Tıbbi İhmal Nedeniyle Sürekli İş Göremezlik Tazminatı: Şartlar, Deliller, Zamanaşımı Ve Tazminat

Sürekli iş göremezlik tazminat davası avukat

Tıbbi uygulamalardaki hatalar, hastaların yaşamını derinden etkileyen ve kalıcı sonuçlar doğurabilen ciddi durumlardır. Tıp biliminin standartlarına ve tecrübelere göre gerekli özenin gösterilmemesi sonucu ortaya çıkan ve hastanın bedensel bütünlüğünde kalıcı bir engele yol açan durumlarda, “sürekli iş göremezlik tazminatı” gündeme gelmektedir. Bu tazminat, hatalı tıbbi müdahale (malpraktis) sonucu çalışma gücünü kısmen veya tamamen kaybeden hastanın, bu kayıptan doğan maddi ve manevi zararlarının giderilmesini amaçlar.

Tıbbi İhmal ve Sürekli İş Göremezlik Nedir?

Tıbbi ihmal (malpraktis), bir hekimin veya sağlık personelinin, teşhis, tedavi veya bakım sürecinde standart uygulamaları yapmaması, bilgi ve beceri eksikliği sergilemesi veya hastaya gerekli özeni göstermemesi sonucu hastanın zarar görmesidir. Bu zarar, geçici bir sağlık sorunundan, uzuv kaybına veya yaşamın sonlanmasına kadar geniş bir yelpazede olabilir.

Sürekli iş göremezlik ise, bu tıbbi ihmal neticesinde kişinin çalışma gücünde veya meslekte kazanma gücünde kalıcı bir azalma meydana gelmesidir. Yargıtay kararlarında bu durum “beden gücü kaybı” veya “meslekte kazanma gücü kaybı” olarak da adlandırılmaktadır. Sürekli iş göremezlik, kişinin hayatı boyunca gelir kaybı yaşamasına neden olacağı için hukuki koruma altına alınmıştır.

Sürekli İş Göremezlik Tazminatı Şartları Nelerdir?

Bir hastanın tıbbi ihmal nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebilmesi için belirli şartların bir araya gelmesi gerekmektedir. Bu şartlar, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde şekillenmiştir:

  • Hukuka Aykırı Fiil: Hekimin veya sağlık kuruluşunun eyleminin, tıp biliminin genel kabul görmüş standart ve kurallarına aykırı olması gerekir. Standart tedavinin uygulanmaması, yanlış teşhis, hatalı cerrahi müdahale gibi durumlar bu kapsama girer.
  • Kusur: Hekimin veya sağlık personelinin ihmalkar, dikkatsiz veya özensiz davranmış olması aranır. Bilgisizlik, deneyimsizlik veya ilgisizlik gibi durumlar kusurun varlığına işaret eder.
  • Zarar: Hastanın vücut bütünlüğünde kalıcı bir sakatlık (sürekli iş göremezlik) meydana gelmiş olmalıdır. Bu zararın, yetkili sağlık kurullarından alınacak raporlarla belgelenmesi esastır.
  • İlliyet Bağı (Nedensellik): Meydana gelen sürekli iş göremezlik durumu ile hekimin hukuka aykırı ve kusurlu eylemi arasında doğrudan bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmalıdır. Yani, zararın tam olarak bu hatalı tıbbi müdahaleden kaynaklandığı ispatlanmalıdır.

Tazminat Davasında İspat ve Deliller

Tıbbi ihmal davalarında ispat yükü, kural olarak davacı olan hastadadır. Ancak Yargıtay, bazı durumlarda ispat yükünün yer değiştirebileceğini kabul etmektedir. Davada kullanılabilecek temel deliller şunlardır:

  • Hasta Dosyası ve Tıbbi Kayıtlar: Hastanede tutulan tüm kayıtlar, epikriz raporları, tahlil ve radyoloji sonuçları en önemli delillerdir.
  • Adli Tıp Kurumu Raporları: Mahkemeler, tıbbi ihmal iddiasının ve sürekli iş göremezlik oranının tespiti için dosyayı genellikle Adli Tıp Kurumu’na gönderir. Buradan alınacak rapor, davanın seyrini büyük ölçüde etkiler.
  • Bilirkişi Raporları: Alanında uzman hekimlerden oluşan bilirkişi heyetlerinden alınacak raporlar, hekimin standart uygulamayı yapıp yapmadığını ve kusurun varlığını aydınlatır.
  • Tanık Beyanları: Özellikle ameliyat veya tedavi sürecine şahit olan diğer sağlık personeli veya hasta yakınlarının beyanları da delil olarak kullanılabilir.

Zamanaşımı Süreleri ve Tazminatın Kapsamı

Zamanaşımı

Tıbbi ihmal nedeniyle açılacak tazminat davalarında zamanaşımı süresi, davanın dayandığı hukuki sebebe göre değişiklik gösterir. Hasta ile hekim/hastane arasında bir sözleşme ilişkisi varsa (örneğin özel hastaneler), vekalet sözleşmesi hükümleri gereği zamanaşımı süresi genellikle 5 yıldır. Eğer ortada bir sözleşme yoksa ve haksız fiil hükümlerine dayanılıyorsa, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Ancak, tıbbi ihmal aynı zamanda ceza kanunları uyarınca daha uzun bir zamanaşımı süresi öngören bir suçu oluşturuyorsa, ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

Tazminatın Hesaplanması

Sürekli iş göremezlik tazminatı, maddi ve manevi tazminat olarak ikiye ayrılır.

Maddi Tazminat: Bu tazminat, hastanın çalışma gücü kaybı nedeniyle gelecekte maruz kalacağı gelir kaybını ve ekonomik geleceğinin sarsılmasını karşılamayı hedefler. Hesaplamada, Yargıtay’ın kabul ettiği hesaplama yöntemleri çerçevesinde, hastanın yaşı, mesleği, geliri, sürekli iş göremezlik oranı ve muhtemel yaşam süresi gibi faktörler dikkate alınır.

Manevi Tazminat: Hastanın, yaşadığı olay nedeniyle çektiği elem, acı, ıstırap ve yaşam kalitesindeki düşüşü telafi etmeyi amaçlar. Manevi tazminat miktarı, somut olayın özellikleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve kusurun ağırlığı gibi unsurlar göz önünde bulundurularak hakim tarafından takdir edilir.

Sürekli iş göremezlik tazminat davası avukat
Anahtar Kelime : tıbbi ihmal sürekli iş göremezlik tazminatı

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız