimi, vaka sunumları ve bilimsel araştırmalar, tıp biliminin ilerlemesindeki en önemli unsurlardır. Ancak bilimsel amaçlarla da olsa hastaların fotoğraflarının veya görüntülerinin kullanılması, hukuki sınırları son derece net çizilmiş bir alanı kapsamaktadır. Bir hekimin veya sağlık kuruluşunun, eğitim amacıyla da olsa hastanın fotoğrafını rızası olmadan kullanıp kullanamayacağı sorusu, hem kişisel verilerin korunması hem de kişilik hakları kapsamında değerlendirilmektedir. Bu yazıda, tıp dünyası ile hukuk dünyasının kesişim noktasındaki bu kritik konuyu yasal dayanaklarıyla ele alacağız.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) Açısından Değerlendirme
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyarınca, bir kişinin kimliğini belirli veya belirlenebilir kılan her türlü bilgi kişisel veridir. Hastanın yüzünün göründüğü, vücudundaki belirgin bir izi veya ameliyat bölgesini gösteren fotoğraflar, doğrudan kişiyi belirlenebilir kıldığı için kişisel veri niteliğindedir. Dahası, sağlık durumunu ortaya koyan bu tür görseller, kanunun 6. maddesi uyarınca özel nitelikli kişisel veri kapsamında kabul edilmektedir.
KVKK’nın temel prensipleri gereği, özel nitelikli kişisel verilerin ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır. Eğitim amaçlı dahi olsa, bir hastanın fotoğrafının sunumlarda, makalelerde veya derslerde kullanılması hukuken “veri işleme” faaliyeti olduğundan, hastadan önceden alınmış geçerli bir açık rıza bulunması zorunludur. Eğitim amaçlı paylaşım yapılması, yasadaki açık rıza şartını ortadan kaldıran istisnai haller arasında yer almamaktadır.
Hasta Hakları Yönetmeliği ve Bilimsel Çalışmalar
Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliği, hastanın mahremiyet hakkını ve kişisel bilgilerinin korunmasını güvence altına almaktadır. Yönetmeliğin “Mahremiyete Saygı Gösterilmesi” başlıklı maddesi uyarınca, hastanın tıbbi durumuyla ilgili her türlü bilginin gizli tutulması esastır.
Aynı yönetmelikte, eğitim ve araştırma amacıyla yapılacak çalışmalarda dahi hastanın kimlik bilgilerinin gizlenmesi gerektiği ve hastanın onayının alınmasının şart olduğu açıkça düzenlenmiştir. Dolayısıyla, sadece bilimsel bir kongrede sunum yapmak ya da tıp öğrencilerine ders anlatmak amacıyla dahi olsa, hastanın fotoğrafını kullanmadan önce hukuka uygun bir onam alınması yasal bir zorunluluktur.
Kişilik Haklarının İhlali ve Türk Borçlar Kanunu
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi, kişinin rızası veya kanunun verdiği yetki olmaksızın kişilik haklarına yapılan saldırıları hukuka aykırı kabul etmektedir. Hastanın rızası dışında fotoğrafının paylaşılması, kişinin kendi resmi üzerindeki hakkının ihlali anlamına gelir. Bu durum, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde düzenlenen “haksız fiil” sorumluluğunu doğurur.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, rıza alınmaksızın hastanın tıbbi durumunu veya tedavi sürecini gösteren görsellerin paylaşılması, kişinin mahremiyet alanına tecavüz teşkil etmekte ve bu durum manevi tazminat sorumluluğuna yol açmaktadır. Yargıtay kararlarında, eğitim veya bilimsel amaç iddiasının, rızasız veri paylaşımını hukuka uygun hale getirmeyeceği kararlılıkla kabul edilmektedir.
Eğitim Amaçlı Onam Alırken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının hukuki uyuşmazlıklarla karşılaşmaması için eğitim amaçlı onam süreçlerinde şu hususlara dikkat etmesi gerekir:
- Yazılı ve Kanıtlanabilir Onam: İleride yaşanabilecek uyuşmazlıklarda ispat kolaylığı açısından onamın mutlaka yazılı olarak alınması ve arşivlenmesi tavsiye edilir.
- Açık Rıza ve Aydınlatılmış Onam: Hastaya fotoğrafın hangi mecrada (kongre, bilimsel makale, ders, sosyal medya vb.), ne amaçla kullanılacağı ve kimlerin bu görsele erişebileceği açıkça anlatılmalıdır.
- Kimliğin Maskelenmesi (Anonimleştirme): Fotoğrafta hastanın gözlerinin kapatılması veya kimliğini açığa çıkaracak diğer ayırt edici özelliklerin sansürlenmesi, tek başına onam alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz ancak ihlalin boyutunu ve olası tazminat riskini azaltır.
- Rızanın Geri Alınabilirliği: Hastanın verdiği rızayı her zaman geri alma hakkı saklıdır. Bu durumda görselin kullanımına derhal son verilmesi gerekir.
Sonuç
Tıbbi eğitim ve bilimsel gelişmeler için vaka paylaşımları hayati önem taşısa da, bu süreçlerin bireylerin temel hak ve özgürlüklerini ihlal etmeden yürütülmesi yasal bir zorunluluktur. Hukukumuzda, hastanın rızası olmaksızın eğitim dahil hiçbir amaçla fotoğrafının kullanılmasına izin verilmemektedir. Hekimlerin hem mesleki itibarlarını korumak hem de cezai ve hukuki yaptırımlarla karşılaşmamak adına KVKK ve Hasta Hakları Yönetmeliği çerçevesinde aydınlatılmış yazılı onam mekanizmasını titizlikle işletmesi gerekmektedir.

Anahtar Kelime : hasta onam fotograf

