Kamera Kayıtları Malpraktis Davasında Delil Olabilir mi?

Malpraktis davası kamera kayıtları delil kamera kayitlari delil

Sağlık hukukunda tıbbi malpraktis (hekim hatası) davaları, hem hastalar hem de sağlık çalışanları açısından hukuki ve teknik açıdan oldukça karmaşık süreçlerdir. Bu davalarda uyuşmazlığın çözümü; hekimin teşhis, tedavi veya bakım aşamasındaki eylemlerinin tıbbi standartlara uygun olup olmadığının ispatlanmasına dayanır. Günümüzde teknolojinin ve güvenlik sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, hastane koridorlarındaki güvenlik kameraları veya cep telefonu ile alınan görüntü kayıtlarının davalarda delil olarak sunulup sunulamayacağı en çok merak edilen konulardan biridir.

Tıbbi Uygulama Hatalarında Delil Serbestisi ve Hukuka Uygunluk İlkesi

Hukuk yargılamasında kural olarak delil serbestisi ilkesi geçerlidir. Ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca, mahkemenin bir hususu hükme esas alabilmesi için söz konusu delilin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması zorunludur. Tıbbi malpraktis iddiasıyla açılan tazminat davalarında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 49 kapsamında haksız fiil veya borca aykırılık hükümleri uygulanmaktadır. Kusurun ve zararın varlığı ispat edilirken sunulan video ve kamera kayıtlarının hukuki geçerliliği, kaydın nerede, ne şekilde ve hangi amaçla alındığına göre değişiklik gösterir.

Hastanelerdeki Güvenlik Kamera Kayıtlarının Delil Niteliği

Sağlık kurumlarının ortak alanlarında (bekleme salonları, koridorlar, acil servis girişleri ve bankolar) bulunan güvenlik kameraları, genel kamu düzeni ve güvenlik amacıyla yerleştirilmektedir. Bu alanlarda yapılan kayıtlar aşağıdaki şartları taşıdığı takdirde dava dosyasında hukuka uygun delil olarak değerlendirilir:

  • Aydınlatma Yükümlülüğü: Kamera kaydının yapıldığı alanlarda uyarı levhalarının bulunması ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyarınca gerekli bilgilendirmenin yapılmış olması gerekir.
  • Zaman ve Müdahale Tespiti: Güvenlik kamerası kayıtları; hastanın acil servise giriş saati, müdahale için ne kadar süre beklendiği veya tıbbi personelin kriz anındaki organizasyonu gibi somut olguları ispatlamada kritik rol oynar.
  • Delil Tespit Talebi: Hastane güvenlik kamerası kayıtları belirli süreler sonunda otomatik olarak silindiğinden, dava açılmadan önce veya dava sırasında mahkemeden delil tespiti istenerek kayıtların silinmeden güvence altına alınması hayati önem taşır.

Muayenehane ve Ameliyathane İçi Gizli Kayıtlar Delil Olabilir mi?

Anayasa ile güvence altına alınan özel hayatın gizliliği ve Hasta Hakları Yönetmeliği kapsamında, muayene ve tedavi süreçleri kişisel mahremiyet içerir. Hekimin, hastanın veya sağlık personelinin rızası olmadan ameliyathane, muayene odası veya yoğun bakım gibi alanlarda yapılan gizli video veya ses kayıtları kural olarak hukuka aykırı delil niteliğindedir ve yargılamada dikkate alınmaz.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, gizli kayıtların delil olarak kabul edilebilmesi için çok istisnai şartlar aranmaktadır. Kişinin kendisine veya yakınına karşı işlenen anlık bir haksız eylemi başka türlü ispat etme imkanının bulunmadığı, kurgusal olmayan ve aniden gelişen durumlarda alınan kayıtlar bazı ceza yargılamalarında değerlendirilebilse de, hukuk davalarında hukuka aykırı yollarla elde edilen verilerin delil değeri bulunmamaktadır. Ayrıca izinsiz çekilen gizli kayıtlar, Türk Ceza Kanunu uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu ve KVKK kapsamında ağır yaptırımları gündeme getirebilir.

Kamera Kayıtlarının Mahkemedeki Hukuki Değeri ve Bilirkişi İncelemesi

Hukuka uygun şekilde elde edilmiş kamera kayıtları, HMK çerçevesinde elektronik belge niteliği taşır. Ancak bir kamera kaydı, tek başına bir tıbbi uygulamanın malpraktis oluşturduğunu kanıtlamaya yetmeyebilir. Tıbbi müdahalenin uygunluğu teknik ve uzmanlık gerektiren bir konu olduğu için mahkeme, söz konusu görüntüleri bilirkişi heyetine (Adli Tıp Kurumu veya uzman hekimler) sevk eder. Bilirkişiler, görüntülerdeki zamansal akışı ve yapılan fiziki müdahaleleri tıp bilimi ilkelerine göre inceleyerek bir rapor hazırlar.

Sonuç

Tıbbi malpraktis davalarında kamera kayıtları; hukuka uygun elde edilmiş olması, KVKK ilkelerine uyulması ve mahremiyet alanını ihlal etmemesi kaydıyla oldukça etkili birer delildir. Gizli alınan ve özel hayatın mahremiyetine müdahale eden kayıtlar ise davayı kazanmaya yetmeyeceği gibi taraflar için ciddi cezai ve hukuki sorumluluklar doğurabilir. Hak kayıplarının önüne geçmek adına hem hastaların hem de hekimlerin delil toplama ve ibraz süreçlerini uzman bir sağlık hukukçusu rehberliğinde yürütmesi büyük önem taşımaktadır.

Malpraktis davası kamera kayıtları delil
Anahtar Kelime : kamera kayitlari delil

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız