Günümüzde sosyal medyanın ve dijital pazarlamanın tıp sektöründe de yaygınlaşmasıyla birlikte, özellikle estetik cerrahi, diş hekimliği, dermatoloji ve ortopedi gibi alanlarda “öncesi-sonrası” fotoğraflarının paylaşımı oldukça popüler hale gelmiştir. Birçok hekim ve sağlık kuruluşu, hastanın yüzünü tamamen gizlediklerinde ya da yalnızca operasyon yapılan bölgeyi (örneğin sadece bir burnu, diş yapısını, ameliyat izini veya röntgen görüntüsünü) paylaştıklarında herhangi bir hukuki sorumluluk doğmayacağını düşünmektedir. Ancak hukuki gerçeklik bu pratik yaklaşımdan oldukça farklıdır. Peki, hasta yüzü görünmese bile çekilen ve paylaşılan fotoğraflar sağlık verisi sayılır mı?
KVKK Kapsamında Kişisel Veri ve Sağlık Verisi Nedir?
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyarınca kişisel veri; kimliği belirli veya “belirlenebilir” gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade eder. Kanun koyucu, verinin doğrudan bir isim, soyisim veya yüz fotoğrafı içermesini şart koşmamıştır. Eğer eldeki veri, dolaylı yollardan da olsa bir kişiyi işaret ediyorsa ve o kişinin kim olduğunu ortaya çıkarabilecek nitelikteyse kişisel veri olarak kabul edilir.
Sağlık verileri ise aynı kanunun 6. maddesinde “özel nitelikli kişisel veri” sınıfında düzenlenmiştir. Özel nitelikli kişisel veriler, başkaları tarafından öğrenildiği takdirde ilgili kişinin mağdur olmasına veya ayrımcılığa maruz kalmasına yol açabilecek nitelikteki hassas bilgilerdir. Bir kişinin geçirdiği tıbbi operasyonlar, fiziksel ve ruhsal sağlığına ilişkin her türlü görsel, klinik ve yazılı materyal bu kapsamda değerlendirilir.
Yüzü Görünmeyen Fotoğraf Neden Sağlık Verisidir?
Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun yerleşik kararları ve yargı içtihatları incelendiğinde, hastanın yüzünün görünmemesinin tek başına o veriyi “anonim” hale getirmediği açıkça görülmektedir. Bir fotoğrafın yüz gizlenmiş olsa dahi sağlık verisi sayılmasının temel gerekçeleri şunlardır:
- Dolaylı Tanımlanabilirlik: Hastanın vücudundaki karakteristik bir leke, dövme, yara izi, doğum lekesi veya nadir görülen bir fiziksel anomali, onu yakın çevresi, ailesi veya iş arkadaşları tarafından kolayca tanınabilir kılabilir.
- Bağlam ve Üst Veri (Metadata): Fotoğrafın paylaşıldığı sosyal medya hesabı, paylaşım tarihi, operasyonu gerçekleştiren hekimin konumu, hastanın diğer sosyal medya etkileşimleri ve yapılan yorumlar bir araya getirildiğinde, hastanın kimliği dijital izler takip edilerek rahatlıkla tespit edilebilir.
- Tıbbi Müdahalenin İfşası: Sadece bir organ, doku veya cerrahi alan paylaşılsa bile, o görsel bir ameliyat masasında veya klinik ortamda çekilmişse, kişinin bir tıbbi tedavi veya estetik müdahale geçirdiği bilgisi kamuoyuna açıklanmış olur. Bu durum, doğrudan özel nitelikli kişisel veri olan sağlık verisinin işlenmesi anlamına gelir.
Hekimler ve Sağlık Kuruluşları İçin Hukuki Riskler
Hastanın rızası olmaksızın, yüzü görünmese dahi bu tür tıbbi görsellerin paylaşılması ciddi hukuki yaptırımları beraberinde getirmektedir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında ve mevzuatımızda bu yaptırımlar üç ana başlık altında toplanmaktadır:
1. İdari ve Finansal Yaptırımlar
KVKK’nın veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklerini ihlal eden veri sorumluları hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından yüksek miktarlı idari para cezaları uygulanabilmektedir. Kurul, geçmiş dönemlerde verdiği kararlarda, sadece ameliyat edilen organın yer aldığı paylaşımları dahi hukuka aykırı veri işleme olarak kabul etmiş ve ilgili sağlık kuruluşlarına ciddi yaptırımlar uygulamıştır.
2. Cezai Sorumluluk
Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak bir suçtur (TCK m. 136). Özel nitelikli bir veri olan sağlık verisinin rızasız paylaşımı, ceza yargılamasına ve hapis cezası yaptırımlarına konu olabilmektedir.
3. Tazminat Sorumluluğu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 49. maddesinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğu uyarınca, kişisel hakları ve hasta mahremiyeti ihlal edilen hastalar, hekim veya hastane aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.
Hukuka Uygun Paylaşım Nasıl Yapılmalıdır?
Sağlık Bakanlığı tarafından Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik hükümleri de göz önünde bulundurularak, tıbbi paylaşımların hukuka uygun yapılabilmesi için şu kurallara uyulmalıdır:
- Açık Rıza Alınması: Paylaşım öncesinde hastadan mutlaka yazılı, bilgilendirilmiş ve özgür iradeye dayalı bir “Açık Rıza Onamı” alınmalıdır. Bu onam, genel tedavi onamından (aydınlatılmış onam) bağımsız ve ayrı bir form olarak düzenlenmelidir.
- Rızanın Geri Çekilebilirliği: Hastaya, verdiği rızayı dilediği zaman geri çekebileceği hakkı hatırlatılmalı ve rıza geri çekildiğinde görsel tüm platformlardan derhal kaldırılmalıdır.
- Tam Anonimleştirme: Eğer paylaşım rızasız yapılacaksa, görselin hiçbir şekilde (teknik veya görsel olarak) belirli bir kişiyle ilişkilendirilemeyecek şekilde tamamen anonim hale getirilmesi gerekir; ancak tıbbi fotoğraflarda ve dijital ortamlarda bunu sağlamak teknik olarak neredeyse imkansızdır.
Sonuç olarak; hasta yüzü görünmese bile, klinik süreçleri yansıtan her türlü fotoğraf hukuken özel nitelikli kişisel veri olan “sağlık verisi” niteliğindedir. Hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının hem hastaların mahremiyet haklarına saygı göstermesi hem de kendilerini ağır hukuki yaptırımlardan koruması için KVKK standartlarına tam uyum sağlaması yasal bir zorunluluktur.

Anahtar Kelime : fotoğraf sağlık verisi

