Yabancı Hastalara Sağlık Hizmeti Sunumunda Hukuki Riskler

Sağlık hizmeti alan yabancı hasta hukuki riskler saglik

Türkiye, son yıllarda sunduğu yüksek kaliteli sağlık hizmetleri ve teknolojik altyapısı sayesinde uluslararası sağlık turizminde dünyanın önde gelen merkezlerinden biri haline gelmiştir. Yabancı hastalara sunulan tıbbi hizmetler, sağlık kurumları ve hekimler açısından önemli fırsatlar barındırırken, beraberinde karmaşık hukuki riskleri de getirmektedir. Dil engeli, mevzuat farklılıkları, aydınlatılmış onam süreçleri ve kişisel verilerin korunması gibi hususlar, olası malpraktis ve tazminat davalarında belirleyici rol oynamaktadır.

Yasal Mevzuat ve Uluslararası Sağlık Turizmi Yetki Belgesi

Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turist Sağlığı Hakkında Yönetmelik uyarınca, yabancı uyruklu hastalara hizmet sunacak sağlık kuruluşlarının ve aracı firmaların “Uluslararası Sağlık Turizmi Yetki Belgesi” alması zorunludur. Yetki belgesi olmadan uluslararası hastaya hizmet verilmesi, ağır idari yaptırımlara ve ruhsat iptallerine yol açabilmektedir. Bu nedenle hukuki uyumun ilk adımı, kurumsal yetkilendirmenin eksiksiz yapılmasıdır.

Aydınlatılmış Onam Sürecinde Dil Engeli ve Hukuki Geçerlilik

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve Hasta Hakları Yönetmeliği gereğince, hekimin hastaya tıbbi müdahalede bulunabilmesi için hastanın serbest iradesine dayalı rızasını alması yasal bir zorunluluktur. Yabancı hastalarda en sık karşılaşılan hukuki risk, dil engelinden kaynaklanan usulsüz veya yetersiz onam durumudur.

  • Anlaşılan Dilde Bilgilendirme: Onam formlarının yalnızca Türkçe olması hukuki açıdan metni geçersiz kılar. Formların hastanın ana dilinde veya yetkin olduğu uluslararası bir dilde (örneğin İngilizce) hazırlanması şarttır.
  • Yeminli Tercüman Desteği: Tıbbi terimlerin ve risklerin hastaya aktarılması aşamasında profesyonel yeminli tercümanlardan yararlanılması, olası ihtilaflarda ispat kolaylığı sağlar.
  • Kapsamlı Risk Anlatımı: Müdahalenin olası komplikasyonları, alternatif tedavi yöntemleri ve müdahale sonrası bakım süreçleri eksiksiz açıklanmalıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, aydınlatma yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirildiğini ispat yükü hekim ve sağlık kuruluşuna aittir.

Sözleşmesel Sorumluluk ve Tıbbi Malpraktis Riskleri

Hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişki genel olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca vekalet sözleşmesi hükümlerine tabidir. Bu çerçevede hekim, sonuçtan değil, gösterdiği özen ve sadakat borcundan sorumludur. Ancak estetik cerrahi gibi belirli bir sonucun taahhüt edildiği veya yapıt ortaya koyma amacı taşıyan müdahalelerde, Yargıtay uygulamaları doğrultusunda eser sözleşmesi hükümleri tatbik edilebilir.

Yabancı hastanın tedavi tamamlandıktan sonra ülkesine dönmesi, komplikasyon takibini zorlaştırsa da hekimin özen borcunu ortadan kaldırmaz. Haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık iddiasıyla açılacak malpraktis davalarında, Türk Borçlar Kanunu m. 49 ve devamı hükümleri uyarınca maddi ve manevi tazminat sorumluluğu doğabilir.

Uluslararası Uygulanacak Hukuk ve Yetkili Mahkeme

Yabancılık unsuru içeren hukuki uyuşmazlıklarda 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hakkında Kanun (MÖHUK) hükümleri uygulanır. Türkiye sınırları içinde gerçekleştirilen tıbbi müdahalelerden doğan tazminat taleplerinde Türk mahkemeleri yetkili kılınabileceği gibi, sözleşmesel ilişki çerçevesinde uygulanacak hukuk da MÖHUK ilkelerine göre belirlenir. Yabancı hastalarla yapılan sözleşmelerde yetkili mahkeme ve uygulanacak hukukun açıkça kararlaştırılması hukuki öngörülebilirlik sağlar.

Kişisel Verilerin Korunması (KVKK) ve Yurt Dışına Veri Aktarımı

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyarınca kişilerin sağlık verileri özel nitelikli kişisel veri statüsündedir. Yabancı hastaların pasaport bilgileri, sağlık geçmişleri veya tetkik sonuçlarının yurt dışındaki sigorta şirketleri, aracı acenteler ya da hastanın kendi hekimleriyle paylaşılması “yurt dışına veri aktarımı” olarak değerlendirilir. Kanunda öngörülen açık rıza mekanizmasının ve aktarım şartlarının ihlal edilmesi durumunda ciddi idari yaptırımlarla karşılaşılabilir.

Sonuç

Yabancı hastalara sunulan sağlık hizmetlerinde hukuki riskleri en aza indirmek; mevzuata uygun aydınlatılmış onam formlarının hazırlanması, yetki belgelerinin tamamlanması, nitelikli tercüme desteği sağlanması ve KVKK ilkelerine uyulması ile mümkündür. Koruyucu hukuk disiplini çerçevesinde hareket etmek, hem hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının haklarını koruyacak hem de uluslararası alanda yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçecektir.

Sağlık hizmeti alan yabancı hasta
Anahtar Kelime : hukuki riskler saglik

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız