Teknolojinin hızla gelişmesi ve dijital dönüşümün sağlık sektörüne entegre olmasıyla birlikte, geleneksel hekim-hasta ilişkisi yeni bir boyut kazanmıştır. Özellikle son yıllarda ivme kazanan ve “teletıp” olarak adlandırılan uzaktan sağlık hizmetleri, Türk hukukunda yasal bir zemine oturtulmuştur. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 10 Şubat 2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik”, bu hizmeti sunan kuruluşların yükümlülüklerini ve uymaları gereken hukuki sınırları net bir şekilde çizmiştir. Bu yazıda, hem hekimlerin hem de hastaların bilmesi gereken temel yükümlülükler ele alınmaktadır.
Faaliyet İzin Belgesi Alma Yükümlülüğü
Uzaktan sağlık hizmeti sunmak isteyen sağlık kuruluşlarının uyması gereken ilk yasal yükümlülük, yetkilendirme şartıdır. Yönetmelik uyarınca, her platform veya kuruluş uzaktan muayene ve danışmanlık hizmeti sunamaz. Sağlık tesislerinin bu faaliyette bulunabilmesi için Sağlık Bakanlığı’ndan “Uzaktan Sağlık Hizmeti Faaliyeti İzin Belgesi” alması zorunludur. İzin belgesi olmayan kuruluşların uzaktan sağlık hizmeti sunması hukuka aykırıdır ve ciddi idari yaptırımlara tabidir.
Güvenli Altyapı ve Veri Güvenliği Yükümlülüğü
Uzaktan sağlık hizmeti sunan kuruluşlar, hastaların mahremiyeti ile verilerini korumak amacıyla hem teknik hem de idari tedbirleri almak zorundadır.
Onaylı Yazılım (USBS) Kullanımı
Sağlık kuruluşları, uzaktan sağlık hizmeti sunarken herhangi bir görüntülü görüşme platformunu serbestçe kullanamazlar. Hizmetin sunulabilmesi için Sağlık Bakanlığı tarafından üretilen veya tescil edilerek onaylanan, asgari güvenlik standartlarına sahip “Uzaktan Sağlık Bilgi Sistemi” (USBS) yazılımlarının kullanılması zorunludur. Sağlık kuruluşu, hekimlerin bu sisteme kesintisiz ve güvenli bir şekilde erişebilmesi için gerekli teknik donanım ve altyapıyı sağlamakla yükümlüdür.
Özel Nitelikli Kişisel Verilerin Korunması
Sağlık verileri, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında “özel nitelikli kişisel veri” statüsündedir. Görüşmelerin sesli veya görüntülü olarak kaydedilmesi, kural olarak hastanın açık rızası bulunsa dahi mahremiyet sınırları ve mevzuat çerçevesinde oldukça hassas dengelere tabidir. Hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının sır saklama yükümlülüğü uzaktan sunulan hizmetlerde de aynen geçerlidir.
Aydınlatılmış Onam ve Bilgilendirme Yükümlülüğü
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere, hekimin hastayı tedaviye başlamadan önce olası riskler, yan etkiler ve alternatif yöntemler hakkında bilgilendirmesi hukuki bir zorunluluktur. Uzaktan sağlık hizmetlerinde aydınlatılmış onam sürecinde şu hususlara özellikle dikkat edilmelidir:
- Sınırlılıkların Belirtilmesi: Uzaktan yapılacak değerlendirmenin fiziki bir muayene ile aynı sonuçları vermeyebileceği hastaya açıkça anlatılmalıdır.
- Acil Durum Yönlendirmesi: Acil durumlarda uzaktan sağlık hizmeti alınamayacağı, doğrudan en yakın acil servise başvurulması gerektiği belirtilmelidir.
- Güvenli Doğrulama: Hastanın bu şartları anladığına dair “aydınlatılmış onamı” elektronik ortamda güvenli yöntemlerle (e-Devlet entegrasyonu, SMS doğrulama vb.) kayıt altına alınmalıdır.
Hukuki Sorumluluk ve Özen Borcu
Uzaktan sağlık hizmeti sunulması, hekimin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz veya hafifletmez. Aksine, fiziki temasın olmaması sorumluluğu daha da hassas hale getirir.
Vekalet Sözleşmesi ve Özen Yükümlülüğü
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca, hekim ile hasta arasındaki ilişki kural olarak vekalet sözleşmesi niteliğindedir. Hekim, uzaktan sunduğu hizmette de tıp biliminin gerektirdiği tüm özen borcunu yerine getirmekle yükümlüdür. Fiziken muayene edilmeyen bir hastaya uzaktan teşhis konulması veya e-reçete düzenlenmesi süreçlerinde yaşanacak bir hata (tıbbi malpraktis), genel sorumluluk kuralları çerçevesinde sağlık kuruluşunun ve hekimin hukuki sorumluluğunu doğurur.
Yargıtay İçtihatları ve Tazminat Sorumluluğu
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, en hafif kusurundan dahi sorumlu olan hekim ve sağlık kuruluşu, özen borcuna aykırı davranarak hastanın zarar görmesine yol açması halinde bu zararı tazmin etmekle mükelleftir. Dolayısıyla, uzaktan sağlık hizmeti sunarken endikasyonun doğru belirlenmesi ve gerektiğinde hastanın fiziki bir sağlık kuruluşuna yönlendirilmesi yasal bir zorunluluktur.
Sonuç
Özetle, uzaktan sağlık hizmetleri hem hastalar için erişilebilirliği artırmakta hem de hekimlere esneklik sunmaktadır. Ancak bu sistemin yasal bir zeminde yürütülebilmesi için sağlık tesislerinin faaliyet izin belgesi alması, bakanlık onaylı güvenli yazılımları kullanması, KVKK kurallarına harfiyen uyması ve aydınlatılmış onam sürecini eksiksiz yönetmesi gerekmektedir. Sağlık hukuku çerçevesinde özen borcuna ve yasal mevzuata uygun hareket etmek, hem hekimlerin mesleki güvencesini sağlayacak hem de hastaların tedavi hakkını koruyacaktır.

Anahtar Kelime : uzaktan saglik yukumlulukleri

