Konkordato Nedir? Şirketlerin İflastan Kurtulma Yolu

Sağlık hukuku adalet terazisi hasta

Ekonomik hayatta yaşanan dalgalanmalar, şirketlerin mali yapılarında beklenmedik bozulmalara yol açabilir. Borçlarını zamanında ödemekte güçlük çeken ancak ticari faaliyetlerini sürdürme potansiyeli olan şirketler için iflas, tek ve nihai bir son değildir. Türk hukuk sistemi, bu gibi durumdaki dürüst borçlulara, iflastan kurtulma ve mali yapılarını yeniden düzenleme imkanı sunan “konkordato” kurumunu düzenlemektedir. Bu yazı, konkordatonun ne olduğunu, amacını ve şirketler için iflastan nasıl bir çıkış yolu sunduğunu ana hatlarıyla açıklamaktadır.

Konkordato Nedir ve Amacı Nedir?

Konkordato, mali durumu bozulmuş olan borçlu bir şirketin, alacaklıları ile mahkeme denetiminde bir anlaşmaya vararak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan hukuki bir süreçtir. Kelime anlamı olarak “iflas anlaşması” olarak da bilinen bu kurumun temel amacı, iyi niyetli borçlunun ticari faaliyetlerine devam etmesini sağlamak ve bu sayede hem borçlunun ekonomik varlığını korumak hem de alacaklıların alacaklarını belirli bir plan dahilinde tahsil etmelerine olanak tanımaktır. Konkordato, borçlunun iflasına karar verilmesini önlemeyi hedefler.

Bu süreç, İcra ve İflas Kanunu’nda detaylı olarak düzenlenmiştir. Borçlu, alacaklılarına borçlarının bir kısmından indirim yapılmasını (tenzilat konkordatosu) veya borç ödemeleri için yeni bir vade belirlenmesini (vade konkordatosu) ya da her ikisini birden (karma konkordato) teklif edebilir.

Konkordato ve İflas Arasındaki Temel Farklar

Konkordato, iflasın bir alternatifi olup, temel amacı iflası önlemektir. İki kurum arasındaki en temel fark, şirketin geleceğine yöneliktir. İflas, şirketin tüm malvarlığının tasfiye edilerek ticari faaliyetlerinin sona ermesi anlamına gelirken, konkordato şirketin faaliyetlerine devam ederek borçlarını ödemesini hedefler. İflas sürecinde alacaklıların sürece müdahalesi sınırlıyken, konkordatoda alacaklılar, borçlunun sunduğu projeyi oylayarak sürecin gidişatında aktif rol oynarlar.

Konkordato Süreci Nasıl İşler?

Konkordato süreci, borçlu şirketin veya alacaklılardan birinin Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yapacağı başvuru ile başlar. Başvuru, oldukça detaylı bir hazırlık gerektirir. Şirketin sunması gereken temel belgeler arasında şunlar yer alır:

  • Konkordato Ön Projesi: Borçların hangi oranda ve vadede ödeneceğini, alacaklıların alacaklarından ne kadar feragat edeceğini ve gerekli finansal kaynağın nasıl sağlanacağını gösteren detaylı bir plandır.
  • Mali Tablolar: Şirketin son bilançosu, gelir tablosu, nakit akım tablosu gibi finansal durumunu gösteren belgeler.
  • Alacaklı ve Borçlu Listeleri: Tüm alacaklıların isimlerini, alacak miktarlarını ve borçların vadelerini gösteren listeler.
  • Karşılaştırmalı Tablo: Borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçmesi muhtemel miktar ile konkordato projesiyle alacaklılara ödenecek miktarın karşılaştırıldığı bir tablo.
  • Bağımsız Denetim Raporu: Projenin uygulanabilirliğine dair makul güvence veren ve yetkili bir bağımsız denetim kuruluşu tarafından hazırlanan rapor.

Mahkeme, başvuruyu ve ekli belgeleri inceledikten sonra talebi uygun bulursa, şirkete öncelikle 3 aylık bir “geçici mühlet” verir. Bu süre içinde, borçlu aleyhine (bazı istisnalar hariç) icra takibi yapılamaz ve başlamış olan takipler durur. Mahkeme, süreci denetlemek üzere bir veya birden fazla “konkordato komiseri” atar. Geçici mühlet, gerekli görülmesi halinde uzatılabilir ve ardından mahkeme tarafından “kesin mühlet” kararı verilir. Bu süreçte komiser, şirketin mali durumunu ve projenin başarılı olma ihtimalini değerlendirerek bir rapor hazırlar. Ardından alacaklılar, projeyi oylamak üzere toplantıya çağrılır. Projenin kabulü için hem alacaklı sayısında hem de alacak miktarında kanunda belirtilen çoğunluğun sağlanması gerekir. Projenin alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve mahkemenin de projenin uygulanabilir olduğuna kanaat getirmesi durumunda konkordato tasdik edilir ve şirket, bu plan çerçevesinde borçlarını ödemeye başlar.

Sonuç

Konkordato, mali darboğaza giren ancak kurtarılma potansiyeli olan şirketler için önemli bir hukuki imkandır. İflasın getireceği yıkıcı sonuçların aksine, konkordato hem borçlu şirketin ticari hayatına devam etmesine olanak tanır hem de alacaklıların alacaklarını, iflas durumuna göre daha yüksek bir oranda tahsil etmelerini sağlayabilir. Sürecin karmaşıklığı ve gerektirdiği detaylı hazırlık göz önüne alındığında, bu yola başvurmayı düşünen şirketlerin mutlaka uzman bir hukukçudan destek alması kritik öneme sahiptir.

“`
Sağlık hukuku adalet terazisi hasta
Anahtar Kelime : sağlık hukuku

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız