Sosyal Medyada Hastaya Tanı Koymanın Hukuki Sakıncaları

Doktor sosyal medyada hasta paylaşıyor hukuki sakıncalar sosyal medya tanı

Günümüzde dijital dönüşümün ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşması, hekim ile hasta arasındaki iletişimin de geleneksel klinik ortamlarından dijital platformlara kaymasına neden olmuştur. Sosyal medya mecralarında paylaşılan tıbbi içeriklerin altına yapılan yorumlar veya doğrudan mesajlar (DM) üzerinden hastaların şikayetlerini iletmesi ve hekimlerin bu şikayetlere dayanarak tanı koyması sıklıkla karşılaşılan bir durum haline gelmiştir. Ancak sosyal medya üzerinden teşhis veya tedavi önerisinde bulunmak, hem hekimler hem de hastalar açısından ciddi hukuki, cezai ve etik riskleri beraberinde getirmektedir.

Sosyal Medyada Tanı Koymanın Mevzuat Açısından Değerlendirilmesi

Türk sağlık mevzuatında hekimlik mesleğinin icrası ve hastaya yaklaşım esasları net kurallara bağlanmıştır. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının İfrazı Tarzına Dair Kanun uyarınca, tıbbi teşhis ve tedavi yetkisi yalnızca yetkili hekimlere tanınmış olup, bu sürecin fiziki muayene ve gerekli tetkikler doğrultusunda yürütülmesi esastır.

Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, fiziki olarak bir arada bulunulmayan durumlarda tıbbi hizmet sunumunu belirli standartlara, izinli altyapılara ve kayıt sistemlerine bağlamıştır. Sosyal medya platformları ise bu yönetmelikte tanımlanan güvenli ve yetkili altyapı niteliğinde değildir. Dolayısıyla, sosyal medya üzerinden yapılan değerlendirmeler ve konulan tanılar mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.

Hekimin Hukuki ve Cezai Sorumluluğu

Sosyal medyada yöneltilen bir soruya verilen yanıt veya konulan tanı, hukuki anlamda hekim ile hasta arasında bir borç ilişkisi veya haksız fiil sorumluluğu doğurabilir. Hekimin bu mecralarda eksik veya yanlış bilgilendirme yapması sebebiyle hastanın zarar görmesi durumunda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 kapsamında haksız fiilden doğan tazminat sorumluluğu gündeme gelir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, hekimin özen borcuna aykırı davranması ve hastada bir zarar meydana gelmesi durumunda maddi ve manevi tazminat yükümlülüğü doğmaktadır. Fiziksel muayene yapılmaksızın, yetersiz veriyle sosyal medya üzerinden sunlanan tıbbi görüşler, hekimin özen yükümlülüğünü ihlal ettiği şeklinde değerlendirilmektedir.

Bunun yanı sıra, eksik incelemeyle yanlış yönlendirilen hastanın durumunun ağırlaşması veya zarar görmesi, Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde taksirle yaralama veya taksirle ölüme sebebiyet verme suçları kapsamında değerlendirilebilir. Dijital platformlarda yapılan yazışmaların adli süreçlerde delil niteliği taşıdığı unutulmamalıdır.

Hasta Mahremiyeti ve Kişisel Verilerin İhlali

Hastaların tahlil sonuçlarını, vücut görsellerini veya tıbbi geçmişlerini sosyal medya üzerinden iletmesi kişisel verilerin korunması hukukunu doğrudan ilgilendirmektedir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyarınca kişilerin sağlık verileri özel nitelikli kişisel veridir.

Hasta açık rıza verse dahi, kamuya açık sosyal medya platformlarında bu verilerin işlenmesi veya yorumlanması hasta mahremiyetinin ihlaline yol açabilir. Türk Ceza Kanunu m. 136 uyarınca, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma fiilleri hapis cezası yaptırımına bağlanmıştır.

Etik İhlaller ve Mesleki Disiplin Sorumluluğu

Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ve Hekimlik Meslek Etiği Kuralları uyarınca hekimlerin sosyal medyayı yönlendirici, ticari veya reklam niteliğinde kullanmaları yasaktır. Sosyal medyada doğrudan tanı koymak, hasta çekmeye yönelik bir faaliyet veya meslek etiğine aykırı tutum olarak değerlendirilebilir. Bu durum, Türk Tabipleri Birliği ve ilgili tabip odaları nezdinde disiplin soruşturmasına ve idari yaptırımlara yol açabilmektedir.

Sonuç

Sosyal medya, toplum sağlığını bilinçlendirmek ve genel tıbbi bilgiler sunmak açısından faydalı bir araç olsa da, bireysel tanı ve tedavi süreçlerinin yürütüleceği bir mecra değildir. Hekimlerin dijital platformlarda hastaya özgü tanı koymaktan kaçınarak genel bilgilendirme sınırında kalmaları; hastaların ise sağlık sorunlarında doğrudan bir sağlık kuruluşuna başvurarak fiziki muayene olmaları, hukuki ve hayati risklerin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Doktor sosyal medyada hasta paylaşıyor hukuki sakıncalar
Anahtar Kelime : sosyal medya tanı

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız