Yapay zeka (YZ), sağlık sektöründe, özellikle de İzmir gibi metropollerde teşhis süreçlerini hızlandırma ve isabet oranını artırma potansiyeliyle devrim yaratmaktadır. Tıbbi görüntülemeden hastalıkların erken teşhisine kadar geniş bir yelpazede kullanılan bu teknolojiler, aynı zamanda yeni hukuki soru ve sorunları da beraberinde getirmektedir. Yapay zekanın bir teşhis hatasına katkıda bulunması veya doğrudan neden olması durumunda sorumluluğun kime ait olacağı, hem hastalar hem de hekimler için en kritik merak konularından biridir.
Yapay Zeka Destekli Tıbbi Teşhiste Hukuki Çerçeve
Türkiye’deki mevcut hukuk sistemi, doğrudan yapay zekaya özgü bir sorumluluk rejimi içermemektedir. Bu nedenle, yapay zeka kaynaklı teşhis hataları, genel olarak tıbbi uygulama hataları (malpraktis) çerçevesinde ve borçlar hukukunun genel prensipleri doğrultusunda ele alınmaktadır. Tıbbi uygulama hatalarında sorumluluğun temelini 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil sorumluluğunu düzenleyen maddeleri oluşturmaktadır. Buna göre, hukuka aykırı ve kusurlu bir eylemle başkasına zarar veren kişi, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre hekimin sorumluluğunun temelinde “özen yükümlülüğü” bulunmaktadır. Hekim, mesleğini icra ederken tıp biliminin güncel standartlarına uygun hareket etmek, gerekli dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Yapay zeka bu denkleme dahil olduğunda, sorumluluk katmanlı bir hal almaktadır.
Sorumluluğun Dağılımı: Paydaşların Rolü
Yapay zeka destekli bir sistemde teşhis hatası meydana geldiğinde, sorumluluk tek bir kişiye veya kuruma yüklenemeyebilir. Olayın özelliklerine göre sorumluluk farklı paydaşlar arasında dağılabilir:
- Hekimin Sorumluluğu: Mevcut uygulamada yapay zeka, hekim için bir “karar destek sistemi” olarak kabul edilir. Nihai teşhisi koyan ve tedavi sürecini planlayan kişi hekimdir. Bu nedenle, yapay zekanın sunduğu analizi veya öneriyi kendi klinik bilgisi, tecrübesi ve hastanın durumuyla birleştirerek değerlendirmek hekimin görevidir. Yargıtay’ın genel yaklaşımına paralel olarak, hekimin yapay zeka çıktısını sorgulamadan, körü körüne uygulaması ve bu nedenle bir zarar oluşması durumunda, özen yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle sorumlu tutulması kuvvetle muhtemeldir.
- Sağlık Kurumunun (Hastane) Sorumluluğu: Hastaneler ve diğer sağlık kuruluşları, organizasyon sorumluluğu ilkesi gereği, bünyelerinde kullanılan tıbbi cihaz ve sistemlerin güvenliğinden ve doğru çalışmasından sorumludur. Eğer teşhis hatası, yapay zeka sisteminin yetersizliğinden, bakımının yapılmamasından veya personelin bu sistemi kullanmak için yeterli eğitimi almamış olmasından kaynaklanıyorsa, sağlık kurumunun sorumluluğu gündeme gelecektir.
- Yapay Zeka Geliştiricisinin (Üretici) Sorumluluğu: Teşhis hatası, yapay zeka yazılımının algoritmasındaki bir hatadan, yanlış veya eksik veriyle eğitilmesinden kaynaklanıyorsa, üretici firmanın “ürün sorumluluğu” gündeme gelebilir. Üretici, geliştirdiği yazılımın güvenli ve amacına uygun çalışmasından dolayı hukuken sorumludur. Bu durum, özellikle yazılımın “ayıplı” kabul edilmesi halinde tazminat yükümlülüğü doğurabilir.
İzmir’de Süreç Nasıl İşler ve Nelere Dikkat Edilmelidir?
İzmir’de yapay zeka kaynaklı bir teşhis hatası mağduru olduğunu düşünen bir hasta, öncelikle genel malpraktis dava sürecini takip etmelidir. Bu süreçte, zararın yapay zeka sisteminin hangi aşamasındaki (hekime ait yorumlama, hastaneye ait altyapı veya üreticiye ait yazılım) bir kusurdan kaynaklandığının tespiti kritik öneme sahiptir. Bu tespit, genellikle bilirkişi incelemeleri yoluyla yapılır ve davanın kime yöneltileceğini belirler.
Hekimler açısından ise, yapay zeka destekli sistemleri kullanırken bu teknolojilerin birer yardımcı araç olduğunu unutmamak esastır. Yapılan her türlü analiz ve öneri, hekimin mesleki süzgecinden geçmeli ve hasta kayıtlarına bu değerlendirmenin nasıl yapıldığına dair notlar düşülmelidir. Bu durum, olası bir uyuşmazlıkta hekimin özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlaması açısından önemlidir.
Gelecek Perspektifi ve Yasal Düzenlemeler
Türkiye’de ve dünyada yapay zekanın hukuki statüsü ve sorumluluk rejimleri halen tartışılmaktadır. Sağlık Bakanlığı bünyesinde Yapay Zekâ ve Yenilikçi Teknolojiler Daire Başkanlığı gibi birimlerin kurulması, bu alandaki gelişmelere yönelik adımlar atıldığını göstermektedir. Ancak, henüz yapay zekaya özgü somut bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Gelecekte, Avrupa Birliği’ndeki Yapay Zeka Yasası (AI Act) gibi düzenlemelerin Türkiye hukuk sistemine de yansıması ve sorumluluk alanlarının daha net çizgilerle belirlenmesi beklenmektedir.

Anahtar Kelime : yapay zeka teshis hatalari

