Sağlık Kuruluşlarında İç Denetim Malpraktis Riskini Nasıl Azaltır?

İç denetim, hasta güvenliği, malpraktis önleme iç denetim malpraktis

Sağlık hizmetlerinin sunumunda karşılaşılan en büyük hukuki ve tıbbi risklerden biri tıbbi kötü uygulama (malpraktis) vakalarıdır. Malpraktis, hekim veya sağlık personelinin tanı, tedavi ve bakım süreçlerinde gösterdiği özen eksikliği, bilgi yetersizliği veya standart dışı uygulamalar sonucunda hastanın zarar görmesi durumunu ifade eder. Günümüz sağlık hukukunda, zararın doğmasından sonra tazmin edilmesinden ziyade, zararın oluşmasını engelleyen önleyici mekanizmalar ön plana çıkmaktadır. Bu mekanizmaların en başında ise sağlık kuruluşlarında yürütülen proaktif ve sistemli iç denetim mekanizmaları gelmektedir.

Malpraktis Sorumluluğunun Hukuki Temelleri ve Yargıtay Yaklaşımı

Sağlık hizmeti sağlayıcılarının hukuki sorumluluğu, esas itibarıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında yer alan haksız fiil (TBK m. 49) veya vekalet sözleşmesine aykırılık (TBK m. 506) hükümlerine dayanmaktadır. Hekimin ve sağlık kuruluşunun borcu, sonucu garanti etmek değil; tıp biliminin genel kabul görmüş kurallarına ve dönemin standartlarına uygun olarak özenli bir sağlık hizmeti sunmaktır.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, hekim ve sağlık kuruluşu hastanın zarar görmemesi için tıp bilimi ve teknolojisinin sunduğu imkanlar dâhilinde gerekli tüm tedbirleri almakla yükümlüdür. Tıbbi müdahale sırasında gösterilmesi gereken özen borcu, en hafif kusurun dahi sorumluluk doğurabileceği hassas bir alandır. Dolayısıyla kurumsal ölçekte hataların önlenmesi, bireysel özen kadar sistemik denetim süreçlerine de bağlıdır.

Sağlık Kuruluşlarında İç Denetim Malpraktis Riskini Nasıl Düşürür?

Sağlık kuruluşlarında oluşturulacak bağımsız ve nitelikli bir iç denetim birimi, operasyonel aksaklıkları ve hukuki riskleri önceden tespit ederek malpraktis iddialarını en aza indirir. İç denetim süreçlerinin bu riski azaltmadaki temel işlevleri şunlardır:

1. Tıbbi Belgeleme ve Aydınlatılmış Onam Denetimi

Hukuki uyuşmazlıklarda en önemli delil unsuru eksiksiz tutulmuş hasta kayıtlarıdır. Hasta Hakları Yönetmeliği ve Anayasa Mahkesi emsal kararlarında vurgulanan aydınlatılmış onam hakkının usulüne uygun alınması kritik önem taşır. İç denetim mekanizması, hasta dosyalarını düzenli olarak inceleyerek;

  • Onam formlarının spesifik tıbbi müdahaleye uygun şekilde ve hastanın anlayabileceği bir dille doldurulup doldurulmadığını,
  • Hasta öyküsü, ameliyat notları, klinik takipler ve epikriz belgelerinin eksiksiz tutulup tutulmadığını,
  • Yasal süre içerisinde belgeleme ve arşivleme işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığını kontrol eder.

2. Sistemik ve Klinik Standartların Sağlanması

Birçok malpraktis iddiası, doğrudan hekim hatasından ziyade hastane organizasyonundaki eksikliklerden (organizasyon kusuru) kaynaklanmaktadır. T.C. Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı Kalite Standartları doğrultusunda yapılan iç denetimler;

  • Hastane enfeksiyonlarının önlenmesine yönelik hijyen ve sterilizasyon protokollerini,
  • Tıbbi cihazların periyodik bakım ve kalibrasyon durumlarını,
  • Acil durum ve müdahale protokollerinin işlerliğini denetleyerek kurumsal sorumluluk riskini ortadan kaldırır.

3. Risk Bildirim Sistemleri ve Sürekli Eğitim

İç denetim yalnızca ceza odaklı bir denetleme değil, bir kurumsal güvenlik kültürü oluşturma sürecidir. Sağlık çalışanlarının “ramak kala” olayları ve küçük hataları ceza korkusu olmadan bildirebileceği risk yönetim sistemleri inşa edilmelidir. İç denetim verileri doğrultusunda düzenli olarak personele yönelik sağlık hukuku, hasta hakları ve tıbbi etik eğitimleri verilmesi malpraktis oranlarını belirgin şekilde düşürmektedir.

Sonuç: Önleyici Hukuk ve Kurumsal Güvenlik

Sağlık kuruluşlarında etkin bir iç denetim sisteminin kurulması, yalnızca yasal yükümlülüklere uyum sağlamakla kalmaz; hem hastanın güvenliğini korur hem de hekim ve hastane yönetimini ağır maddi ve manevi tazminat davalarından korur. Yargıtay ilke kararlarında da altı çizildiği üzere, tıbbi standartların ve kurumsal özen borcunun eksiksiz yerine getirilmesi ancak sürekli kontrol ve geliştirme süreçleriyle mümkündür. Sonuç olarak proaktif iç denetim, malpraktis riskine karşı en etkili hukuki ve tıbbi kalkandır.

İç denetim, hasta güvenliği, malpraktis önleme
Anahtar Kelime : iç denetim malpraktis

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız