Tüketici Mahkemesinde Malpraktis Davası: Görevli–yetkili Mahkeme Ve Dava Yolu Rehberi İzmir

Sağlık hukuku malpraktis dava hasta hakları

Tıbbi uygulama hatası, yani halk arasında bilinen adıyla malpraktis, hem hastalar hem de hekimler için karmaşık ve hassas bir hukuki süreçtir. Hatalı tıbbi müdahale iddiasıyla açılacak bir tazminat davasında doğru mahkemenin ve dava yolunun seçilmesi, hak kayıplarının önlenmesi açısından hayati önem taşır. Bu rehber, özellikle İzmir’de özel sağlık sektöründe karşılaşılan malpraktis iddialarında Tüketici Mahkemelerinin rolünü, görev ve yetki kurallarını anlaşılır bir dille açıklamayı amaçlamaktadır.

Malpraktis Davalarında Görevli Mahkeme Neden Tüketici Mahkemesidir?

Hekim ile hasta arasındaki ilişki, hukuki olarak bir “sözleşme” ilişkisi kabul edilir. Özellikle özel hastaneler, tıp merkezleri ve muayenehaneler gibi özel sağlık kuruluşlarında sunulan sağlık hizmetleri, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bir “tüketici işlemi” olarak değerlendirilmektedir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir. Hasta, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla sağlık hizmeti alan bir “tüketici” konumundadır. Sağlık hizmetini sunan özel kuruluş veya hekim ise “sağlayıcı” olarak kabul edilir. Bu temel ayrıma göre, özel bir sağlık kuruluşunda veya bağımsız çalışan bir hekimin tıbbi uygulama hatası nedeniyle doğan zararlara ilişkin açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleridir.

Görevli Mahkemenin Belirlenmesindeki İstisnalar

Her kuralda olduğu gibi, bu durumda da bazı önemli istisnalar mevcuttur. Yanlış mahkemede dava açmak, davanın usulden reddine ve ciddi hak kayıplarına yol açabileceğinden bu ayrımları bilmek kritik öneme sahiptir:

  • Kamu Hastaneleri: Devlet, üniversite veya belediye hastaneleri gibi kamu sağlık kuruluşlarında yaşanan tıbbi uygulama hatalarında durum farklıdır. Bu gibi durumlarda, idarenin hizmet kusuruna dayanılarak dava açılması gerekir ve görevli mahkeme İdare Mahkemeleridir.
  • Hekimin Zorunlu Mesuliyet Sigortası: Dava, doğrudan hekimin veya hastanenin mesleki sorumluluk sigortasını yapan sigorta şirketine karşı açılacaksa, bu bir ticari dava sayılır ve görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir.

İzmir’de Malpraktis Davalarında Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Görevli mahkeme davanın türüne göre belirlenirken, yetkili mahkeme davanın coğrafi olarak nerede görüleceğini ifade eder. Tüketici Mahkemesinde görülecek bir malpraktis davasında, hastanın (tüketicinin) lehine olan birden fazla yetki seçeneği bulunmaktadır:

  • Davalının Yerleşim Yeri: Genel kural olarak dava, davalı doktorun veya özel hastanenin bulunduğu yerdeki Tüketici Mahkemesinde açılabilir.
  • Tüketicinin (Hastanın) Yerleşim Yeri: Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, tüketiciye kendi ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemede de dava açma kolaylığı sağlamıştır. Bu, hastalar için önemli bir avantajdır.
  • Sözleşmenin İfa Edildiği Yer: Tıbbi müdahalenin yapıldığı, yani sözleşmenin yerine getirildiği yer olan hastanenin veya kliniğin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

Dolayısıyla, İzmir’de yaşayan bir hasta, İzmir’deki özel bir hastanede hatalı bir tedaviye maruz kalmışsa, davasını İzmir Tüketici Mahkemelerinde rahatlıkla açabilir.

Dava Yolu Rehberi: Adım Adım Süreç

1. Zorunlu Arabuluculuk

Tüketici mahkemelerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak bir dava şartıdır. Bu, 28 Temmuz 2020 tarihinde yapılan yasal düzenleme ile zorunlu hale getirilmiştir. Arabuluculuk sürecinde bir çözüme ulaşılamazsa, arabuluculuk son tutanağının asli veya avukat tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi suretiyle dava açılabilir. Aksi halde dava, usulden reddedilecektir.

2. Dava Dilekçesinin Hazırlanması ve Deliller

Malpraktis davaları, teknik ve hukuki bilgi gerektiren karmaşık davalardır. Dava dilekçesinde, tıbbi standartlardan sapma, hekimin veya hastanenin kusuru, meydana gelen zarar ve bu ikisi arasındaki illiyet (nedensellik) bağı net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Tüm tıbbi kayıtlar, raporlar, epikrizler, tanık beyanları ve diğer deliller eksiksiz bir şekilde toplanmalıdır.

3. Yargılama Süreci ve Bilirkişi Raporu

Yargılama sırasında mahkeme, dosyadaki tıbbi iddiaların doğruluğunu tespit etmek için genellikle Adli Tıp Kurumu’ndan veya üniversitelerin ilgili ana bilim dallarından bir bilirkişi raporu alınmasına karar verir. Hekimin uygulamasının tıp biliminin standartlarına uygun olup olmadığı, bir komplikasyon mu yoksa bir ihmal mi olduğu bu raporla aydınlatılır. Bu rapor, davanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen en önemli delillerden biridir.

4. Maddi ve Manevi Tazminat Talepleri

Malpraktis nedeniyle açılan davalarda iki tür tazminat talep edilebilir:

  • Maddi Tazminat: Hatalı tedavi nedeniyle yapılan tüm masraflar, tedavi süresince çalışılamayan günlerden doğan gelir kaybı, gelecekteki ekonomik kayıplar gibi parasal zararları kapsar.
  • Manevi Tazminat: Hastanın yaşadığı acı, elem, ızdırap ve yaşama sevincindeki azalma gibi manevi yıpranmaların karşılığı olarak talep edilir.

Sağlık hukuku malpraktis dava hasta hakları
Anahtar Kelime : sağlık hukuku

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız