Sağlık Verilerinin İşlenmesinde Açık Rıza Her Zaman Gerekli midir?

Sağlık verisi işleme ve açık rıza prensipleri acik riza

Günümüz dijitalleşen sağlık sisteminde, hastaların tıbbi geçmişlerinden tahlil sonuçlarına kadar her türlü bilgi elektronik ortamlarda işlenmekte ve saklanmaktadır. Bu durum, hem hekimlerin tedavi süreçlerini kolaylaştırmakta hem de hastaların sağlık hizmetlerine erişimini hızlandırmaktadır. Ancak sağlık verileri, hukuki boyutta sıradan kişisel verilerden ayrılır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında “özel nitelikli kişisel veri” olarak kabul edilen sağlık verilerinin işlenmesi, sıkı kurallara ve belirli istisnalara tabidir. Peki, sağlık hizmeti sunulurken hastanın açık rızasının alınması her zaman zorunlu mudur? Bu sorunun cevabı, hem hekimler hem de hastalar açısından kritik hukuki sonuçlar doğurmaktadır.

Sağlık Verisi Nedir ve Neden Özel Korunur?

Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, bireyin mahremiyetinin en temel dayanaklarından biridir. Sağlık verileri; bir kişinin fiziksel veya ruhsal sağlığına ilişkin her türlü bilgiyi, uygulanan tedavileri, ilaç reçetelerini ve laboratuvar sonuçlarını kapsar. Bu verilerin hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi veya yetkisiz kişilerce ele geçirilmesi, bireyin sosyal ve mesleki hayatında telafisi güç zararlara yol açabileceği için KVKK m. 6 uyarınca özel nitelikli kişisel veri kategorisinde değerlendirilmiş ve daha sıkı bir koruma kalkanı altına alınmıştır.

Genel Kural: Açık Rıza

Hukuki kural olarak, özel nitelikli kişisel verilerin işlenebilmesi için ilgili kişinin açık rızasının bulunması şarttır. Açık rıza; belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rızayı ifade eder. Örneğin, bir hastanın sağlık verilerinin bir araştırma şirketiyle paylaşılması, akademik bir çalışmada adıyla kullanılması veya reklam/pazarlama amacıyla bir klinikten SMS gönderilmesi süreçlerinde hastanın açık rızasının alınması mutlak bir zorunluluktur.

Açık Rızanın Gerekli Olmadığı İstisnai Durumlar

Sağlık hizmetlerinin kesintiye uğramaması ve hayati durumların sekteye uğramaması adına kanun koyucu, sağlık verilerinin işlenmesinde açık rıza aranmayacak istisnaları da düzenlemiştir. 6698 sayılı KVKK m. 6/3 uyarınca, sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler, ancak şu şartların birlikte gerçekleşmesi halinde açık rıza aranmaksızın işlenebilir:

  • Sır Saklama Yükümlülüğü: Veriyi işleyen kişilerin sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler (hekimler, hemşireler, sağlık personeli) veya yetkili kurum ve kuruluşlar (Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu) olması gerekir.
  • Belirli Amaçlar: İşleme faaliyetinin; kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmetlerinin planlanması ve yönetimi amacıyla sınırlı olması şarttır.

Dolayısıyla, bir hekimin hastasını tedavi edebilmek, teşhis koyabilmek veya acil tıbbi müdahalede bulunabilmek amacıyla hastanın geçmiş tahlillerini incelemesi ve sisteme kaydetmesi için hastadan ayrıca bir açık rıza almasına gerek yoktur. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, hekimin teşhis ve tedavi yükümlülüğü kapsamında hastanın rızasından bağımsız olarak tıbbi verileri işlemesi hukuka uygundur ve tıbbi müdahalenin doğasından kaynaklanmaktadır.

Aydınlatma Yükümlülüğü Her Zaman Zorunludur

Sıklıkla düşülen en büyük yanılgılardan biri, açık rızanın gerekmediği durumlarda aydınlatma yükümlülüğünün de ortadan kalktığı düşüncesidir. Hukuken açık rıza ile aydınlatma yükümlülüğü tamamen farklı kavramlardır. KVKK m. 10 uyarınca, veri sorumlusu olan sağlık kuruluşları ve hekimler, veri işleme faaliyeti hangi hukuki sebebe dayanırsa dayansın (açık rıza olsun veya olmasın) hastayı bilgilendirmekle yükümlüdür. Hastaya; verilerinin hangi amaçla işleneceği, kimlere aktarılabileceği, toplama yöntemi ve haklarının neler olduğu anlaşılır bir dille anlatılmalıdır.

Sonuç ve Değerlendirme

Özetle, sağlık verilerinin işlenmesinde açık rıza her zaman gerekli değildir. Tıbbi teşhis, tedavi, koruyucu hekimlik gibi asli sağlık hizmetlerinin yürütülmesi esnasında, sır saklama yükümlülüğü altındaki hekimler ve sağlık personeli tarafından yapılan veri işleme süreçlerinde hastanın açık rızası aranmaz. Ancak tedavi sınırlarını aşan, ticari, akademik veya reklam amaçlı veri işleme faaliyetlerinde açık rıza alınması yasal bir zorunluluktur. Sağlık hukukunda cezai ve hukuki yaptırımlarla karşılaşmamak adına, hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının veri işleme süreçlerini bu ince çizgiye dikkat ederek tasarlamaları büyük önem arz etmektedir.

Sağlık verisi işleme ve açık rıza prensipleri
Anahtar Kelime : acik riza

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız