Malpraktis Nedir? Tıbbi Uygulama Hatasının Hukuki Şartları

Tıbbi uygulama hatası hukuki şartları tibbi uygulama hatasi

Tıp bilimi, doğası gereği içerisinde belirli riskleri barındıran dinamik bir alandır. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının hastaya müdahale ederken uyması gereken mesleki standartlar ve özen yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi durumunda ortaya çıkan ve halk arasında “tıbbi hata” olarak bilinen kavram, hukuk terminolojisinde malpraktis (tıbbi uygulama hatası) olarak adlandırılır. Sağlık hukukunda hem hastaların haklarını korumak hem de hekimlerin haksız ithamlarla karşı karşıya kalmasını önlemek adına malpraktis kavramının sınırlarının net çizilmesi büyük önem taşır.

Malpraktis (Tıbbi Uygulama Hatası) Nedir?

Dünya Tabipler Birliği ve ulusal mevzuatımız çerçevesinde malpraktis; hekimin, tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya gerekli tedaviyi vermemesi ile oluşan zarar olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir deyişle, tıp biliminin güncel kurallarına, meslek etiğine ve yerleşik standartlara aykırı olarak gerçekleştirilen; bilgisizlik, deneyimsizlik veya ilgisizlik nedeniyle hastaya zarar veren her türlü tıbbi eylem malpraktis kapsamına girer.

Malpraktis vakalarında en kritik unsur, hekimin özen borcunun ihlal edilmiş olmasıdır. Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve yargı kararları doğrultusunda, hekimden beklenen özen, aynı alanda faaliyet gösteren ortalama ve ideal bir hekimin göstermesi gereken mesleki dikkattir.

Tıbbi Uygulama Hatasının Hukuki Şartları

Bir tıbbi müdahalenin hukuken malpraktis olarak nitelendirilebilmesi ve tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için belirli hukuki şartların bir arada bulunması gerekir. Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde haksız fiil sorumluluğu (TBK m. 49) ve sözleşmeye aykırılık hükümleri kapsamında şekillenen bu şartlar şu şekilde özetlenebilir:

1. Tıbbi Müdahalenin Hukuka Aykırı Olması

Gerçekleştirilen tıbbi işlemin, hastanın anayasal haklarına ve kanunlara aykırı olması gerekir. Örneğin, hastanın geçerli bir aydınlatılmış onamı (rızası) alınmadan yapılan müdahaleler veya tıp biliminin kabul ettiği standart yöntemlerin tamamen dışına çıkılarak uygulanan yöntemler hukuka aykırılık unsurunu oluşturur.

2. Kusur ve Özen Yükümlülüğünün İhlali

Hekimin veya sağlık personelinin kasıt, ihmal veya tedbirsizlik sonucu mesleki standartlardan sapmasıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da kararlılıkla vurgulandığı üzere, hekim hastanın zarar görmemesi için her türlü önlemi almak, en hafif kusurundan dahi sorumlu olmak ve tıp bilimindeki gelişmeleri yakından takip etmek durumundadır.

3. Zararın Varlığı ve İlliyet Bağı

Hatalı tıbbi müdahale sonucunda hastanın bedensel, ruhsal veya maddi bir zarara uğramış olması şarttır. Ancak zararın varlığı tek başına yeterli değildir; meydana gelen bu olumsuz sonuç ile hekimin hatalı eylemi arasında doğrudan ve nedensel bir bağ (illiyet bağı) bulunmalıdır. Zarar, başka bir kronik rahatsızlıktan veya harici nedenden değil, doğrudan doğruya hekimin kusurlu davranışından kaynaklanmalıdır.

Malpraktis ve Komplikasyon Ayırımı

Sağlık hukukunda en sık karşılaşılan uyuşmazlık noktalarından biri malpraktis ile komplikasyon arasındaki farktır. Komplikasyon, tıp biliminin kabul ettiği standartlara uygun olarak yapılan doğru bir müdahale sonrasında dahi ortaya çıkma ihtimali bulunan, önlenemez istenmeyen durumlardır. Bu durum hukukta “izin verilen risk” olarak kabul edilir.

Yargıtay kararlarında da istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, bir komplikasyonun ortaya çıkması hekimin sorumluluğunu doğurmaz. Ancak komplikasyonun zamanında fark edilmemesi, hastaya durumu yönetebilecek gerekli müdahalenin yapılmaması veya sürecin ihmal edilmesi durumunda, olay artık bir komplikasyon olmaktan çıkıp malpraktise dönüşmektedir.

Sürecin Hukuki Yönetimi

Olası bir tıbbi uygulama hatası iddiası karşısında, hem hastaların hak arama hürriyeti kapsamında yasal yollara başvurma hakkı bulunmakta hem de hekimlerin mesleki saygınlıkları yasal güvence altına alınmaktadır. Bu süreçte, tüm tıbbi kayıtların, epikriz raporlarının, tetkik sonuçlarının ve rıza formlarının eksiksiz tutulması hukuki uyuşmazlıkların çözümünde birincil öneme sahiptir. Hak kayıplarının önlenmesi adına, Sağlık Bakanlığı yönergeleri ve güncel yargı içtihatları doğrultusunda uzman bir hukukçudan profesyonel destek alınması tavsiye edilir.

Tıbbi uygulama hatası hukuki şartları
Anahtar Kelime : tibbi uygulama hatasi

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız